Tüm insanlık yok olsa da tek bir canlı dünyaya hükmedecek

İnsanlığın bir gün yeryüzünden silinmesi halinde doğanın nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor.

Mart ayında yayımlanan yeni bir evrimsel analiz, insanların ortadan kaybolması durumunda dünya ekosistemine hangi canlı türlerinin yön verebileceğini inceledi. Araştırma; primatlar, kemirgenler, kuşlar, deniz memelileri ve ahtapotların sahip olduğu avantajlar ile evrimsel sınırları karşılaştırmalı olarak ele alıyor.

Uzmanlar, insan sonrası bir dünyada tek bir baskın türün hızla yükselmesinden ziyade, ilk etapta yoğun bir ekolojik rekabetin yaşanacağını öngörüyor.

İNSAN ÇEVRESİNE UYUM SAĞLIYOR

Analize göre, insan baskısının ortadan kalkmasıyla oluşacak ilk boşluğu, halihazırda insan yerleşimlerinin çevresinde yaşamaya alışkın ve hızlı üreyen canlılar dolduracak.

Göçmen sıçanlar; yüksek uyum yetenekleri ve hızlı üreme döngüleri sayesinde boş kalan şehirlerdeki gıda ve barınak imkanlarını ilk değerlendirecek türler arasında gösteriliyor. Ancak yaban hayatı uzmanları, sıçanların bilişsel yetenekleri ve iletişim becerilerindeki sınırlılıklar nedeniyle ekosistemler üzerinde uzun vadeli ve kalıcı bir kontrol kuramayacağını belirtti.

Yabanileşmiş kedi ve köpekler; şehirlerde insan desteği olmadan hayatta kalabilen bu canlılar ilk aşamada avantajlı görünse de, zamanla kentsel alanların doğal ortamlara dönüşmesi ve büyük yırtıcıların alanlarını genişletmesiyle bu avantajı kaybedebilecekleri öngörülüyor.

DEZAVANTAJLARI BULUNUYOR

İnsanlara olan genetik yakınlıkları nedeniyle doğal varis olarak görülen şempanze ve goril gibi primat türlerinin, gelişmiş bilişsel yeteneklerine ve el becerilerine rağmen ciddi dezavantajları bulunuyor. Oxford Üniversitesi'nden Profesör Tim Coulson’ın ekosistem değişimlerine yönelik verilerine dayandırılan analizde, primatların karmaşık sosyal yapılara bağımlı olduğu, iletişim sistemlerinin yapılandırılmış bir dil düzeyine ulaşmadığı ve hızlı ekolojik değişimlere uyum sağlamakta zorlanabilecekleri ifade ediliyor.

Zeka ve sosyal karmaşıklık açısından öne çıkan yunuslar ve balinalar gibi deniz memelileri ise anatomik engellere takılıyor. Araştırma, bu canlıların hünerli uzuvlara sahip olmamasının, çevrelerini değiştirme, inşa etme ve alet geliştirme becerilerini kısıtladığını ortaya koyuyor.

KARADAKİ GÜÇLÜ ALTERNATİF

Kuş zekası, primatların tek varis olduğu fikrine karşı en güçlü alternatiflerden biri olarak değerlendiriliyor. BBC Future’ın derlediği evrimsel senaryolarda kargagiller ve papağanların problem çözme yeteneklerine dikkat çekiliyor:

Leş Kargaları ve Yeni Kaledonya Kargaları: Japonya'daki bazı kargaların cevizleri arabalara kırdırmak için yollara bırakması ve trafik durduğunda alması, Yeni Kaledonya kargalarının ise hedef odaklı alet yapıp seçebilmesi, neden-sonuç ilişkisine dayalı öğrenme yeteneğinin kanıtı olarak sunuluyor.

Gri Papağanlar (Jako): Boston Üniversitesi'nden Dr. Irene Pepperberg’ün çalışmaları, bu kuşların bilişsel ve iletişimsel yeteneklerinin büyük maymunlar ve küçük çocuklarla kıyaslanabilir düzeyde olduğunu gösteriyor.

AHTAPOTLAR VE FARKLI BİR ZEKA MODELİ

Analizin en dikkat çekici ögelerinden birini, memelilerden ve kuşlardan tamamen farklı bir hat üzerinde evrimleşen ahtapot zekası oluşturuyor. Ahtapotlar; problem çözme, esnek hareket kabiliyeti, kamuflaj yeteneği ve nesneleri kollarıyla manipüle edebilme özellikleriyle öne çıkıyor. uzmanlar, ahtapotların gelişmiş davranışlar sergilemek için evrimin mutlaka insan modelini tekrarlamak zorunda olmadığını kanıtladığını belirtti.

Ancak ahtapotların tamamen deniz ortamına bağımlı olması; karada altyapı kurma, ateşi kullanma veya metalürji geliştirme gibi medeniyet unsurlarını ortaya çıkaramayacaklarını gösteriyor.