Maden şirketlerinin 'hilesi' kamunun 92 milyar dolarını götürdü
The Guardian analizi, fosil yakıt ve madencilik şirketlerinin eyaletlerden 92 milyar dolar kamu parası kazandığını ve giderek artan sayıda davanın finansal spekülatörler tarafından desteklendiğini buldu.
The Guardian, finansal spekülatörlerin çevre yasaları ve karları etkileyen diğer düzenlemeler nedeniyle hükümetlere karşı açılan giderek artan sayıda davaya yatırım yaptığını ve genellikle kazançlı ödüller elde ettiğini buldu.
Uzun bir süre boyunca, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki dava finansmanları öncelikle araba kazaları ve istihdam talepleri alanında gelişti.
"Sizin hatanız olmayan bir kaza mı geçirdiniz?"
İşte bu soru sektörün billboard sloganıydı ve herhangi bir ödemeden pay karşılığında davaları finanse etmeyi teklif ediyordu. Ancak şimdi sektör çok daha büyük bir oyun alanı buldu: şirketlerin hükümetlere karşı başlattığı ve iddiaların onlarca milyar dolara kadar çıkabildiği büyük tahkim davalarını finanse etmek.
Bu davalar, şirketlerin karlarına zarar veren eylemler için ülkeleri dava etmelerine izin veren yatırımcı-devlet uyuşmazlık çözümü (ISDS) adı verilen ve en önemlisi de az bilinen bir uluslararası hukuk alanı kapsamında.
ISDS NEDİR VE NASIL ÇALIŞIR?
Dava fon sağlayıcılarının karşı dava riskiyle karşılaşmaması ve potansiyel ödüllerin artık ortalama 200 milyon doları aşmasıyla, hukukçular sistemin hedge fonları ve uzman finansörler için bir "kumarbaz cenneti" haline geldiği konusunda uyarıyor.
Dünyanın en büyük dava finansmanı firması olan Burford Capital, aksi takdirde yasal işlem yapmaya gücü yetmeyen davacıları destekleyerek adalete erişim sağladığını söylüyor.
Ama sektör içinde tartışma da büyüyor: Örneğin üçüncü taraf fonlamasının savunucuları, bu ve bu tip davaların adalete erişimi artırdığını söylüyor ancak davalarda karar veren hakemler de dahil olmak üzere eleştirmenler, üçüncü taraf fonlama artışının kamuya muazzam bir maliyete neden olduğunu ve potansiyel olarak anlamsız davaları körüklediğine dair endişelerini dile getiriyor.
PASTADAN EN KÜÇÜK PAY MADENCİLİK ŞİRKETLERİNE
Hükümetlere karşı açılan bin 400'den fazla davayı analiz eden bir Guardian araştırması, ISDS davalarının çok daha yaygın ve kazançlı hale geldiğini buldu. ISDS mahkemeleri aracılığıyla firmalara 120 milyar dolardan fazla kamu parası verildi; bunların arasında en az 84 milyar dolar fosil yakıt şirketlerine ve 7,8 milyar dolar madencilik şirketlerine verildi.
DAVALARIN %31'İNDE ÖDEMELER AÇIKLANMIYOR
Gerçek rakamların çok daha yüksek olması muhtemel çünkü şirketler genellikle aldıkları ödemelerin büyüklüğünü açıklamazlar. The Guardian, ödeme veya uzlaşma yapılan vakaların %31'inde ödülün büyüklüğünün açıklanmadığını buldu.
Bu vakalar, nihai ödülün bir payı karşılığında yasal işlemi, finansal olarak destekleyen hedge fonları ve diğer yatırımcılar için giderek daha popüler bir yatırım sınıfı haline getirdi. The Guardian, üçüncü taraflarca desteklenen en az 75 ISDS vakası tespit etti, ancak bunun da önemli ölçüde düşük bir tahmin olması muhtemel: birçok anlaşma, vakaların üçüncü taraflarca finanse edilmesini açıklama zorunluluğu içermez ve en büyük uyuşmazlık organı bile açıklamayı ancak 2022'de talep etmeye başladı. 2022'den öncesini düşünmek bile zor...
