Yılanlı mezardan çıkan not tüyleri ürpertti: 'Dinle baba'
Mısır’ın Dakhla Vahası’nda bin 700 yıllık piramit çatılı bir mezarı açan arkeologlar, içerideki taş levhada yazanları okuyunca neye uğradığını şaşırdı. Girişi kobralar ve büyü metinleriyle korunan mezardan yükselen "Dinle baba!" çığlığı okuyanların tüylerini diken diken ederken, kazı ekibini asıl dehşete düşüren şey ise mezarın içindeki gizemli detay oldu.
Mısır’ın Dakhla Vahası’nda yürütülen kazı çalışmalarında, Roma İmparatorluğu dönemine ait bin 700 yıllık görkemli bir mezar gün yüzüne çıkarıldı. Antik Mothis kenti yakınlarında keşfedilen piramit çatılı bu kireç taşı mezar, içeriğiyle bilim dünyasını ayağa kaldırdı. Bir karı-koca için inşa edildiği anlaşılan yapının içinde, ölen kişinin adını taşıyan ve antik Yunanca yazılmış 19 dizelik bir şiir bulundu. Ancak araştırmacıları asıl sarsan şey, mezardaki tüyler ürperten detaylar ve gizemli atmosfer oldu.
BİR OĞLUN YÜREK BURKAN VEDASI: "DİNLE BABA!"
Mezardaki taş levhaya kazınmış olan şiirin, yargıç olduğu tahmin edilen Pisechtes isimli bir yetkiliye ait olduğu belirlendi. Yüksek eğitimli bir yazar tarafından Homeros destanları üslubuyla kaleme alınan bu ağıtta, Pisechtes’in hayattaki bilgeliği ve nezaketi övülüyor. Şiirin son dizelerinde ise oğlu Sarapion’un babasına seslendiği "Dinle baba!" ifadeleri ve çocuklarının sunduğu adakları kabul etmesini isteyen ricası okuyanların adeta tüylerini diken diken ediyor.
HİYEROGLİF BÜYÜLER VE İMPARATORUN SİKKESİ
Mezarı daha da gizemli kılan unsur ise sadece duygusal bir ağıttan ibaret olmaması. Arkeologlar, ölen kişiyi yeraltı dünyasındaki tehlikelerden korumak amacıyla yazılmış hiyeroglif büyülerle karşılaştı. Yazıtların bir kısmının, Güneş Tanrısı’nın karanlıklar dünyasındaki yolculuğunu simgeleyen ünlü "Amduat" metninden alındığı tespit edildi. Ayrıca kazı alanında, MS 306-337 yıllarında hüküm süren Büyük Konstantin’i tasvir eden bir sikke, arınma havuzu ve adak masası da gün yüzüne çıkarıldı.
GİZEMİNİ KORUYAN KAYIP BEDENLER
Girişi iki kobra, kanatlı güneş diski ve Tanrı Osiris tasvirleriyle korunan 14 basamaklı bu antik yapıya dair en kafa karıştırıcı detay ise içinden hiçbir insan kalıntısının çıkmaması oldu. Yapılan incelemeler, mezarın daha sonraki dönemlerde farklı amaçlarla veya yeniden kullanılmış olabileceğine işaret ediyor. Pisechtes ve eşine ne olduğu sorusu yanıt beklerken, çölde bulunan bu bin 700 yıllık ağıt tarihin en hüzünlü ve sır dolu mesajlarından biri olarak kayıtlara geçti.