Türkiye'de nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya: 5 yavrusu oldu

Antalya'daki Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda koruma altında bulunan nesli tehlikedeki türün popülasyonu artıyor. Bu yıl dünyaya gelen 5 yavruyla birlikte bölgedeki sayı 177'ye ulaştı. Uzmanlar, türün geleceği için çalışmalarını sürdürüyor.

Antalya'da bulunan Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda koruma altında yaşamını sürdüren nesli tehlike altındaki alageyiklerin sayısı artmaya devam ediyor. Bu yıl dünyaya gelen 5 yavruyla birlikte bölgedeki alageyik popülasyonu 177'ye yükseldi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, "alageyiklerin (dama dama) dünyada saf ırk olarak tek doğal yayılış alanı" olarak kabul edilen Antalya Düzlerçamı'nda türün geleceğini güvence altına almak amacıyla koruma ve üretim faaliyetlerini sürdürüyor.

Bu kapsamda Düzlerçamı'nda yer alan 521 hektarlık Eşen Adası Yaban Hayvanları Üretme Yeri'nde alageyiklerin doğal yaşam koşulları korunarak popülasyonlarının artırılması hedefleniyor.

Fotokapanlarla düzenli olarak izlenen sürüde bu yıl 5 yavrunun dünyaya geldiği tespit edilirken, yeni doğumlarla birlikte üretim sahasındaki alageyik sayısı 177'ye ulaştı.

YANGIN RİSKİNE KARŞI FARKLI İLLERE NAKİL

Eşenadası Yaban Hayvanı Üretme Yeri Şefi Ertürk Reçber, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni yavruların türün saf genetik yapısının korunması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Haziran ayında başlayan doğum döneminin sevindirici gelişmelere sahne olduğunu ifade eden Reçber, şu ana kadar 5 yavrunun kayıt altına alındığını, önümüzdeki günlerde bu sayının artmasının beklendiğini söyledi.

Üretim sahasından bugüne kadar Aydın, Muğla, Manavgat ve Isparta'daki uygun yaşam alanlarına toplam 123 alageyiğin nakledildiğini aktaran Reçber, "Alageyiğin tek bir bölgede bulunması olası bir hastalık ya da orman yangını durumunda neslini tehlikeye sokabilir. Bu nedenle farklı illere nakillerini yaptık. Yaz aylarında en büyük korkumuz orman yangını. Yangın eylem planlarımız var. Farklı illerde alageyiklere doğal yaşam alanları oluşturmamızın en önemli sebebi yangın tehlikesi." dedi.

MİNİMUM TEMASLA DOĞAL YAŞAM KORUNUYOR

Üretim sahasının, alageyiklerin saf ve doğal popülasyonunu barındıran tek bölge olduğuna dikkati çeken Reçber, yürütülen tüm çalışmaların hayvanların doğal davranışlarını koruyacak şekilde planlandığını söyledi.

Reçber, "Alageyiklerin yabaniliğinin bozulmaması amacıyla bütün işlemler minimum temas mantığıyla yürütülmektedir. Ayrıca, kan tazelemesi amacıyla saha dışından alageyiklerin yakalanarak üretme yeri içerisine katılması için çalışmalar yapılıyor. Üretim istasyonu 1966 yılında kurulduğunda sadece 7 alageyik vardı. Bu sayı koruma çalışmalarıyla yıllar içerisinde arttı. Takip sistemleri de takarak alageyiklerin yaşam alanlarını, beslenme alışkanlıklarını takip ediyoruz. Bu sistemler sayesinde yaban hayvanlarının dolaşım sahalarını ve hangi bölgelere ne sıklıkta gelip gittiklerini takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.