Uçaklarda yeni dönem başladı: Artık 2'den fazlası kabul edilmeyecek
Uçak kabinlerinde taşınabilir bataryalar için alarm zilleri çalıyor. Alman havayolu şirketi Lufthansa, artan yangın riskleri nedeniyle powerbank kullanımını ve taşınma şeklini kökten değiştiren yeni kuralları yürürlüğe koydu.
Havayolu yolculuklarında neredeyse herkesin çantasında bulunan powerbank’ler, artık ciddi güvenlik önlemleriyle karşı karşıya. Alman havayolu şirketi Lufthansa, batarya kaynaklı yangın vakalarındaki artış üzerine uçak kabinlerinde elektronik cihazların şarj edilmesini yasaklayarak yolcular için yeni bir dönemi başlattı.
UÇAKTA ŞARJ YASAKLANDI
Yeni düzenlemeye göre yolcular, uçuş sırasında powerbank kullanarak cep telefonu, tablet ya da benzeri elektronik cihazlarını şarj edemeyecek. Aynı şekilde uçak içi eğlence sistemleri üzerinden de şarj imkânı sunulmayacak. Powerbank’lerin baş üstü dolaplarına yerleştirilmesi tamamen yasaklanırken, bu cihazların yalnızca yolcunun üzerinde ya da koltuk altındaki el bagajında taşınmasına izin verilecek.
SINIR AŞILIYORSA EL KONULACAK
Batarya kapasitesine de net bir sınır getirildi. Kapasitesi 100 Wh (yaklaşık 27.000 mAh) üzerindeki powerbank’ler için havayolundan özel onay alınması zorunlu hale geldi. Onaysız cihazlara el konulacağı ve imha edileceği belirtilirken, her yolcunun en fazla iki adet powerbank taşımasına izin verileceği açıklandı.
KURALLAR TÜM GRUP HAVAYOLLARINDA GEÇERLİ
Lufthansa yetkilileri, söz konusu önlemlerin Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı’nın (EASA) güvenlik tavsiyeleri doğrultusunda alındığını vurguladı. Yeni kuralların yalnızca Lufthansa ile sınırlı kalmayacağı; Swiss, Eurowings ve Austrian Airlines başta olmak üzere grubun tüm bağlı havayollarında geçerli olacağı ifade edildi.
BU KARARIN ARKASINDA NE VAR?
Sıkılaştırılan kuralların arka planında ise yakın geçmişte yaşanan çarpıcı bir olay bulunuyor. Ocak 2025’te Air Busan’a ait bir uçakta, baş üstü dolabında bulunan bir powerbank’in alev alması sonucu 27 kişi yaralanmıştı. Bu olay, taşınabilir bataryaların havacılık güvenliği açısından ne denli büyük bir risk oluşturabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Lufthansa’nın aldığı yeni kararlar, yolcu güvenliğini artırmayı hedeflerken, havayolu sektöründe benzer adımların yaygınlaşmasının da önünü açtı.