Trump görüşmeye hazırlanırken, Çin ise ekonomik savaş için kılıcını kuşandı
Trump ve Xi Pekin'de barış mesajı verirken, perde arkasında her iki güç de uzun süreli ekonomik savaşa hazırlanıyor. Çin’in yeni yasal misilleme hamleleri ve iki hükümetin karşılıklı ağırlaşan yaptırım rejimi, küresel şirketleri Washington ile Pekin arasında zorlu bir seçim yapmaya zorluyor.
ABD Başkan Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bu hafta Pekin'de bir araya geldiğinde dünyaya barış ve istikrar mesajı verilmesi bekleniyor.
Trump, İran savaşının gölgesinde "dostu olarak tasvir ettiği Şi ile güven verecek bir konuşma için hazırlık yapıyor.
Ancak diplomatik klişelerin ardında Çin, ekonomik bir savaş için en ağır silahlarını hazırlıyor. Trump hükümeti ise şimdiden iktisadi çekişmenin temelini attı.
Taraflar uzun süreli bir ekonomik savaş için zayıf noktaları teker teker kaydediyor. Birbirlerini ekonomik olarak kanatmak için kullanacakları araçları her geçen gün daha da keskinleştiriyorlar.
Orta Doğu'da sıcak savaş sürerken, dünya ekonomik savaş dönemine adım adım yaklaşıyor.
ÇİN SİLAHLARINI HAZIRLADI
Çin son haftalarda ABD ile gerilimin tırmanmasından artık korkmadığını açıkça ortaya koydu. Pekin, ABD yaptırımlarına karşı yeni yasal mekanizmalarını devreye soktu.
On yıl önce başlayan bu süreçte Trump ilk döneminde teknoloji ve ticaret konularında Çin ile karşı karşıya gelmenin kaçınılmaz olduğunu savunmuştu. Çin ise bu fikri uygulamaya başladı.
O dönemde Çin daha çok sembolik ve sınırlı misillemelerle yetiniyordu. Ancak bugün durum tamamen değişti.
Çin, ABD'li Meta şirketinin Çin merkezli gelecek vadeden bir yapay zeka girişimini satın alması engellendi.
Batı'nın Çin'den çekilme çabalarına uyum sağlayan yabancı işletmeleri cezalandırmayı hedefleyen kuralları da resmileştirildi.
Control Risks uzmanı Andrew Gilholm süreci “Çin artık silahlarının dolu ve ateşlenmeye hazır olduğu mesajını çok daha güçlü bir şekilde veriyor. ABD yaptırımlarına karşı Çin'in karşı önlemlerinin çok daha sık veya yaygın kullanılacağı bir dönemin eşiğindeyiz" dedi.
ŞİRKETLER ÇİN VE ABD ARASINDA SEÇİM YAPIYOR
Küresel şirketler artık ABD ile Çin arasında imkansız bir seçim yapmak zorunda kaldı. Pekin yönetimi kurumsal kayıtları inceleme ve çalışanları sorgulama yetkilerini büyük ölçüde genişletti.
Washington'ın gümrük vergilerini artırması ve kritik teknolojilere kısıtlamalar getirmesi Pekin'i daha saldırgan bir tutuma itti. Çin de şirketleri yaptırımlarla tehdit eder oldu.
PVH grubuna karşı başlatılan soruşturma bu yeni dönemin en belirgin örneği olarak dikkat çekiyor.
ABD-Çin İş Konseyi Başkanı Sean Stein “Bu durum hem bir risk hem de bir ikilem yaratıyor. Bizim yasalarımızı mı yoksa Amerikan yasalarını mı çiğneyeceksiniz sorusu her geçen gün daha fazla karşımıza çıkıyor" dedi.
ÇİN'DEN MEYDAN OKUMA
Çin yönetimi son olarak ABD yaptırımlarına maruz kalan beş rafineriye bu kararlara hukuken meydan okuma emri verdi.
Sean Stein Çin'in tutumunu“Şimdi mesele bir sıcak soba yaklaşımına dönüştü. Çin yönetimi ABD bir adım attığında elini sıcak bir sobaya değdirmiş gibi yanacağını hissetmek zorunda kalacağı bir ortam yaratmak istiyor" sözleriyle açıkladı.
Çin hükümeti Washington'ın ekonomik hamlelerini kendi ulusal güvenliğine yönelik kalıcı bir tehdit olarak görüyor.
Bu tehditle başa çıkmak için sistemik bir yasal altyapı inşa ediliyor. Fudan Üniversitesi'nden Wu Xinbo “Çin bu tür zorluklarla uzun vadede başa çıkabilmek adına kendi yasal çerçevesini kurmak zorunda. Sadece olası tehditleri belirlemek ve erken uyarı sağlamak yetmez. Bu tehditler gerçekleştiğinde onlarla etkili bir şekilde mücadele edebilecek güçlü bir yapı gerekiyor" dedi.