Yeni bayramımız hayırlı olsun!

Sevgili okurlarım vallahi son derece şanslı bir ülkeyiz. Bayram üstüne bayram, tatil üstüne tatiller yapıyoruz. İnanılır gibi değil!

Biliyorsunuz, düne kadar dört adet ulusal bayram günümüz vardı. Gerçi AKP iktidarı bunların kutlanmasını kendisi için bir angarya olarak görürdü ama milletin coşkusuyla bunlar yine de kutlanırdı.

AKP niçin hoşlanmaz bunlardan?..

Çünkü her birinde Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası var... Çünkü bayramlarımızda hep o büyük Başkomutan var.

19 Mayıs 1919, 23 Nisan 1920, 30 Ağustos 1922 ve 29 Ekim 1923.

★★★

AKP-MHP iktidarı şimdi yeni bir ulusal bayram yaratma çabasında.

Bu, bizler açısından elbette ki çok büyük bir eksiklikti! Her zaman düşünür ve derdik ki “Keşke bir bayramımız daha olsa, onu da doya doya kutlasak!..”

İki büyük devlet adamımız, dünya lideri Recep Tayyip’le birlikte Türk milliyetçisi Devlet Bahçeli bu eksikliği gördüler ve beşinci bir bayramın oluşması için canla başla çalışmaya koyuldular.

Bu ne olabilirdi!

Çok düşündüler ve yeni bir bayram adayı bulma sürecini başlattılar...

Ve dört dörtlük bir tarih daha yarattılar!

26 Ağustos 1071... Malazgirt Zaferinin 955. yılına denk geliyormuş!

Bundan daha iyisinin olmayacağı belliydi. Birkaç yıl önceden başlayarak Malazgirt Zaferinin kutlamalarına başladılar.

★★★

Ancak onların kutlamaları ‘saraysız’ olamazdı, mümkün değildi. Onlara yakışmazdı. O halde karar verdiler, önce Van Gölü kıyısındaki Ahlat’ta bir saray yaptırdılar.

Sonra her yıldönümünde oralardaki boş araziye bindirilmiş kıtalarını toplayıp siyasi miting düzenlediler. Getirilen herkese Türk bayrağı, su ve kumanya veriliyor, yol parası alınmıyordu.

Peki, bu konuda yapılan harcamalar nereden karşılanıyordu?

Size ne, her şeyi merak etmeyin lütfen!

Size hesap mı verecekler yani!

★★★

Malazgirt mitingini önceki gün televizyon ekranlarından canlı yayınlarda izlemiş olmanızı dilerim...

Recep Tayyip yine kürsüde nutuk atıyor, yanında Devlet Bahçeli yer alıyor.

Bütün kabine orada alkış tutuyor...

Sarayın çevresi siyah renkli Mercedes, Audi gibi makam araçlarıyla dolmuş taşıyor.

Hemen yakındaki araziye otağlar kurulmuş.

Okçuluk ve cirit atma yarışları yapılıyor. Her yerde Osmanlı askeri giysili yeniçeriler dolanıyor!

Gözlerim bu işlerin organizatörü olan babasının oğlu Bilal’i arıyor ama göremiyorum.

Bilal deyip geçmeyin, o çok güçlü biri! Size şimdiden söylüyorum, önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde babasının yerine aday gösterildiği takdirde sakın şaşırmayın!

Çok değerli bir vatan evladıdır, her şeyi hak eder!

★★★

Ancak gözlerim bir kişiyi daha arıyor...

KK! (Kemal Kılıçdaroğlu ve onun tayfaları.)

AKP-MHP ikilisinin son stepnesi, dayanacağı bastonu.

Miting alanına bakıyorum, bir yerlerde asılı Filistin bayrakları.

Filistin’in ne işi var oralarda? Geçmişte bizim en zor gönlerimizde bile onlar bize şu kadarcık yardım sağlamış mı, katkıda bulunmuş mu?

★★★

Sevgili okurlarım, önceki gün milletçe tanık olduğumuz bu miting ve Malazgirt kutlamaları sanırım sadece bir şaka idi...

Çünkü hiçbir ciddi devlet böyle bir gösteri yapmaya kalkışmazdı. Nedenini de hemen söyleyeyim...

26 Ağustos aynı zamanda 1922 yılındaki Büyük Taarruz’un başlangıç tarihi. Onu izleyen 30 Ağustos ise bizim için bir zafer günü.

Ama bizi yönetenler kendilerince bir cingözlük yapıp 30 Ağustos’u Malazgirt’in altına çekip tarihten silmeye ya da millete unutturmaya kalkışıyorlar.

Eğer bu söylediklerim gerçek değilse, o takdirde önümüzdeki Pazar günü kabinelerini Afyon’da toplasınlar, orada bir miting düzenleyip Atatürk’ü ansınlar da görelim bakalım.

Üstelik şimdi kabinede Genelkurmay eski başkanı Yaşar Güler de Milli Savunma Bakanı olarak görevli.

Ötekiler bunları düşünmüyor ya da kasıtlı olarak geçiştiriyor diyelim, Yaşar Paşa acaba ne yapıyor? Recep Tayyip’i uyarmak aklına gelmiyor mu?

Sen 40 yıl bu orduya hizmet verip en üst makama çıkmışsın.

Siyaset uğruna kendi ilkelerinden nasıl ödün veriyorsun?

Yakışıyor mu?

Daha başka ne diyeyim efendim, elimden bu kadarı geliyor!

Yazarın Diğer Yazıları