Ünlü dergiden çok konuşulacak kapak! Çin'in "Napolyon" planını ortaya çıkardı

Dünyaca ünlü dergi The Economist'in yeni kapağı ses getirdi. ABD Başkanı Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yer aldığı kapakta İran savaşında iki ülkenin bakış açısı anlatıldı.

Londra merkezli dünyanın en saygın yayın organlarından The Economist, 4-10 Nisan tarihli yeni sayısında Orta Doğu’da tırmanan gerilimi ve küresel güç dengelerini sarsan stratejileri kapağına taşıdı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yer aldığı kapakta, Napolyon Bonapart’a atfedilen tarihi bir özdeyişe atıfta bulunularak "Düşmanın hata yaparken asla müdahale etme" manşeti kullanıldı.

Derginin analizinde, ABD’nin İran’a yönelik askeri hamlelerinin sadece bölgesel bir değişim değil, aynı zamanda yükselen Çin’i sindirme stratejisi güttüğü ancak sahadaki gerçeklerin bu beklentilerle çatıştığı vurgulandı.

ABD'NİN HEDEFLERİ TUTMADI

Derginin giriş yazısında, Washington yönetiminin İran’a karşı başlattığı savaşın arkasında yatan temel motivasyonun, "kötü niyetli bir rejimi zayıflatmak ve nükleer hedefleri engellemek" olduğu ifade edildi.

En iyimser destekçilerine göre bu hamlenin, Amerika’nın petrol akışı üzerindeki mutlak kontrolünü göstererek Çin’in kırılganlığını ortaya koyması ve ABD’nin askeri üstünlüğünü perçinlemesi hedefleniyordu. Ancak çatışmaların üzerinden bir ay geçmesine rağmen, bu mantığın Pekin penceresinden "hatalı ve kibirli" bir yaklaşım olarak görüldüğü belirtildi.

"DÜŞMAN HATA YAPARKEN ASLA MÜDAHALE ETME"

The Economist, hazırladığı kapsamlı dosya için Çinli diplomatlar, akademisyenler ve üst düzey yetkililerle görüşerek Pekin’in stratejisini mercek altına aldı.

Çinli uzmanların neredeyse tamamı, yaşanan savaşı ABD açısından stratejik bir hata olarak nitelendirirken, Pekin’in bu süreçte kasıtlı olarak geri planda kaldığına dikkat çekildi.

ÇİN'DEN NAPOLYON TAKTİĞİ

Analizde, Çin liderliğinin Napolyon’un Austerlitz Muharebesi’nde rakiplerinin hatasını izlerken kullandığı "Düşman hata yaparken asla müdahale etme" prensibiyle hareket ettiği ve ABD’nin Orta Doğu bataklığında zayıflamasını sükunetle takip ettiği kaydedildi.