Türklerin ayıla bayıla yediği tatlı 'en tehlikeli tatlı' seçildi

Sadece tüm dünyada değil Türkiye'de de çok fazla sevilen tatlının salmonella bakterisine karşı dirençsiz olduğu ortaya çıktı.

Teramo ve Perugia Üniversiteleri tarafından, İtalyan şekerleme devi D'Orsogna Dolciaria işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırma, özellikle popüler "pembe makaronlar" üzerindeki gıda güvenliği risklerine ve pişirme işleminin bakterileri yok etmede ne kadar yeterli olduğuna odaklandı.

Neden "en kötü senaryo"?

Bu zarif tatlının reçetesi, bakterilerin ısıya karşı direncini artıran kusursuz bir koruma kalkanı oluşturuyor.

Araştırmada test edilen; badem unu, şeker, yumurta akı ile tatlı patates ve havuçtan elde edilen doğal pembe renklendiricilerin kombinasyonu, mikrobiyolojik açıdan zorlu bir denklem yaratıyor:

Badem yağı ve yüksek şeker konsantrasyonu, üründeki mevcut nemi minimuma indirerek Salmonella için bir bariyer görevi görüyor. Bu bariyer, bakterinin ısı yoluyla yok edilmesini ciddi şekilde zorlaştırıyor.

Normalde düşük nemli tatlıların mikrobiyolojik olarak daha güvenli olduğu düşünülür, ancak su eksikliği bakterilerin çoğalmasını engellese de, onların hayatta kalma mekanizmalarını tetikliyor. Kuru ortamda adeta "uyku moduna" geçen Salmonella, ısı dahil tüm stres koşullarına karşı kat kat daha dirençli hale geliyor.

Avrupa'da salmonella alarmı

Salmonella, Avrupa genelinde gıda kaynaklı enfeksiyonların en büyük nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Çalışmada atıfta bulunulan EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) ve ECDC (Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi) verilerine göre, 2023 yılında bakteriyle ilişkili 9.000'den fazla resmi hastalık vakası kaydedildi. Bu salgınların onlarcasında ise baş şüpheli olarak yumurta ürünleri ve unlu mamuller yer aldı.

Bu son araştırma, özellikle makaron gibi hassas ve düşük nemli butik ürünlerin üretiminde, standart pişirme sürelerinin ve sıcaklık kontrolünün gıda güvenliği açısından ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.