Yerin tam 430 metre altına gizlediler, insanlar hazine sanıp kazmasın diye ormana dönüştürecekler
Olkiluoto Adası'nda tam 1.9 milyar yıldır hiç bozulmayan kanın 430 metre derinliğinde gizemli bir tünel var, bu tünele 100 bin yıl ölümsüz kalacak nükleer atık gömülecek, insanlar kazmasın diye de ormana dönüştürülecek. İşte nedeni...
Finlandiya'nın batı kıyısındaki Olkiluoto Adası'nda, tam 1,9 milyar yıldır neredeyse hiç bozulmadan duran devasa bir ana kayanın kalbine doğru, 430 metre derinliğinde gizemli bir tünel uzanıyor. "Onkalo" (Gizli Yer) adı verilen bu tesis, insanlık tarihinin en sıra dışı ve en uzun vadeli mühendislik projesine ev sahipliği yapıyor.
Onkalo’yu benzersiz kılan şey sadece derinliği değil; içine gömülecek nükleer atıkların tam 100.000 yıl boyunca ölümcül kalacak olması. Kaydedilmiş insanlık tarihinin bile yaklaşık 5.000 yıl (yani bu sürenin 20'de biri) olduğu düşünüldüğünde, Onkalo sıradan bir mühendislik projesi değil; zamana karşı verilmiş felsefi bir meydan okuma.
Onkalo nasıl çalışıyor? 4 katmanlı kusursuz zırh
Ülkenin nükleer reaktörlerini işleten iki dev enerji şirketinin ortak mülkiyetindeki Posiva tarafından işletilen tesiste, reaktörlerden çıkan kullanılmış ölümcül yakıtlar doğaya sızmayacak şekilde izole edilecek. Sistem, doğanın ve bilimin sunduğu 4 temel bariyere dayanıyor:
Bakır kapsüller: Kullanılmış nükleer yakıtlar, korozyona son derece dayanıklı dev bakır kapların içine kapatılacak.
Bentonit kili: Bu bakır kaplar, sızdırmazlık özelliği yüksek olan bentonit kili tamponlarıyla sarılacak.
Granit çukurlar: Kil korumalı kaplar, tünel sisteminin tabanındaki sert granite açılan özel depolama çukurlarına yerleştirilecek.
Fennoskandiya kalkanı (Ana Kaya): En dıştaki devasa zırh ise ana kayanın kendisi. Olkiluoto’nun jeolojik yapısı, gezegenin en yaşlı ve en istikrarlı kıtasal kabuk parçalarından biri. Bölgede milyonlarca yıldır tektonik (deprem) aktivite yaşanmadığı gibi, derinlerdeki yeraltı suyunun kimyasal yapısı bakırın paslanmasını/aşınmasını neredeyse tamamen durduruyor.
Geleceğin insanlarını nasıl uyaracağız?
Onkalo öyküsünün tüm dünyada en çok dikkat çeken ve üzerine makaleler yazılan kısmı mühendisliği değil, felsefi tasarımı. Plan şu: Tesis tamamen dolduğunda tüneller mühürlenecek, yüzey eski haline getirilecek ve altında ne olduğunu gösteren hiçbir işaret bırakılmayacak.
Dünya genelinde uzun vadeli atık depolama konusunda iki farklı ekol yarışıyor:
ABD Ekolü (Uyar ve Korkut): Amerika Birleşik Devletleri, New Mexico’daki atık tesisi için dilbilimciler ve antropologlarla çalışarak; bölgeye devasa granit sivri uçlar dikmeyi, düşmanca bir mimari inşa etmeyi ve yüzlerce dilde piktogramlar (uyarı sembolleri) yerleştirmeyi planlamıştı.
Finlandiya Ekolü (Gizle ve Unuttur): Finlandiya ise bu çabaların sorunu çözmek yerine daha çok dikkat çekeceğine inanıyor. Finli yetkililere göre: 100.000 yıl, hiçbir dilin, sembolün veya kültürün hayatta kalamayacağı kadar uzun bir süredir. Piramitler yağmalandı, mezar höyükleri kazıldı. "Burayı kazmayın" yazan dev bir anıt, binlerce yıl sonraki insanlar için "Burada çok değerli bir hazine saklı" tabelasına dönüşecektir. Bu yüzden en güvenli yol, deponun üzerini sıradan bir ormana dönüştürmek ve konumun aktif insan hafızasından tamamen silinmesine izin vermektir.
100.000 yıl gerçekte ne anlama geliyor?
Bu devasa süre rastgele seçilmedi. Finlandiya Radyasyon ve Nükleer Güvenlik Kurumu (STUK) standartlarına göre; atıkların radyoaktif bozunma ömrü incelendiğinde, radyasyon dozunun doğal arka plan radyasyonu seviyesine (yani tehlikesiz sınıra) inmesi tam 100.000 yıl sürüyor.
İnsanlığın en eski sürekli yerleşim yerlerinin ve ilk yazı sistemlerinin sadece 5.000 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülürse, Onkalo'nun tasarımı bilinen tüm insanlık sınırlarının ötesine geçiyor. Finlandiya bu aşamaya ulaşan ilk ülke olurken; İsveç, Fransa, İsviçre, Kanada ve ABD gibi ülkeler ise benzer projelerde henüz yer seçimi veya bürokratik inceleme aşamasında bulunuyor.
Onkalo, dünyanın nükleer atık sorununu tek başına çözmüyor; sadece Finlandiya'nın kendi reaktör atıklarını güvenli bir şekilde ortadan kaldırıyor.
Projede bir sonraki büyük adım, nükleer yakıt içeren ilk kapsüllerin tünel tabanlarına yerleştirilmeye başlanacağı operasyonel bertaraf aşaması. Posiva, bu sürecin önümüzdeki aylarda (2020'lerin ortalarında) başlayacağını duyurdu.
Tesisin kapılarını tamamen kapatıp tamamen mühürlenmeden önce yaklaşık bir yüzyıl (100 yıl) boyunca aktif olarak çalışması planlanıyor. Yani yüzeyde bir işaret bırakılıp bırakılmayacağına dair nihai karar bugün değil, bundan bir asır sonraki torunlarımız tarafından verilecek. Ancak eninde sonunda o karar verilecek ve insanlık en büyük sırrını yerin altına gömecek.