Ülkenin en kirli nehrini bu yöntemle kurtaracaklar
Arjantin'in en kirli su yollarından biri olarak bilinen Reconquista Nehri'ni yeniden temiz hale getirmek için dikkat çekici bir yöntem geliştiriliyor. Yıllardır evsel ve endüstriyel atıklar, hidrokarbonlar ve ağır metallerle mücadele edilen nehirde, araştırmacılar suyu arıtmak için tesisler yerine bitkilerden oluşan yapay sulak alanlardan yararlanmayı planlıyor.
San Martín Ulusal Üniversitesi’ndeki araştırmacıların üzerinde çalıştığı sistemde amaç, kirli suyu doğrudan nehre ulaştırmak yerine önce bitkiler ve özel malzemelerle oluşturulan yapay sulak alanlardan geçirmek. Burada süzülen ve kirleticilerin bir bölümünden arındırılan su daha sonra nehre ulaşacak.
SUYU BİTKİLERLE TEMİZLEYECEKLER
Yapay sulak alanlar, doğal bataklıkların suyu temizleme biçimini taklit ediyor. Sistem için özel bir zemin hazırlanıyor ve kirleticileri tutabilen malzemeler kullanılıyor. Bunların üzerine ise suyu temizleme özelliğine sahip yerli bitkiler dikiliyor.
Projede özellikle sazlık alanlarda yetişen bitkilerden yararlanılıyor. Bitkiler kökleri aracılığıyla sudaki bazı ağır metalleri ve fazla besin maddelerini tutarken, zemindeki özel malzemeler de kirleticilerin sudan ayrılmasına yardımcı oluyor. Böylece su, nehre ulaşmadan önce doğal yöntemlerle filtrelenmiş oluyor.
Araştırmacılar bu yöntemi tercih etmelerinin nedenlerinden birinin bölgenin yapısı olduğunu belirtiyor. Nehir kıyısına klasik arıtma tesisleri kurmak oldukça güçken yapay sulak alanlar çevredeki doğal yapıyla bütünleşebilecek bir alternatif sunuyor.
İLK DENEMELERDE KİRLİLİK AZALDI
Sistemin ilk testleri laboratuvar ortamında gerçekleştirildi. Araştırmacılar Reconquista havzasındaki Morón Deresi’nden aldıkları kirli suyu 10 litrelik kaplarda farklı zemin ve bitki kombinasyonlarından geçirerek 7 ila 14 gün boyunca gözlemledi.
İlk sonuçlarda sudaki nitrat ve fosfat miktarının azaldığı, bitkilerin bulunduğu sistemlerde temizlenmenin daha etkili olduğu görüldü. Ayrıca çevrede uzun süre kalabilen ve insan sağlığı açısından da sorun oluşturabilen krom gibi ağır metallerde düşüş tespit edildi.
Ekip şimdi sistemi büyütmeye hazırlanıyor. Bir sonraki aşamada 10 litrelik kaplar yerine 200 litrelik düzenekler kurulacak ve su sürekli akacak. Böylece gerçek bir sulak alanda yaşanacak süreç laboratuvar ortamında daha büyük ölçekte taklit edilecek. Araştırmacılara göre suyun bitkiler ve özel zeminle temas süresi arttıkça temizleme etkisi de güçlenebilir.
Yöntemin bir başka avantajı ise yalnızca suyu temizlemekle sınırlı olmaması. Yerli bitkilerin oluşturduğu yeni sulak alanların zaman içerisinde böcekleri, kuşları ve kirlilik nedeniyle bölgeden uzaklaşan diğer canlıları yeniden çekmesi bekleniyor.
Projenin başarılı olması halinde yapay sulak alanların yalnızca Reconquista'da değil, başka kirli nehirlerde de uygulanabileceği belirtiliyor. Her nehrin kirlilik yapısına göre kullanılan zemin malzemeleri ve bitkiler değiştirilerek sistem farklı bölgelere uyarlanabilecek.