Türkiye’ye AB’den darbe: O ülkeyle anlaştı

Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında 19 yıl önce başlayan serbest ticaret anlaşması müzakereleri tamamlandı. İki ülke arasındaki anlaşmanın Türkiye ticaretine etkisi ne olur? İşte detaylar...

AB Komisyonu, AB ile Hindistan arasında yürütülen ticaret anlaşması görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını açıkladı.

Açıklamada, "AB ve Hindistan, bugün tarihi, iddialı ve ticari açıdan önemli bir serbest ticaret anlaşması müzakerelerini sonuçlandırdı. Bu, her iki tarafın bugüne kadar tamamladığı en büyük anlaşma." ifadesi kullanıldı.

Anlaşmanın, jeopolitik gerilimler ve küresel ekonomik zorlukların arttığı bir dönemde yapıldığına işaret edilen açıklamada, bunun dünyanın ikinci ve beşinci büyük ekonomileri arasındaki ekonomik ve siyasi bağları güçlendireceği kaydedildi.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de konuyla ilgili açıklamasında, "AB ve Hindistan bugün tarihe geçerek, dünyanın en büyük demokrasileri arasındaki ortaklığı derinleştiriyor. Her iki tarafın da ekonomik olarak kazanacağı 2 milyar kişilik bir serbest ticaret bölgesi oluşturuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Kurallara dayalı iş birliğinin olumlu sonuç verdiğine dair dünyaya bir mesaj verdiklerine dikkati çeken von der Leyen, "Bu başarıyı temel alarak ilişkimizi daha da güçlendireceğiz." ifadesini kullandı.

AB ile Hindistan halihazırda yılda 180 milyar euronun üzerinde mal ve hizmet ticareti gerçekleştiriyor.

Anlaşmanın, AB'nin Hindistan'a yaptığı ürün ihracatını 2032 yılına kadar iki katına çıkarması bekleniyor.

Anlaşma kapsamında Hindistan, AB'ye diğer ticaret ortaklarının hiçbirine sağlamadığı seviyede gümrük vergisi indirimleri sunuyor.

Bu kapsamda Hindistan, AB otomobillerine uygulanan gümrük vergilerini kademeli olarak yüzde 110'dan yüzde 10'a indirecek. Söz konusu vergilerin 5 ila 10 yıl içinde sıfıra kadar düşürülmesi öngörülüyor.

AB'den ithal edilen makinelere yönelik yüzde 44, kimyasallarda yüzde 22 ve ilaçlarda yüzde 11'e varan gümrük vergilerinin de büyük ölçüde kaldırılması planlanıyor.

AB'nin tarım ve gıda ürünleri ihracatına uygulanan ortalama yüzde 36'nın üzerindeki gümrük vergileri de anlaşmayla birlikte kaldırılacak.

Avrupa'nın hassas tarım sektörleri korunacak. Bu kapsamda sığır eti, tavuk eti, pirinç ve şeker gibi ürünler anlaşma dışında tutulacak. Hindistan'dan yapılacak ithalat, AB'nin sıkı sağlık ve gıda güvenliği kurallarına tabi olmaya devam edecek.

AB ile Hindistan arasında serbest ticaret anlaşması müzakereleri ilk olarak 2007 yılında başlatılmış, 2013'te askıya alınmıştı. Taraflar, 2022 yılında müzakerelere yeniden başlama kararı almıştı.

TÜRKİYE'YE ETKİSİ NE OLUR?

AB ile Hindistan arasında sonuçlanan serbest ticaret anlaşması, küresel ticaret dengeleri açısından önemli bir dönüm noktası olurken, Türkiye ekonomisi açısından da dolaylı fakat kritik etkiler barındırıyor.

Uzmanlara göre anlaşma, Türkiye’nin AB pazarındaki rekabet gücünü özellikle sanayi ve orta-yüksek teknolojili ürünlerde zorlayabilir. Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği bulunmasına rağmen, Hindistan’ın bu anlaşmayla AB pazarına birçok üründe daha düşük maliyetle ve gümrük avantajıyla girmesi, Türk ihracatçılar açısından ciddi bir rekabet baskısı yaratabilir.

Özellikle otomotiv, makine, kimya ve ilaç sektörlerinde, Hindistan menşeli ürünlerin AB’de daha cazip hale gelmesi bekleniyor. Bu durum, Türkiye’nin AB’ye yaptığı ihracatta fiyat ve pazar payı kaybı riskini artırabilir. Türkiye’nin bu sektörlerde halihazırda düşük kâr marjlarıyla ihracat yaptığı dikkate alındığında, rekabetin sertleşmesi kaçınılmaz görülüyor.

Öte yandan anlaşma, AB’nin Hindistan’ı Çin’e alternatif bir üretim ve tedarik merkezi olarak konumlandırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu tablo, Türkiye’nin son yıllarda öne çıkarmaya çalıştığı “yakın coğrafyadan tedarik” (nearshoring) avantajını görece zayıflatabilir.

Ancak uzmanlar, Türkiye için olası bir dolaylı fırsata da işaret ediyor. AB-Hindistan ticaret hacminin büyümesi, Avrupa merkezli firmaların tedarik zincirlerinde Türkiye’yi ara üretim ve lojistik üs olarak kullanma ihtimalini gündeme getirebilir. Bunun gerçekleşebilmesi için ise Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, yeşil dönüşüm ve teknik standartlar konusunda AB ile uyumunu hızlandırması gerektiği vurgulanıyor.

Buna göre AB-Hindistan serbest ticaret anlaşması Türkiye için otomatik bir kazanç değil, aksine mevcut ticaret politikalarının güncellenmemesi halinde rekabet dezavantajı yaratabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.