Ucu bucağı olmayan enerji kaynağı insanlığın kullanımına açılıyor
SpaceX bünyesindeki Dragon ve Starship programlarında önemli görevler üstlenen mühendis Andrew Redd tarafından kurulan Endurance Energy, şimdiye kadar büyük ölçüde göz ardı edilmiş olan devasa bir enerji kaynağını insanlığın kullanımına açmaya hazırlanıyor.
Şirket, Pasifik Okyanusu'nu çevreleyen ve jeolojik açıdan dünyanın en aktif bölgesi olarak bilinen "Ateş Çemberi"ndeki deniz altı jeotermal kaynaklarını kullanarak, kıyı şehirlerine kesintisiz ve temiz enerji sağlamayı hedefliyor. Yakın zamanda 54 milyon dolarlık Seri A yatırımı alarak dikkatleri üzerine çeken girişim, okyanus tabanındaki sıcak magma kaynaklarından faydalanarak küresel enerji krizine kökten bir çözüm sunmayı amaçlıyor.
YER KABUĞINDA ZORLU SONDAJLAR YAPILMASI GEREKİYOR
Geleceğin enerji sistemlerinin kesintisiz baz yük üretim kapasitesine sahip, çevreyi kirletmeyen ve yüzlerce gigavat elektrik üretebilen bir yapıda olması gerektiğini belirten Andrew Redd, odağını bu yüzden jeotermal enerjiye çevirdiklerini ifade ediyor.
Jeotermal enerji bugün ABD’deki toplam enerji üretiminin yalnızca yüzde 0,4'ünü oluştursa da, karadaki mevcut jeotermal girişimlerin yüksek sıcaklığa ulaşabilmek için yer kabuğunda kilometrelerce derinlikte zorlu sondajlar yapması gerekiyor.
Fervo Energy, Zanskar, XGS Energy ve Sage Geosystems gibi şirketlerin karadaki projeleri uygun jeolojik koşullar nedeniyle sadece ABD'nin batısındaki sınırlı bölgelerde yoğunlaşırken, Endurance Energy yönünü kimsenin cesaret edemediği okyanuslara çevirerek bu kısıtlamayı aşmayı planlıyor.
ÇEVRESEL RİSKİ BULUNMUYOR
Tektonik plakaların sürekli hareket halinde olduğu Pasifik Ateş Çemberi kuşağı; ABD'nin batı kıyıları, Japonya ve Güneydoğu Asya gibi devasa enerji talebi olan bölgelerin çok yakınında bulunuyor. Şirket, kıyıdan 50 ila 80 kilometre uzakta veya yüzlerce kilometre açıkta yer alan deniz altı jeotermal kaynaklarını değerlendirmek için özel bir optimizasyon algoritması kullanıyor.
Bu algoritma; kablo maliyetleri, kaynağın büyüklüğü ve kıyıdaki elektrik talebi gibi değişkenleri analiz ederek en doğru üretim sahalarını belirliyor. Okyanus derinliklerindeki yüksek basınç, korozyon ve sınırlı insan müdahalesi gibi devasa mühendislik zorluklarına rağmen kurucu Redd, petrol ve doğal gaz sektörünün onlarca yıllık açık deniz sondaj birikiminin bu projede robotik sistemlerle harmanlanarak çözüme ulaşacağını savunuyor. Üstelik olası bir arıza durumunda, fosil yakıtların aksine okyanusa sadece sıcak su sızacağı için çevresel risk neredeyse sıfıra iniyor.