Yeni aldığı evle dünyası başına yıkıldı

Tarihi bir evi satın alan mülk sahibi, tavan arasında yaptığı inceleme sırasında mevcut yapının içinde korkunç bir gerçekle karşılaştı.

Satın aldığı binanın geçmişte dükkan olarak kullanıldığını, ardından kiliseye dönüştürüldüğünü bilen ev sahibi, çatı katında gerçekleştirdiği rutin kontrol sırasında beklenmedik bir keşfe imza attı. Tavan arasındaki küçük bir açıklıktan ilerleyen mülk sahibi, modern binanın içine hapsedilmiş, geçmiş döneme ait tam teşekküllü gizli bir daire buldu. Mülk sahibi, eski sahiplerin yıkım maliyetinden kaçınmak için mevcut yapıyı yıkmak yerine, yeni binayı eski konutun etrafına inşa ettiklerini ifade etti.

ÇATI KATINDA GİZLİ BİR YAŞAM ALANI

"Korkunç ev" olarak nitelendirilen bu keşif, geniş bir oturma odası, iki yatak odası ve bir banyodan oluşuyor. Odaların büyük bir kısmı boş olsa da, içeride geçmiş dönemlere ait bir gardırop, eski bir şapka, tuvalet ve lavabo gibi kişisel eşyalar saptandı. Yılların biriktirdiği toz ve örümcek ağlarıyla kaplı olan bu gizli bölmede zamanın adeta durduğunu belirten ev sahibi, bulduğu eski gazete kupürleri üzerinden yapının tam olarak hangi yıla ait olduğunu saptamaya çalışıyor.

MODERN YALITIMIN ALTINDAKİ PARKE DÖŞEME

Keşif sırasında mülk sahibini en çok şaşırtan teknik detay ise zemin yapısı oldu. Standart bir tavan arası kiriş çerçevesi bekleyen kullanıcı, modern yalıtım tabakasının altına gizlenmiş gerçek parke döşemelerle karşılaştı. Bu durum, üst kattaki bu bölümün bir dönem aktif bir konut olarak kullanıldığını ve daha sonra yalıtım malzemeleriyle kapatılarak unutturulduğunu kanıtladı.

GAYRİMENKULÜN GEÇMİŞİ TARTIŞMA YARATTI

Keşfin sosyal medyada paylaşılmasının ardından kullanıcılar, mülkün geçmişine dair güvenlik ve "hayalet" temalı spekülasyonlarda bulunarak evin hızlıca satılması yönünde görüş bildirdi. Ancak ev sahibi, binanın dükkandan kiliseye evrilen mimari dönüşüm sürecini belgelemek adına araştırmalarına devam edeceğini bildirdi. Bina içerisindeki bu katmanlı yapının, geçmişteki mimari pratiklerin bir sonucu olduğu değerlendiriliyor.