Varili 100 doları geçen petrol Türk ekonomisinin kabusu olacak

İngiliz The Telegraph gazetesinde Hürmüz Boğazı krizinin petrol fiyatlarını fırlatmasının Türk ekonomisinin kırılgan yapısına gözleri çevirdiğini yazdı. Analizde artan petrol fiyatları ve potansiyel yeni bir göç dalgasının Ankara’da alarm zillerinin çalmasına neden olduğu yazıldı. Capital Economics analisti Liam Peach, Merkez Bankası’nın Nisan ayında politika faizini %37’den %40’a çıkarması hatta bir "acil faiz artışı" kararı almasını bekleniyor.

İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte bölgedeki askeri hareketlilik artarken, İngiliz medya kuruluşu The Telegraph’tan dikkat çeken bir Türkiye analizi geldi. Türkiye hava sahasında NATO sistemlerince imha edilen füzelerin, Ankara’nın "çatışmanın dışında kalma" stratejisini zorladığı belirtilen haberde asıl tehlikenin ekonominin "yumuşak karnı" olan enerji ve göç başlıklarında yattığı vurgulandı.

Kapıda ENERJİ İTHALATINDA "PETROL ŞOKU" KAPIDA

Türkiye ekonomisi için en büyük risk faktörü olarak yükselen enerji maliyetleri gösteriliyor. Savaşın başlangıcından bu yana petrol fiyatlarında görülen %41’lik artış, doğrudan cari açığı tetikliyor. Uzmanlara göre petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık yükseliş, Türkiye’nin sırtına 7 milyar dolarlık ek yük bindiriyor.

Middle East Institute Uzmanı Gönül Tol, Türk yetkililerin Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikten büyük endişe duyduğunu belirterek, Ankara kulislerinde bir numaralı gündem maddesinin petrol fiyatları olduğunu ifade etti.

MERKEZ'DEN ACİL FAİZ ARTIŞI GELİR Mİ?

Küresel şoka yüksek enflasyon ortamında yakalanan Türkiye için Capital Economics analisti Liam Peach’ten karamsar bir değerlendirme geldi. Peach, "Türkiye bu sürece oldukça dezavantajlı bir konumda girdi" diyerek, enerji maliyetlerinin piyasaya hızla yansıyacağını savundu.

Piyasalarda konuşulan senaryoya göre Brent petrolün 100 doların üzerinde kalıcı olması durumunda, Merkez Bankası’nın Nisan ayında politika faizini %37’den %40’a çıkarması hatta bir "acil faiz artışı" kararı alması bekleniyor.

YENİ BİR GÖÇ DALGASI: 92 MİLYONLUK RİSK

Ekonomik baskıların yanı sıra Ankara’nın en büyük korkularından biri de İran kaynaklı yeni bir sığınmacı krizi. Suriye iç savaşı sonrası 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye için, 92 milyon nüfuslu İran’da yaşanacak bir istikrarsızlık "kabus senaryosu" olarak tanımlanıyor. Özellikle İran’ın kuzeybatısındaki Azeri Türk nüfusunun olası bir göç hareketi, iç siyasetteki dengeleri değiştirebilir.

TİCARET VE TURİZM HATTINDA ÇATLAKLAR

Savaşın yan etkileri sadece enflasyonla sınırlı kalmıyor. Haberde öne çıkan diğer kritik uyarılar ise şunlar:

İhracat Kaybı: Türkiye’nin en büyük pazarlarından biri olan Irak ile ticaret, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık nedeniyle durma noktasına gelebilir.

Turizm Tehdidi: GSYH’nin %12’sini oluşturan turizm sektörü, bölgedeki güvenlik algısının bozulması ve uçuş iptalleri nedeniyle risk altında.

Bölgesel Güvenlik: ABD ve İsrail’in bölgedeki hamlelerinin, Türkiye’nin terörle mücadele ve çözüm süreçlerini sabote edebileceği endişesi hakim.

The Telegraph, tüm bu olumsuz tabloya rağmen, seçmenin ekonomi konusundaki şikayetlerine rağmen muhalefete yönelik tam bir güven duymamasının, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a siyasi bir manevra alanı sağladığını not düştü.