Vergisini ödeyen herkesi ilgilendiriyor: Cebimizdeki paranın gittiği yer belli oldu!

Vatandaştan toplanan her 100 liralık verginin 26 lirası doğrudan faiz harcamalarına aktarılırken, bütçedeki toplam faiz yükünün ağustos ayı sonunda 2 trilyon lirayı aşması bekleniyor. Ekonomist Deniz Eresen bütçe hedeflerindeki sapma riskleri ve artan maliyetler nedeniyle KDV ve ÖTV başta olmak üzere yeni vergi artışlarının gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.

Ocak-Nisan dönemine ilişkin bütçe verilerinin açıklanmasının ardından gözler şimdi 20 Haziran'da duyurulacak Mayıs ayı bütçe sonuçlarına çevrildi.

Yılın ilk dört ayında merkezi yönetim bütçesinden yapılan faiz ödemeleri 1 trilyon 130 milyar liraya ulaşırken, uzmanlar yılın geri kalanına ilişkin tabloya dikkat çekiyor.

Merkezi yönetim bütçesinin en büyük harcama kalemlerinden biri haline gelen faiz giderleri, kamu maliyesinin sürdürülebilirliği açısından da tartışmaları beraberinde getiriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Deniz Eresen, vergi gelirleri ile faiz ödemeleri arasındaki ilişkiye dikkat çekerek çarpıcı hesaplamalar paylaştı.

"HER 100 LİRALIK VERGİNİN 26 LİRASI FAİZE GİDİYOR"

Yılın ilk dört ayına ilişkin verilerin netleştiğini belirten Eresen, "Ocak-Nisan döneminde toplam 4 trilyon 370 milyar liralık vergi tahsilatı yapıldı. Aynı dönemdeki faiz ödemeleri dikkate alındığında, vatandaşın ödediği her 100 liralık verginin yaklaşık 26 lirası faiz giderlerine aktarılıyor. Bu oldukça yüksek bir oran. Geçmiş dönemlerle karşılaştırıldığında da faiz yükündeki artış trendi dikkat çekiyor" dedi.

Mayıs ayında yaklaşık 240 milyar liralık faiz ödemesi gerçekleşmesini beklediklerini ifade eden Eresen, bu tahminin gerçekleşmesi halinde yılın ilk beş ayında toplam faiz giderinin 1 trilyon 370 milyar liraya ulaşacağını söyledi.

"AĞUSTOS SONUNDA 2 TRİLYONLİRAYI AŞABİLİR"

Asıl dikkat edilmesi gereken unsurun Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı Haziran-Ağustos dönemi borçlanma programı olduğunu vurgulayan Eresen, şunları söyledi:

"Haziran-Ağustos dönemine ilişkin borçlanma stratejisi ve ödeme takvimi kamuoyuyla paylaşılmış durumda. Buna göre haziran ayında 189,7 milyar lira, temmuz ayında 300,6 milyar lira ve ağustos ayında 159,5 milyar lira iç ve dış borç faiz ödemesi yapılacak.

Bu rakamlar dikkate alındığında, ağustos ayı sonunda yılın ilk sekiz ayında ödenen toplam faiz tutarı 2 trilyon 20 milyar liraya ulaşacak. Bu rakamın altına inmek zor görünüyor. Aksine, ekonomik gelişmelere bağlı olarak daha da yukarı çıkması ihtimali bulunuyor."

"BÜTÇE HEDEFLERİNDE SAPMA RİSKİ VAR"

Hükümet kanadından da bütçe hedeflerine ilişkin uyarılar geldiğini hatırlatan Eresen, "Son dönemde hem Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hem de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl bütçe hedeflerinde negatif sapmalar yaşanabileceğine işaret etti.

Faiz dışı fazla tarafında olumlu gelişmeler olsa da bütçe açığı ve gelir performansı açısından hedeflerden uzaklaşılması söz konusu olabilir. Bu durum da ilave borçlanma ihtiyacını beraberinde getirecektir. Daha fazla borçlanma ise daha yüksek faiz yükü anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.

"VERGİ ARTIŞLARI GÜNDEME GELEBİLİR"

Yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini de paylaşan Eresen, küresel gelişmelerin bütçe üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

"Özellikle İran kaynaklı jeopolitik gerilimler enerji fiyatlarında ciddi yükselişlere neden oldu. Petrol fiyatlarındaki artışın küresel enflasyonu yukarı taşıması, Türkiye'de de memur ve emekli maaşlarının planlanandan daha yüksek oranlarda artırılmasına yol açabilir. Bu da bütçe üzerinde ilave yük oluşturacaktır.

Diğer taraftan borçlanma maliyetleri de beklentilerin üzerinde seyrediyor. Bu durum mevcut bütçe planlamasını zorlayan bir başka unsur haline geldi.

Sonbahar aylarında olası bir seçim gündeminin ortaya çıkması ve seçim ekonomisine geçilmesi halinde bütçe dengelerini sağlıklı şekilde analiz etmek daha da zorlaşacaktır.

Seçim ihtimali gündeme gelmese bile artan bütçe maliyetlerinin finansmanı amacıyla başta KDV ve ÖTV olmak üzere bazı vergi kalemlerinde yeni düzenlemeler ya da oran artışları gündeme gelebilir."