Ülkede habercilik yasaklanıyor: Rejim yeni yasayla halkı bilgiden kesecek
İran meclisinde bu ay tartışılan yeni yasa tasarısı, istihbarat bakanlığına önceden haber verilmeden yabancı medyayla iletişim kurulmasını ve görsel paylaşılmasını suç kapsamına almayı öngörüyor.
İran'da milletvekillerinin gündemine gelen yeni yasa tasarısı; gazeteciler, araştırmacılar ve vatandaşların uluslararası kitlelerle ve kuruluşlarla temas kurmasını potansiyel bir suç haline getirmeyi hedefliyor.
İnsan hakları örgütleri, söz konusu düzenlemenin İran toplumunu dünyanın geri kalanından koparma amacı taşıdığını ve Ocak ayında gerçekleşen rejim karşıtı kitlesel protestolar gibi olayların haberleştirilmesini kısıtlayacağını vurguladı.
İranlı aktivistler için hukuk danışmanlığı merkezi olan Dadban bünyesinde görev yapan insan hakları avukatı Muyin Kazaeli, rejimin başka bir ülke tarafından finanse edildiğini değerlendirdiği Instagram ve X gibi sosyal medya platformlarının da tasarı kapsamına gireceğini bildirdi.
MEDYAYA KONUŞANA 2 YILA KADAR HAPİS
Düzenlemeyi değerlendiren Kazaeli, "Bu durum, yabancı medyayla veya kuruluşlarla yapılan her türlü röportajın, temasın veya fotoğraf gönderiminin altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabileceği anlamına geliyor. Sadece ABD ve İsrail değil, istihbarat bakanlığına önceden haber verilmediği takdirde herhangi bir ülkedeki yabancı medyayla kurulacak her temas suç sayılabilir" dedi.
Kazaeli, bu adımın ülkeyi Kuzey Kore benzeri bir duruma sürükleyebileceğini dile getirdi.
İran İnsan Hakları Merkezi (CHRI) Savunuculuk Direktörü Bahar Gandehari de düzenlemenin İran'ı "izole edilmiş bir kara deliğe" dönüştürme riski taşıdığına dikkat çekti.
Gandehari, "Bu sadece gazetecilere ve yurttaş gazetecilere yönelik bir saldırı değildir; bilgi akışının kendisini suç haline getirerek tüm İran toplumunu dünyadan koparma girişimidir.
Ürkütücü bir mesaj vermekte ve sıradan akademik, mesleki ve sivil katılımı potansiyel bir ulusal güvenlik suçuna dönüştürme tehdidi taşımaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
YARGININ GÖZÜ DÖNDÜ
Ülkedeki gazetecilerin karşı karşıya olduğu risklerin son örneklerinden biri, tanınmış fotoğrafçı Yelda Moaiery'nin durumu oldu.
Tahran'da ABD-İsrail'in İran'daki savaşını belgelediği gerekçesiyle bu ay gıyabında 15 yıl hapis cezasına çarptırılan 44 yaşındaki Moaiery, geçen yıl İran ile İsrail arasındaki 12 günlük savaşın ardından çıkarılan casusluk yasası kapsamında yargılanıyor.
İsrail ve ABD'yi güçlendirdiği ve yardım ettiği iddia edilen medya faaliyetleriyle suçlandığını belirtilen Moaiery, The Guardian'a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Hayatım boyunca İsrail'in ve politikalarının eleştirmeni oldum. Hiçbir zaman İsrail destekçisi olmadım, asla. Ve her zaman Amerikan politikasının bir eleştirmeni oldum. Karşı olduğunuz bir şeyin üzerinize yapıştırılmak istenmesi gibi bir durum. Bu yüzden zor. Son derece zor."
'ÇIKTIĞIMDA 60 YAŞIMDA OLACAĞIM'
2022'deki Mahsa Amini eylemleri ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği Ocak ayındaki protestolar dahil olmak üzere 20 yıldır İran'daki gelişmeleri takip eden Moaiery, 2019 yılında Tahran Üniversitesi yakınlarındaki bir gösteride çektiği fotoğrafın Donald Trump tarafından kullanılmasına tepki göstererek, "Bu görsel halkımı gösteriyor ve halkım içindir; Washington'daki bu adamlar tarafından kötüye kullanılmamalıdır" ifadesini kullanmıştı.
2022'de tutuklanıp 8 yıl hapse mahkûm edildikten sonra aftan yararlanan Moaiery, bu kez cezanın onaylanmasından korktuğunu belirterek, "Elbette korkuyorum. Tek endişem, 15 yıl hapiste kalmak zorunda kalırsam hayatımın boşa gitmesi. Çıktığımda 60 yaşında olacağım" dedi.
Moaiery ayrıca, Temmuz ayında hayatını kaybeden dini lider Ali Hamaney'in cenazesini takip etmek üzere Tahran'a gelen yabancı gazetecileri eleştirerek, "Onlara tek bir sözüm var: Utanç verici. Sadece 'Tahran'daydık' demek istiyorlar. Tamam ama ne yaptınız? Gidip insanlara ekonomik durumu sormadılar ya da Ocak ayında hayatını kaybeden binlerce kişinin aileleriyle konuşmadılar. Neden buradaydınız? Onların propagandasına katılmak için mi?" açıklamasını yaptı.