Trump adına gizli hesap açtırmayan bankacı kovuldu

Wall Street devinin eski kıdemli çalışanı, açtığı davada bankanın risk yönetimi uygulamalarındaki açıkları ve usulsüzlükleri ifşa ettiği için hedef alındığını öne sürdü.

ABD merkezli küresel yatırım bankası Citigroup (Citi), eski bir tepe yöneticisinin açtığı tazminat davasıyla sarsılıyor. Bankanın varlık yönetimi biriminde Genel Müdür (Managing Director) olarak görev yapan eski bir çalışan, Wall Street devinin Donald Trump’ı müşteri olarak bünyesine katma çabalarındaki riskleri gündeme getirdiği ve kurum içi risk yönetimi açıklarını eleştirdiği için hukuksuz şekilde işten çıkarıldığını iddia etti.

Brooklyn Federal Mahkemesi’nde açılan davada, bankanın "risk yönetimi eksikliklerini" rapor eden çalışana karşı sistematik bir misilleme yaptığı öne sürüldü.

TAKMA İSİMLE GİZLİ DAVA AÇTI

Söz konusu eski üst düzey yönetici, kimliğinin deşifre olmaması amacıyla hukukta kimliği belirsiz kişiler için kullanılan "Jane Doe" takma adıyla mahkemeye başvurdu. Büyük ölçüde sansürlenmiş (redakte edilmiş) dava dilekçesine göre:

Nisan 2025'te Ayrılmaya Zorlandı: Davacı, banka içerisindeki "düzenleyici ve uyum risklerini" tespit etmesinin ardından nisan ayında görevinden uzaklaştırıldı.

Müşteri İncelemelerindeki Açıklar: Eski yönetici, finansal kuruluşların yeni müşteri kabul ederken kara para aklama ve benzeri riskleri önlemek adına uygulamak zorunda olduğu "Müşterini Tanı" (KYC) kontrollerindeki eksiklikleri defalarca üst yönetime bildirdiğini iddia etti.

TRUMP ADINA GİZLİ HESAP AÇILMASINA KARŞI ÇIKTI İŞİNDEN OLDU

Dava dilekçesinin sansürlenen ve basına sızan bölümlerine göre kriz, Citi'nin geçtiğimiz yıl Donald Trump için hesap açma olasılığını değerlendirdiği sırada patlak verdi.

Konuya yakın kaynakların aktardığı iddialara göre, eski yönetici, ABD Başkanı Trump adına bankada "numaralı hesap" (isim yerine sadece numara ile takip edilen gizli hesap) açılmasına yönelik yürütülen görüşmelere sert bir şekilde karşı çıktı. Bu tür gizli hesapların banka çalışanlarının büyük kısmı tarafından görülemeyeceğini, bu nedenle denetlenmesinin ve şüpheli işlem takibinin neredeyse imkansız hale geleceğini savundu.

Eski yönetici, Trump’ın müşteri yapılması sürecindeki bu usulsüzlük iddialarını daha kıdemli bir yöneticiye rapor ettikten sadece birkaç gün sonra tazminatsız olarak kapının önüne koyulduğunu ileri sürdü. Citi’nin Trump için nihai olarak bir hesap açıp açmadığı ise henüz netlik kazanmadı.

BANKADAN JET YALANLAMA

Gündeme bomba gibi düşen iddiaların ardından Citigroup cephesinden jet bir yalanlama geldi. Banka yönetiminden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bu davacının avukatı tarafından daha önce de Citi'ye karşı açılan diğer davalarda olduğu gibi, bu davanın da kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı ve liyakati yoktur. Haklılığımızı yasal süreç içerisinde net bir şekilde kanıtlayacağız."

Beyaz Saray ise konuya ilişkin sessizliğini koruyarak yorum taleplerini yanıtsız bıraktı.

ABD'de "Bankacılık Dışı Bırakılma" Savaşı Kızışıyor

Mevzuat gereği finansal kurumlar, devlet başkanları veya üst düzey bürokratlar gibi "Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler" (PEP) ile iş ilişkisi kurarken çok daha kapsamlı ve sıkı bir durum tespiti (due diligence) yürütmek zorunda. Bu profildeki kişiler, sahip oldukları güç ve bağlantılar nedeniyle küresel finans sisteminde "yüksek riskli" kategorisinde yer alıyor.

Öte yandan, ABD'li muhafazakar siyasetçilerin ve sağcı grupların siyasi görüşleri nedeniyle bankacılık sisteminden dışlanması (debanking) konusu son dönemde Washington'da büyük bir siyasi tartışma başlattı.

Trump yönetimi bu uygulamaların üzerine giderken, ABD'li düzenleyici kurumlar "itibar riski" gerekçesini denetim çerçevelerinden çıkardı.

Trump, bu yılın başlarında JPMorgan Chase’e de siyasi gerekçelerle hesaplarını kapattığı iddiasıyla en az 5 milyar dolarlık dev bir tazminat davası açmıştı. JPMorgan ise iddiaları reddederek siyasi veya dini nedenlerle hesap kapatmadıklarını savunmuştu.

CITI İÇİNDE 'TRUMP' DÖNEMİ

Donald Trump’ın Ocak 2025’te ikinci dönemine başlamasının hemen ardından Citigroup'un kurum içi politikalarda radikal değişikliklere gitmesi dikkat çekmişti. Banka, etik ilkeler kılavuzunu değiştirerek "siyasi bağlar nedeniyle hiçbir müşteriye ayrımcılık yapılmayacağını" taahhüt etti. Citi aynı zamanda, 2018 yılında Florida'daki Parkland okul katliamının ardından yürürlüğe koyduğu, ateşli silah üreticisi ve satıcısı şirketlere yönelik finansman kısıtlamalarını da tamamen kaldırdı.

Citi CEO'su Jane Fraser’ın Trump ile olan yakınlığı da finans kulislerinde sıkça konuşuluyor. Seçim zaferinin ardından Trump’ı bizzat tebrik eden Fraser, geçen ay Trump'ın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ticari ziyarette kendisine eşlik eden az sayıdaki iş dünyası liderinden biri olmuştu.

Geçtiğimiz hafta sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Trump, Fraser'ı överek şu ifadeleri kullanmıştı:

"Jane F. ve tüm harika ekibini tebrik ederim. Gerçekten çok çalıştılar! CITI için BÜYÜK bir geri dönüş!!!"