Usta tamircilerin sır gibi sakladığı yöntem: Araç klimasını anında buz gibi yapmanın yolu

Yaz aylarında güneşin altında adeta bir fırına dönen araçlara binmek çoğu sürücü için kabusa dönüşebiliyor. Araca biner binmez klimayı en son ayarda çalıştırmak en yaygın kurtuluş yolu gibi görünse de, bu hata hem motoru boş yere yoruyor hem de istenilen serinliği sağlamıyor.

Yaz aylarının kavurucu sıcaklarında, güneşin altında beklemiş bir araca binmek adeta kabusa dönüşebiliyor. Sürücülerin ilk tepkisi genellikle klimayı en yüksek ayarda çalıştırmak olsa da, bu yöntem sanıldığının aksine kabini anında soğutmuyor ve motoru gereksiz yere yoruyor. Yıllarını oto sanayiye vermiş usta tamirciler ise araç içini dakikalar hatta saniyeler içinde "buz gibi" yapacak çok daha etkili ve yakıt tasarruflu bir yöntemi tavsiye ediyor.

SICAK HAVAYI DIŞARI ATIN VE KLİMAYI KADEMELİ AÇIN

Uzmanlara göre yapılan en büyük yanlış, araca biner binmez camları kapalı tutup klimayı son seviyeye getirmektir. Bu durum, zaten ısınmış olan hava kanallarındaki sıcak havanın doğrudan yüzünüze çarpmasına neden olur. Bunun yerine, aracı çalıştırdıktan sonra ilk bir dakika boyunca camları yarıya kadar açık bırakarak içeride sıkışan fırın sıcaklığındaki havanın dışarı tahliye edilmesini sağlamalısınız. Camlar açıkken klimayı düşük devirde ve dışarıdan taze hava alacak şekilde çalıştırmak, sistemin rahatlamasını ve soğutma döngüsünün çok daha sağlıklı başlamasını sağlar.

ALTIN KURAL: İÇ SİRKÜLASYON BUTONUNU DOĞRU KULLANIN

Klimanın asıl mucizesi ise ön panelde yer alan ve üzerinde araç içinde dönen bir ok işareti bulunan "iç sirkülasyon" düğmesinde gizli. Kabin içindeki yakıcı hava dışarı atılıp camlar kapatıldıktan hemen sonra mutlaka bu düğmeye basılması gerekiyor. Dışarıdan gelen 35-40 derecelik sıcak havayı sürekli içeri alıp soğutmaya çalışmak klimanın kompresörünü ciddi şekilde yorarken, iç sirkülasyon modu sayesinde klima sadece kabin içindeki giderek soğuyan havayı alıp tekrar tekrar soğutur. Bu basit hava döngüsü, içerideki sıcaklığın kısa sürede buz gibi bir seviyeye ulaşmasını sağlarken motor üzerindeki yükü ve yakıt tüketimini de belirgin oranda düşürür.

IZGARALARI YÜZÜNÜZE DEĞİL TAVANA YÖNLENDİRİN

Tamircilerin dikkat çektiği bir diğer önemli ve az bilinen detay ise havalandırma ızgaralarının yönü. Sürücüler genellikle soğuk havayı doğrudan yüzlerine veya gövdelerine vuracak şekilde ayarlamayı tercih ediyor. Ancak temel fizik kuralları gereği soğuk hava her zaman aşağı doğru çöker. Havalandırma ızgaralarını doğrudan aracın tavanına doğru yönlendirmek, soğuk havanın tüm kabine eşit bir şekilde dağılmasını ve yukarıdan aşağıya doğru süzülerek adeta bir şelale etkisi yaratmasını sağlar. Bu yöntem sayesinde aracın arka koltukları da dahil olmak üzere her noktası eşit hızda ve çok daha konforlu bir şekilde serinler.