Üçüncü taraflarca finanse edilen tüm vakaların yarısı ABD, İngiltere veya Kanada'dan yatırımcılar tarafından başlatıldı ve %50'den fazlası fosil yakıtlar veya madencilikle ilgili vakalardı. En büyük uluslararası hukuk ve tahkim veritabanına erişimi olan bir yasal istihbarat platformu olan Jus Mundi tarafından sağlanan verilerin Guardian tarafından analizine göre, vakaların dörtte üçünden fazlası gelişmekte olan ülkelere karşıydı.
The Guardian ISDS VAKALARINI NASIL ANALİZ ETTİ?
Üçüncü tarafça finanse edilen vakalara örnek olarak, yan kuruluş Bolivya'nın çoğunlukla yerli toplulukların yaşadığı bir bölgesinde madencilik imtiyazları satın alan Bermuda şirketi South American Silver verilebilir.
Şirket 2010 yılında koruma altındaki bakir coğrafyayı kirletmek ve topluluk üyelerini tehdit etmekle suçlandı ve Bolivya hükümeti imtiyazları iptal etti. Hükümet madencilik şirketine 18,7 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kaldı.
VE DİĞER ÖRNEKLER...
Dünyanın en büyük gümüş, indiyum ve galyum rezervlerinden biri olan Malku Khota madeni. South American Silver, Bolivya'nın 2012'de imtiyazını iptal etmesinin ardından milyonlarca dolar tazminat kazandı.
Başka bir davada, Meksika hükümeti, yerel protestocu madencilerin ablukasını dağıtamadığı için Kanadalı bir madencilik şirketi olan Silver Bull tarafından 408 milyon dolarlık tazminat için dava edildi. Bu davanın ise ekim ayında başlaması bekleniyor.
Bu yıl, dünyanın en büyük dava finansmanı şirketi olan Burford Capital, bir madencilik şirketinin dünyanın en büyük nadir toprak mineral yataklarından birinin geliştirilmesini fiilen sona erdirdiğini iddia ettiği bir uranyum madenciliği yasağının etkisi nedeniyle Grönland'a karşı bir davayı destekliyor. Grönland, bu (mevcut) durumda, madenciliğin devam etmesine izin vermek veya 11,5 milyar dolar tazminat ödemek zorunda kalacak.
Toksik atık korkusuyla Grönland uranyum madenciliğini sonlandırdı. Şimdi, yeniden başlamaya veya 11 milyar dolar ödemeye zorlanabilirler. ISDS sistemi içinde çalışanlar, davaları karara bağlayan hakemler de dahil olmak üzere, giderek daha fazla endişe dile getiriyor.
Uluslararası bir avukat ve ISDS hakemi olan Muthucumaraswamy Sornarajah, üçüncü taraf fonlamasının ISDS'yi "büyük bir iş" haline getirdiğine inanıyor. Davacı için davayı kaybetme riskinin "ortadan kalkması" nedeniyle daha fazla dava açılmasının muhtemel olduğunu söylüyor:
- Bu, çoğu gelişmekte olan ülkelerden oluşan davalı devletlerin, üçüncü taraf fonlamasıyla getirilen anlamsız davaları savunmanın maliyetiyle yüzleşmek zorunda kalacağı anlamına gelir.
Sornarajah, artan yasal ücretler ve üçüncü taraf finansmanının birleşiminin aslında "ISDS sonucunda elde edilebilecek işin veya kârın boyutunun oldukça büyük" olduğu anlamına geldiğini söyledi.
Uluslararası alanda, dava finansmanı sektörü 2024'te 17,5 milyar dolar değerle patlama yaşıyor. Üçüncü taraf finansmanının destekçileri genellikle katılımlarının adalet sistemini daha erişilebilir hale getirdiğini savunuyor.
MÜVEKKİLLERİN %93'Ü GETİRİ SAĞLADI
Dünyanın en büyük dava finansmanı sağlayıcısı olan Burford Capital'in CEO'su ve kurucu ortağı Christopher Bogart, üçüncü taraf finansmanının, aksi takdirde yasal işlem yapamayacak davacıları destekleyerek adalete erişim sağlamada önemli bir rol oynadığını söyledi. Burford Capital, The Guardian'a konuşan tek üçüncü taraf finansman firmasıydı. Şirket, Eylül 2024 itibarıyla sonuçlanan davaların %93'ünün müvekkiller için getiri sağladığını söyledi.
