Yeni nesil Türk çetesinden Alman savcıya suikast planı!
Kamuoyunda 'Casperlar' olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında kritik detaylar ortaya çıktı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutuklamaya sevk yazısına göre kırmızı bültenle aranan Casperlar’ın lideri ‘Hamuş’ lakaplı İsmail Atız'ın Almanya’da uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı Türkleri tutuklayan savcıya silahlı saldırı düzenleteceği ihbarı alındı. Gözaltına alınan 7'si polis 14 şüpheli tutuklandı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılar, sağlık kontrollerinin ardından Bakırköy Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından 18 şüpheliden 17'si tutuklama, 1 şüpheli ise adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine çıkarıldı. Mahkeme 7'si polis 14 şüpheliyi tutuklarken zanlılardan 4'ü hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
SAVCILIĞIN SEVK YAZISINDA DİKKAT ÇEKEN DETAY
Savcılığın sevk yazısında, kırmızı bültenle aranan suç örgütü elebaşı İsmail Atız’ın 3 Temmuz 2025’te Almanya’da yakalandığı, 7 Temmuz 2025’te ise serbest bırakıldığı hatırlatıldı. Yazıda, Atız’ın tahliyesinin ardından Almanya’da uyuşturucu ticareti bağlantısıyla Türk kökenli kişileri tutuklayan farklı bir savcıya yönelik silahlı saldırı düzenletebileceği yönünde ihbar alındığı belirtildi.
ALMAN SAVCIYA SUİKAST İDDİASI
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan tutuklamaya sevk yazısına göre, kırmızı bültenle aranan ve “Hamuş” lakabıyla bilinen Casperlar çetesinin lideri İsmail Atız, 3 Temmuz 2025’te Almanya’da yakalandı. Ancak dört gün sonra serbest bırakılan Atız’ın İtalya’ya geçtiği ve Almanya’da uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı Türkleri tutuklayan savcıya yönelik silahlı saldırı planladığına dair bir ihbar alındığı belirtildi.
Bu ihbar üzerine savcının ikametine yakın bölgede, Atız ile birlikte hareket ettiği öne sürülen ve “Hamuş” kod adıyla anılan Güven Şeren 27 Temmuz 2025’te Almanya’da gözaltına alındı. Şeren’in üzerinde ele geçirilen dijital materyallerde yapılan incelemede, dikkat çekici bulgulara ulaşıldı.
Alman adli makamlarının tespitlerine göre, Atız gözaltına alınmadan iki gün önce Şeren’e Polis Bilgi Sistemi (PolNet) üzerinden yapılan sorgu sonucunu gönderdi. Bu bilginin Almanya tarafından Türkiye’ye iletildiği aktarıldı. Sevk yazısında, Şeren’in kimlik numarasının 25 Temmuz 2025’te PolNet üzerinden sorgulandığı ve sorgulamayı yapan polis memurunun A.A. olduğunun belirlendiği ifade edildi.
Ayrıca söz konusu sorgunun yapıldığı gün, polis memuru A.A.’nın banka hesabına şüpheli Serkan Cemal Güney tarafından 3 bin lira gönderildiği iddia edildi. Tüm bu gelişmeler, soruşturmanın uluslararası boyutta genişletildiğini ve dijital delillerin kritik rol oynadığını ortaya koydu.
ÖRGÜTE PARA AKTARDIĞI İDDİA EDİLDİ
Ayrıca, Serkan Cemal Güney’in elebaşılığını, İbrahim Tankoş’un ise yöneticiliğini yaptığı ayrı bir yapılanmanın bulunduğu, Güney’in kamu görevlileri ve suç örgütü bağlantıları aracılığıyla örgütüne yasa dışı para aktardığı iddia edildi. Sevk yazısında, S.A. isimli kişinin İstanbul Havalimanı’nda gümrük muhafaza memuru olarak görev yaptığı, Sao Paulo’dan gelen bazı kişilerin yanlarında uyuşturucu madde getirecekleri ve bu maddelerin uçuş sonrasında S.A. tarafından teslim alınarak ülkeye sokulacağının anlaşıldığı tespitine yer verildi. Şüpheli Güney’in, Bakırköy Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yapan E.B.’ye iki kişi hakkında kırmızı bülten çıkarılıp çıkarılmadığını sorgulattığı, Tankoş’un ise Güney’in talebi üzerine bir kişinin kimlik numarasını polis memuru E.Ç.’den temin ettiği öne sürüldü. Savcılık değerlendirmesinde, Serkan Cemal Güney liderliğinde kurulduğu belirtilen suç örgütünün, uyuşturucu ticareti dışında farklı alanlarda görev yapan kamu görevlilerinden bilgi temin ederek finans sağladığı ve bu yolla yasa dışı gelir elde ettiği ifade edildi.
BİLGİLER EMNİYETTEN SIZDIRILDI
Dosyada, Bakırköy Adliyesi’nde görev yapan bir zabıt katibi aracılığıyla bazı kişiler hakkında kırmızı bülten sorgulaması yaptırıldığı, kimlik bilgilerinin ise görevli polis memurları üzerinden temin edildiği öne sürüldü. Öte yandan, uluslararası suç örgütleri tarafından uyuşturucu ticareti ve yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığı belirtilen, Europol tarafından çözümlenen 'SKY' adlı şifreli mesajlaşma uygulamasına ait verilerin de soruşturma dosyasına girdiği aktarıldı. Türkiye bağlantılı yazışmaların bazı polis memurları tarafından örgüt yöneticilerine sızdırıldığı değerlendirildi.