Türkiye her beş gölünden dördünü kaybetti, bilim insanları kalanı kurtarmaya çalışıyor

Türkiye’de 240 gölden 186’sı kurudu. KuzeyDoğa Derneği başkanı çağan hakkı şekercioğlu, kalan sulak alanların korunması için çalışıyor.

Türkiye’de bulunan 240 gölden 186’sının kuruduğu, diğerlerinin de benzer bir akşete yüz tuttuğu biliniyor. Ülenin su kaynaklarının neredeyse %80’i kullanılıyor ve toprağın çoğunun çölleşme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

"DÜNYA NÜFUSUNUN %12’Sİ BU GÖLDE"

Bir zamanlar kuşlar için bir cennet olan Kuyucuk Gölü’nün durumu, çağan Hakkı Şekercioğlu ve ekibi tarafından izleniyor. Şekercioğlu, 2004’te gölde 40 binden fazla kuş saydıklarını ve o dönemdeki angıt popülasyonunun dünya genelinde 170 bin civarında olduğunu hatırlatıyor.

Şekercioğlu, "Yani dünya nüfusunun %12’si bu küçük gölde bulunuyordu" diyerek gölün o dönemdeki önemini vurguluyor. Ancak 2010’a gelindiğinde gölün en derin noktasındaki su seviyesi 1 metreye düşmüş ve gölün yok olmaya yüz tuttuğunu anladıklarını belirtiyor.

Gölün kurumasının tek bir nedeni yok; köylülerin kurduğu küçük bentler ve kaçak kuyular yeraltı sularını tüketiyor. Şekercioğlu, valiyi ikna ederek göle su pompalamak için yeni bir kuyu açılmasını sağladı. Bu durumu bir "kemoterapi"ye benzeten Şekercioğlu, bunun sürdürülebilir bir çözüm değil, acil bir önlem olduğunu ifade ediyor.

"DOĞADA KORUMA ÇALIŞMALARI ÖYLE"

Şekercioğlu, gölün artık bir göl sayılmadığını, ancak bir sulak alan olarak tamamen toz toprağa dönmekten kurtulduğunu söylüyor. "Doğa koruma çalışmaları böyledir işte. Tek yapabileceğim, umut etmeye ve çabalamaya devam etmek" diğiyor.

Aktaş Gölü ise sınır hattı nedeniyle korunma şansı buldu. Şekercioğlu, bu gölün hem tepeli pelikanlar hem de ak pelikanların hala ulaştığı son göl olduğunu vurguluyor. Gölün yakınındaki yol inşaatı sırasında Şekercioğlu ve ekibi, gürültü ve görsel kirlilik önlemek için bariyerlerin kurulmasını sağladı.

Aras Nehri üzerinde kurulan Aras Kuş İzleme İstasyonu, Türkiye’de türünün ilk örneği olarak çalışıyor. Gönüllülerden oluşan ekip, kuşları yakalıyor, halkalıyor ve verilerini kaydediyor. İstasyonun duvarlarında "SADECE KUŞMAR İÇİN!" yazılı tabelalar ve Şekercioğlu’nun fotoğrafları bulunuyor.

Ancak yakındaki Tuzluca Depolama Barajı projesi, bu hassas ekosistemi tehdit ediyor. KuzeyDoğa Derneği, iki köyün projeden muaf tutulmasını sağlayan bir anlaşmaya varmaya çalışıyor. Şekercioğlu, "Yasal açıdan elimizden bir şey gelmiyor" diyerek endişesini dile getiriyor.

Yerel yönetim yetkilileri, baraj inşaatı sırasında yapay adalar oluşturulacağını ve yeni bir ekosistem yaratılacağını iddia ediyor. Ancak Şekercioğlu, göllerin zamanla insanların su talebi nedeniyle doğal yollarla yok olduğunu, doğa ile insan arasındaki rekabetin her zaman doğanın kaybetmesiyle sonuçlandığını belirtiyor.