Trump'ı Ankara'da konteynere sokan tehdit İsrail'in yalanı çıktı

Geçtiğimiz ay Ankara'da düzenlenen NATO zirvesi sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın bir ikram aracına bindirilerek gizlice tahliye edilmesinin arkasında, İsrail'in diplomatik süreçleri baltalamak için uydurduğu sahte bir suikast ihbarının yattığı ortaya çıktı.

Middle East Eye'dan Ragıp Soylu'nun haberine göre Ankara'da adeta İsrail'in senaryosunun yazdığı bir film oynandı. Türk yetkililerin paylaştığı bilgilere göre, İsrail istihbaratı Ankara'daki NATO zirvesi esnasında ABD'li yetkililere acil bir rapor ileterek "İranlı ajanların Ankara Havalimanı yakınlarında Trump'ın uçağını omuzdan fırlatılan füzelerle (MANPADS) hedef alacağını" iddia etti.

Bu ihbar üzerine büyük bir paniğe kapılan ABD Gizli Servisi, Trump'ı korumak için olağanüstü ve filmleri aratmayan önlemlere başvurdu. Başkan'ın uçağı sivil yerleşimlere daha uzak olan Esenboğa Havalimanı'na kaydırıldı ve Trump, yeni Air Force One yerine füze savunma sistemi bulunan eski bir uçağa bir ikram aracı (konteyner) içinde gizlice taşındı.

İŞTE İSRAİL'İN ASIL HEDEFİ 

Türk yetkililer, tüm başkentin abluka altında olduğu bir dönemde ortaya atılan bu istihbaratın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti tarafından özel olarak kurgulanmış bir siyasi hamle olduğuna inanıyor. Raporun zamanlaması ise İsrail'in asıl niyetini gözler önüne seriyor.

İsrail bu sahte ihbarla Trump'ın İran'la savaşı bitirmek ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için yürüttüğü müzakereleri rayından çıkarmayı hedefledi. 

Türk-Amerikan yakınlaşmasını vurmak için Trump'ın zirvede Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sözünü verdiği; S-400 yaptırımlarının kaldırılarak Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının satılması planını İsrail'in askeri üstünlüğüne tehdit olarak gördüğü için baltalamak istediği düşünülüyor.

"İHTİMALLER GERÇEK DEĞİL"

Zirve haftasında Ankara'da alınan devasa güvenlik önlemleri, kapatılan yollar ve yoğun polis kordonu düşünüldüğünde, İranlı bir hücrenin başkente omuzdan atılan füzeler sokup ABD Başkanı'nı vurma ihtimali Türk güvenlik birimlerince tamamen mantık dışı bulundu.

Süreci yakından takip eden bir Türk yetkili, ABD'nin talepleri doğrultusunda her türlü güvenlik desteğini sağladıklarını ancak "bu raporun doğru olma ihtimalinin sıfır olduğunu çok iyi bildiklerini" ifade etti. İran'ın Türkiye ile olan istikrarlı ilişkilerini bozacak bu çapta bir eyleme kalkışmasının imkansız olduğu belirtilirken, olayın ABD basınına sızdırılması ise Gizli Servis'in "hiç planlanmamış sahte bir saldırı üzerinden kendine kahramanlık payesi çıkarma çabası" olarak değerlendiriliyor.