Türkiye'den ithal edilen ilaçlar Kanada'yı karıştırdı! İktidar ve muhalefet birbirine girdi
Türkiye'den 2022 yılında ithal edilen çocuk ilaçlarının tarihi geçtiği için kullanılamadan imha edilmesi Kanada'yı karıştırdı. Ülkenin muhalefeti iktidarı 'israf' yapmakla suçladı.
Kanada’nın Alberta eyaletinde, Türkiye’den ithal edilen çocuklara yönelik ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçların önemli bir bölümünün imha edilmesi siyasi tartışma yarattı.
Alberta Sağlık Hizmetleri (AHS) tarafından yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde yaşanan asetaminofen ve ibuprofen kıtlığı nedeniyle 2022’de talep edilen beş milyon şişe ilacın ilk partisi olan 1,4 milyon şişe, 2023’te Türkiye merkezli Atabay İlaç’tan teslim alındı. Yaklaşık 70 milyon dolarlık bu sevkiyatın yarısı, bağış girişimlerine rağmen değerlendirilemedi.
700 BİN ŞİŞE İMHA EDİLDİ
AHS, elde kalan stokun bağışlanması için 2025 ortasında Kanada merkezli Health Partners International ile anlaşmaya vardı. Ancak ilacın 2026 başında dolacak son kullanma tarihi ve lojistik zorluklar nedeniyle yalnızca yaklaşık yarısı bağışlanabildi. Geri kalan yaklaşık 700 bin şişe ilaç, 2026’da son kullanma tarihine ulaşacağı gerekçesiyle Swan Hills Tedavi Merkezi’nde imha edildi. İmha işleminin maliyetinin 718 bin doları bulduğu bildirildi.
AHS Sözcüsü Kristi Bland, bağış için tüm yolların denendiğini belirterek, son kullanma tarihi yaklaşan ilaçların ihtiyaç sahibi ülkelere ulaştırılmasında ciddi kısıtlar yaşandığını söyledi. Bland, israfı azaltmaya yönelik planların uygulamaya konulduğunu da vurguladı.
İMHA OLAYI SİYASETİ KARIŞTIRDI
Öte yandan, 2023–2025 döneminde iki yıl boyunca depolanan ilaçların muhafaza maliyetinin yaklaşık 478 bin dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Toplamda yaklaşık 35 milyon dolarlık ilacın imha edilmesi, eyalette siyasi gündemin üst sıralarına taşındı.
Alberta Başbakanı Danielle Smith’in liderliğindeki Birleşik Muhafazakar hükümet, ulusal ilaç kıtlığı sırasında ithalat kararının doğru olduğunu savunurken, muhalefet plansızlık ve israf eleştirilerini artırdı. Alberta Yeni Demokrasi Partisi’nin, yaşanan süreçle ilgili kamuoyu soruşturması talep ettiği öne sürüldü.