Şirket bir bildiride, "Hukuki finans, bir inceleme işlevi sağlar ve asılsız davaları ayıklar: yalnızca müvekkillerimiz davalarını kazandığında ödeme alırız - fonladığımız davalar kaybederse, paramızın %100'ünü kaybederiz" dedi.
Bogart şunları ekledi: "ISDS'nin diğer birçok dava alanından daha yüksek potansiyelli veya kazançlı olduğunu düşünmüyorum."
Ancak eleştirmenler, üçüncü taraf davaların artışının spekülatif davaların büyümesini yönlendirdiği konusunda uyarıyor. Columbia Sürdürülebilir Yatırım Merkezi müdürü Lisa Sachs şunları söyledi:
- Üçüncü taraf fonlaması, yatırımcıların bilançolarından taleplerini takip etmelerini sağlıyor veya teşvik ediyor ve zayıf veya spekülatif talepler getirmenin önündeki önemli bir caydırıcıyı ortadan kaldırıyor. Dava fon sağlayıcıları, yatırımlarından getiri elde etmek için bir fırsat olarak davaları arar ve bunlara yatırım yapar, bazen de daha fazla dava açmak için mali çıkarı olan hukuk firmalarıyla ortaklık kurar. Bu dinamik, daha geniş kamu yararı veya davaların meşruiyeti ne olursa olsun daha fazla tahkime teşvik eder.
Ancak Burford şunları söyledi: “Kötü veya anlamsız davaları seçersek işimiz biter ve iş zorunluluğu yatırımlarımızda oldukça seçici olmamızı ve kazanan davaları desteklememizi gerektirir. Aksi takdirde adaleti arayamayacak olan işletmeleri güçlendiriyoruz.”
'KUMARBAZLAR NİRVANASI'
Şu anda, hakemler üçüncü taraf fon sağlayıcılarını, bir hükümetin yasal masraflarını karşılamaya zorlayarak mali olarak cezalandıramıyor. Ancak bazıları bunun değişmesi gerektiğini düşünüyor. Teinver - Argentina davası hakkında yorum yapan hakemlerden biri olan Kamal Hossain, muhalif görüşünde, "üçüncü taraf fon sağlayıcılarının yatırımcı-devlet anlaşmazlık çözümlerini (bu fon sağlayıcılarına karşı masraf ödülleri verme olasılığı olmadan) finansal spekülasyon aracı olarak kullanmalarına izin vererek bir 'kumarbazlar nirvanası' yaratmanın son derece sorunlu olduğunu" söyledi.
"Mahkemelerin üçüncü taraf fon sağlayıcılarına karşı masraf ödülleri verememesi gerçek ve ciddi bir sorun ve önceki davalardaki hakemlerin dikkatini çekiyor" dedi. "Onların dahil olması, yargılamanın masraflarına eklenebilir. Bu nedenle, ilke olarak, bir mahkeme üçüncü taraf fon sağlayıcısına karşı masraf emri verebilmeli!"
'DAHA DERİN, DAHA KAZANÇLI BİR ÇUKUR'
ABD merkezli Odyssey Marine Exploration, çevresel gerekçelerle deniz tabanında madencilik yapma izni reddedildikten sonra Meksika devletinden 37,1 milyon dolar tazminat kazandı. Meksika'ya karşı açılan Odyssey Marine Exploration davasında yakın zamanda verilen muhalif görüşte, hakemlerden biri olan Prof. Philippe Sands, davacının biriktirdiği 21 milyon doları aşan "dudak uçuklatan" maliyetleri vurguladı ve bunun yarısının üçüncü taraf fonlamasıyla karşılandığını belirtti. Çünkü yatırımcıların toplam maliyeti, iddiayı savunmak için hükümetin yaklaşık 10 katıydı.
Daha sonraki bir konferansta Sands, ISDS dünyasında üçüncü taraf finansmanının daha geniş bir sorununu gündeme getirerek şunları söyledi:
- Düzenlemelerin bir tür çiçeklenmeyi sağlamaya yardımcı olduğu söylenebilir: Avukatlar için daha fazla ücret, hakemler için daha fazla dava ve tümümüzün dalabileceği daha derin, daha geniş ve daha kazançlı bir çukur" dedi.
*** Haber The Guardian analizinin çevirisidir.