Ülkenin para birimi çöktü! Dolar karşısında dibi gördüler

Orta Doğu’daki gerilim petrol üzerinden bazı ülkelerde deprem etkisi yarattı. En büyük petrol ithalatçılarından Hindistan'ın para birimi tüm zamanların en düşük seviyesini gördü.

Orta Doğu’da ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaş, küresel enerji piyasalarında deprem etkisi yaratırken dünyanın en büyük petrol ithalatçılarından biri olan Hindistan ekonomisini de zorlu bir sınavla karşı karşıya bıraktı.

Bölgedeki çatışma riskinin petrol fiyatlarını varil başına 82 doların üzerine taşıması, Hindistan’ın finansal istikrarını doğrudan tehdit etmeye başladı. Enerji maliyetlerindeki bu sert yükselişin tetiklediği satış dalgasıyla birlikte Hindistan rupisi, dolar karşısında 92,30 seviyesini aşarak tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve son 10 ayın en sert değer kaybını kaydetti.

PİYASAYA MÜDAHALE ETMEK ZORUNDA KALDI

Para birimindeki bu tarihi kan kaybı karşısında Hindistan Merkez Bankası (RBI), piyasaya doğrudan müdahale etmek zorunda kaldı. Rupinin psikolojik sınır olan 92 seviyesinin üzerine çıkmasıyla harekete geçen banka, düşüşü yavaşlatmak amacıyla piyasaya dolar satışı gerçekleştirdi.

Ancak piyasa uzmanları, jeopolitik risklerin sönümlenmemesi durumunda merkez bankasının müdahalelerinin sınırlı kalabileceği ve baskının devam edebileceği yönünde uyarılarda bulunuyor. Ekonomik sarsıntı tahvil ve borsa kanadında da hissedilirken, 10 yıllık gösterge tahvil getirisi 5 baz puan artışla yüzde 6,73’e yükseldi, NSE Nifty 50 endeksi ise küresel satış dalgasına paralel olarak yüzde 2,3 değer kaybetti.

ÜLKE İÇİN ÇİFT YÖNLÜ KRİZ

Hindistan ekonomisi için asıl kritik risk ise merkez bankasının bütçe planlamalarında gizli duruyor. RBI’ın Ekim-Mart dönemi için öngördüğü 70 dolarlık petrol baz senaryosunun mevcut fiyatlarla büyük oranda aşılmış olması, enerji ihtiyacının neredeyse tamamını ithalatla karşılayan ülke için çift yönlü bir kriz doğuruyor.

Artan ithalat maliyetleri bir yandan cari açık üzerindeki baskıyı artırarak rupiyi zayıflatırken, diğer yandan ülke içindeki enflasyonist beklentileri de yukarı yönlü tetikliyor.