Ülkeler parasını verip füzelerin teslimatını bekliyordu: Silah devi kıvırmaya başladı
ABD merkezli savunma devi Lockheed Martin, birçok ülkeden parayı aldığı halde PAC-3 önleme füzelerinin teslimatını gerçekleştiremedi. Dev şirket üretimi artırdıklarını açıklamasına rağmen teslimata ilişkin net bir tarih sözü vermedi.
Küresel savunma sanayisinin en büyük aktörlerinden olan ABD merkezli silah üreticisi Lockheed Martin, aralarında Almanya, Japonya, Polonya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de bulunduğu müttefik ülkeleri derinden sarsacak bir itirafta bulundu.
Şirketin üst düzey yöneticilerinden Brian Dunn, Berlin Hava Gösterisi'nde (ILA) yaptığı açıklamada, Patriot hava savunma sistemlerinin hayati kalbi olan PAC-3 önleme füzelerinin üretimi üç katına çıkarma sözü vermelerine rağmen, bu füzelerin hangi ülkeye ne zaman teslim edileceğini kesin olarak söyleyemediklerini belirtti.
Şirket, üretilen füzelerin müttefiklere dağıtım stratejisini ve öncelik sıralamasını kendilerinin değil, tamamen ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) kontrol ettiğini vurguladı.
TESLİMAT SÜRELERİ REVİZE EDİLDİ
Pentagon ile yapılan 4,7 milyar dolarlık devasa anlaşma kapsamında Lockheed Martin, yıllık PAC-3 füzesi üretim kapasitesini 650 adetten 2033 yılına kadar 2 bin adede çıkarmayı taahhüt etmişti. Ancak özellikle Ortadoğu'da derinleşen İran merkezli çatışmalar ve küresel gerilimler, Batı dünyasının silah stokları üzerinde çok büyük bir baskı oluşturdu.
Şirketin füze bölümü yöneticilerinden Paula Hartley de yabancı hükümetlerle yaptıkları görüşmelerde ABD’li savunma müteahhitlerine karşı artan bir güvensizlik ve hayal kırıklığı hissettiklerini kabul ederek, gecikmelerden dolayı teslimat listelerinin sürekli revize edildiğini doğruladı.
ÜLKELER ALTERNATİF YOLLAR ARIYOR
Füzelerin teslimatındaki bu belirsizlik, balistik ve hipersonik füze yağmuru altında olan Ukrayna başta olmak üzere birçok Avrupa başkentini alarm durumuna geçirdi. Özellikle Donald Trump'ın Beyaz Saray'a geri dönüşü ve ABD'nin kıta güvenliğine olan bağlılığının azalması yönündeki endişeler, Avrupalı ortakların Washington'a olan güvenini ciddi şekilde sarstı.
ABD hükümeti, kendi müttefiklerini silah teslimatlarında çok uzun gecikmeler yaşanabileceği konusunda resmi olarak uyarırken; bu bağımlılıktan kurtulmak isteyen ülkeler alternatif yollar aramaya başladı.