Türklere dost gibi görünen fakat kapılarını sıkı sıkı kapatan 15 ülke

Dünya üzerinde turist olarak bir sınır kapısından geçmek genellikle sadece bir vizeye baksa da o topraklarda kalıcı bir bağ kurmak, yani vatandaşlık bağına sahip olmak bambaşka bir hikaye. Küresel hareketliliğin arttığı günümüzde, bazı ülkeler sınırlarını ziyaretçilere cömertçe açarken, "yurttaşlık" söz konusu olduğunda kapılarına adeta çelikten kilitler vuruyor. İşte Türkiye'ye dost olmasına rağmen zor oturum veren ülkeler

Pasaportların gücü ve elde edilebilirliği arasındaki uçurum, küresel eşitsizliğin en somut göstergelerinden biri haline geldi. Bazı devletler yatırım veya kısa süreli ikametle vatandaşlık verirken; bazıları kültürel dokusunu korumak, kaynaklarını paylaşmamak ya da siyasi yapısını muhafaza etmek adına süreci labirente çeviriyor. Peki, bir pasaportu dünyanın en nadide belgelerinden biri haline getiren o ülkeler hangileri?

İşte bürokratik engelleri, katı ikamet şartları ve tavizsiz kurallarıyla vatandaşlık almanın adeta "imkansıza" yakın olduğu 15 ülke:

VATANDAŞLIK KAPILARINI SIKI SIKI KAPATAN ÜLKELER

Vatikan: Dünyanın en özel statülü devleti; burada vatandaşlık sadece görev süresiyle sınırlı ve dini hiyerarşiye bağlı.

Kuzey Kore: Dış dünyaya kapalı yapısıyla, bırakın vatandaşlığı, ülkeye girmek bile başlı başına bir mesele.

Butan: "Milli Mutluluk" endeksini korumak adına hem turizmi hem de vatandaşlığı çok sıkı bir denetime tabi tutuyor.

Katar: Muazzam ekonomik imkanlarını korumak için vatandaşlık şartlarını sadece çok özel kriterlere ve uzun yıllara bağlıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (UAE): Altın Vize gibi kolaylıklar sağlasa da, tam vatandaşlık hakkı genellikle sadece yerel soydan gelenlere tanınıyor.

Kuveyt: Yabancıların vatandaşlığa geçişi için on yıllar süren bir bekleme listesi ve katı dini/kültürel şartlar mevcut.

Suudi Arabistan: Soy bağına dayalı vatandaşlık politikasını çok sert uygulayan ülkelerden biri.

Lihtenştayn: Avrupa’nın bu küçük prensliğinde vatandaş olabilmek için yaklaşık 30 yıl o topraklarda yaşamanız gerekebilir.

İsviçre: Doğrudan demokrasiyle yönetilen bu ülkede vatandaşlık kararı sadece devletin değil, yaşadığınız mahalle sakinlerinin bile onayına tabi olabiliyor.

San Marino: Dünyanın en eski cumhuriyetlerinden biri olarak, nüfus yapısını korumak için 30 yılı bulan ikamet şartları talep ediyor.

Monako: Zenginlerin uğrak noktası olsa da, burada vatandaşlık alabilmek için Prens’in doğrudan onayı veya çok uzun süreli yerleşiklik şart.

Japonya: "Tek vatandaşlık" kuralında direten Japonya, entegrasyon ve dil konusunda tavizsiz bir tutum sergiliyor.

Çin: Vatandaşlık yasaları oldukça katı; genellikle sadece soy bağı üzerinden ilerleyen, yabancılar için neredeyse kapalı bir sistem.

Avusturya: Çifte vatandaşlığa karşı duruşu ve uzun süreli kesintisiz ikamet baskısıyla Avrupa’nın en zorlu duraklarından biri.

Finlandiya: Dil yeterliliği ve kusursuz bir adli sicil başta olmak üzere, entegrasyonu en üst seviyede bekleyen bir sisteme sahip.