Vatikan, Fahrettin Altun'a yaradı
7 yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olarak görev yapan ve 'muhalefete sansür' tartışmalarının merkezinde yer alan Fahrettin Altun, geçtiğimiz yılın temmuz ayında sürpriz şekilde görevden alınmıştı. mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzası ile Türkiye Cumhuriyeti'nin Vatikan Büyükelçisi olarak görevlendirilmişti. Gözlerden uzak bir şekilde görevini yürüten Altun'un yeni stili dikkat çekti.
2018-2025 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olarak görev yapan ve 'muhalefete yönelik sansür' tartışmalarının merkezinde yer aldığı için iktidarın en tartışmalı figürlerinden biri haline gelen Prof. Dr. Fahrettin Altun, 10 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete ile görevinden alınmış ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı olarak görevlendirilmişti.
Altun'un son derece önemli bir görevden, çok daha pasif bir pozisyona çekilmesi 'iktidar içi mücadelenin kaybedeni oldu' tartışmalarına neden olurken, bu yılın mart ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın imzasıyla yayımlanan atama kararlarında Altun, Türkiye Cumhuriyeti'nin Vatikan Büyükelçisi olarak görevlendirildi.
500 ila 800 kişi arasında değişen nüfusu ile Dünyanın en küçük ülkesi olarak bilinen Vatikan'da gözlerden uzak şekilde görev yürüten Altun'un yeni tarzı sosyal medyada da tartışmalara yol açtı.
VATİKAN HAVASI ALTUN'A YARADI
Saçlarını uzatan ve tarzında değişikliğe giden Altun, Roma'daki Caritá Politica laik cemaat hareketinin etkinliğinde konuştu.
İletişim Başkanı olarak görev yaptığı süreçte 'kutuplaştırıcı' açıklamaları ile tanınan Altun, bu kez son derece 'ılımlı' mesajlar vererek, diplomasinin 'ötekinin' varlığını tanımaktan geçtiğini söyledi.
Radikal kimlik siyasetine karşı olduğunu söyleyen Altun, Papa 10. Pius'tan alıntı yaparak şöyle konuştu:
Altun, sözlerini, “Bir yandan çok güçlü, tek tipleştirici bir küresel kültürümüz var. Öte yandan, radikal kimlik siyasetinin farklı biçimlerine sahibiz. Ama üçüncü bir yola ihtiyacımız var: Tek tip olmadan topluluk olmak. Düşmanlık olmadan farklılıklar... Dışlama olmadan kimlikler...” şeklinde sürdürdü. Papa 10. Pius’un “İnsan olmak ne demek” sözlerini anımsatan Altun, “Birbirimize ne borçluyuz? Adalet nedir? Özgürlük nedir? Gerçek nedir? Ve sonuç nedir? Bir hayatı anlamlı kılan nedir? Teknoloji bu soruları bizim için cevaplayabilir mi? Hayır. Piyasalar cevaplayamaz. Güç cevap veremez. Bunlar felsefe, etik ve dini gerektiren sorulardır. Bayanlar ve baylar, din ve diplomasinin bugün dünyaya bunları sunabileceğine inanıyorum. İnsanlar kendi başına değerli bir şekilde yaratılmamıştır. İnsanlığımız, başkalarına karşı sorumluluk yoluyla anlamlı hale gelir. Ve barış tam olarak o noktada başlar” dedi.