Tutanaktan Özal ve Toperi çıktı
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümündeki “kuşku” İmralı tutanakları ile 33 yıl sonra yeniden gündeme geldi. Suçlanan isim Kaya Toperi ölümünden bir yıl önce SÖZCÜ’ye merak edilenleri tek tek anlattı.
Elebaşı Abdullah Öcalan TBMM Komisyonu üyesi 3 Milletvekiline “Özal 17 Nisan’da Özel Kalem Müdürü Kaya Toperi ile görüşme yapacak iken bir anda öldü. Bu suikast örtbas edildi. Özal’ın ölümü kuşkulu’’ dedi. Toperi Özal’ın Özel Kalem Müdürü değil Başdanışmanı olarak görev yaptı. Daha önce de Semra Özal eşinin Kaya Toperi’nin ısrarı ile ölümünden bir gün önce bir Bulgar sanatçının resim sergisine gittiğini ve burada limonata ile zehirlendiğini öne sürdü.
“İÇMEM GÖZÜM’’
24 Eylül 2018’de hayata veda eden Büyükelçi Toperi Semra Özal’ın suçlaması üzerine vefatından bir yıl önce SÖZCÜ’ye konuşarak şunları söylemişti:
“Cumhurbaşkanının programları haftalık hazırlanır. Ani gelişen bir durum olmadıkça ‘Hadi şuraya gidelim’ denilmez. Bu sergiye gidileceği de önceden belliydi. 16 Nisan günü beraber gittik. Orada limonata değil portakal suyu içti. Portakallar korumaların gözetiminde sanat galerisinin sahibesi tarafın sıkıldı. Özal limonata sevmez ve içmezdi. İkram edilse bile ‘İçmem gözüm’ diyerek geri çevireceğinden eminim. Hoşlanmadığı konularda ‘Gözüm’ kelimesini kullanırdı. Birine ‘Gözüm’ dediyse bilin ki kızmıştır, ipini çekecektir. Benim Özal’ın vefatıyla ilgili bir kuşkum yok. Ama Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümünden kuşkum var.
Limonata Devlet Denetleme raporuna girdi
Turgut Özal’ın ölümü o dönem Devlet Denetleme Kurulu tarafından da araştırıldı ve hazırlanan raporda “Vefatından bir gün önce 16 Nisan 1993 Cuma günü akşam üzeri Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Kaya Toperi’nin ısrarıyla katıldığı bir sergide içtiği limonata ile zehirlendiği iddiasına ilişkin bir bulguya rastlanmamış, sergideki video kayıtlarının incelenmesi sonucu, limonata değil, portakal suyu içtiği anlaşılmıştır. Portakal suyunu diğer konuklar ve garsonlar da içmiş, zehirlenme iddiasına ilişkin somut bir bilgiye de ulaşılamamıştır” denildi.