Türkiye'de daire fiyatına İspanya'da köy satın aldılar

İspanya’nın Zamora bölgesindeki tarihi yerleşim yeri, İstanbul’un merkezi semtlerindeki konut bedelleriyle eşdeğer bir rakama satıldı.

Global gayrimenkul piyasasındaki fiyat uçurumu, İspanya’nın Portekiz sınırına yakın Arribes del Duero bölgesinden gelen bir satış haberiyle yeni bir boyut kazandı. Bölgenin demografik erimesini simgeleyen yerleşim birimlerinden biri olan Salto de Castro, yaklaşık 300 bin ile 350 bin Euro (15-18 milyon TL) bandında bir bedelle yeni sahiplerine devredildi.

Bu satış rakamının, İstanbul’un merkezi lokasyonlarında yeni inşa edilmiş standart bir 2+1 veya 3+1 daire fiyatı gibi piyasa değeriyle örtüşmesi, yerel ve küresel emlak piyasaları arasındaki keskin maliyet farkını bir kez daha gündeme taşıdı.

ESKİDEN İŞÇİ KASABASIYDI 

Salto de Castro’nun hikayesi, 1950’li yıllarda enerji devi Iberdrola’nın bölgedeki baraj inşaatında çalışan personeli için kurduğu bir işçi kasabası olarak başladı. Baraj projesinin tamamlanmasının ardından işlevini yitiren köy, 1980’li yılların sonunda nüfusun tamamen tahliye edilmesiyle sessizliğe büründü. Mevcut envanteriyle tam teşekküllü bir yerleşkeyi andıran köyde; 44 konut, bir okul, bir kilise, bir eczane, sosyal tesis ve sivil muhafız kışlası bulunuyor.

KÖY İÇİN 'DİRİLİŞ PLANI' YAPILDI 

Köyü portföyüne katan Amerikalı yatırımcı Jason Lee Beckwith ve ortağı, atıl durumdaki bu mirası modern bir turizm destinasyonuna dönüştürmek için yerel yönetimle iş birliği içinde çalışacaklarını açıkladı. 

"Diriliş Planı" adı verilen stratejik yol haritası şu iki temel adımdan oluşuyor: Projenin ilk fazında köyün kilisesi ve ortak kullanım alanları aslına uygun olarak onarılacak. Bu aşamada, binalardan biri 14 odalı butik bir konukevine dönüştürülerek faaliyete geçecek. İkinci fazda ise bünyesindeki 44 konutun tamamı yenilenerek, Avrupa’da yükselen bir trend haline gelen "kırsala dönüş" konseptine uygun konaklama birimleri olarak piyasaya sürülecek.

Yatırımcı grubu, bu projenin sadece ticari bir girişim olmadığını, aynı zamanda bölgenin yerel ekonomisini canlandıracak sosyo-ekonomik bir kalkınma modeli olduğuna dikkat çekti.