Yıllardır herkes farklı biliyordu: Sivas ismi meğer buradan geliyormuş
Bugüne kadar herkes farklı biliyordu ama gerçek bambaşka çıktı! Anadolu'nun gözde kenti Sivas'ın isminin arkasındaki 2 bin yıllık sır perdesi aralandı. İşte Antik Roma imparatorlarının unvanlarından kadim efsanelere uzanan ve tarihçileri bile ikiye bölen o isim yolculuğunun detayları...
Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Sivas, sadece tarihi eserleriyle değil, köklü geçmişinden süzülüp gelen adıyla da dikkat çekiyor. Yüzyıllar boyunca Selçuklu’dan Osmanlı’ya pek çok medeniyete ev sahipliği yapan kentin bugünkü isminin, antik Roma imparatorlarına verilen unvanlardan kadim Doğu efsanelerine uzanan çok katmanlı bir geçmişe dayandığı belirtiliyor. Tarihçilerin ve dil bilimcilerin üzerinde durduğu belgeler, kentin isim yolculuğunun yaklaşık iki bin yıl öncesine uzandığını ortaya koyuyor.
ROMA İMPARATORU’NUN ŞANINA VERİLEN AD
Tarih kayıtlarında en güçlü ve bilimsel kabul gören teori, şehrin Roma ve Bizans dönemindeki adına dayanıyor. Antik çağda imparator Augustus adına inşa edilen veya yeniden imar edilen şehirlere Grekçe’de "yüce, aziz, saygıdeğer" anlamına gelen "Sebastos" unvanı verilirdi.
Kent bu dönemde "Sebasteia" olarak anılmaya başlandı. Yüzyıllar süren dil evrimi, Türklerin Anadolu’ya gelişi ve halk arasındaki ses değişimleriyle birlikte kelime aşama aşama dönüştü. "Sebasteia ismi önce Sebaste'ye, ardından zamanın süzgecinden geçerek günümüzdeki Sivas haline dönüştü."
SÜRYANİ EFSANESİ VE ÜÇ BÜYÜK PINARIN SIRRI
Şehrin adıyla ilgili anlatılan bir diğer etkileyici hikaye ise kadim Doğu kültürlerine ve Süryani metinlerine dayanıyor. Efsaneye göre kentin kurulduğu bölgede yan yana akan üç büyük su kaynağı bulunuyordu.
Eski dilde bu üç pınarın birleştiği yere ve kaynağa verilen "Sipas" kelimesinin zamanla kentin simgesi haline geldiği aktarılır. Hitit ve Luvice coğrafi terimlerin de bu ismi beslediği düşünülse de halk anlatılarında bu üç pınar efsanesi tazeliğini koruyor.
Kısacası; antik imparatorların gurur kaynağı olan "Sebasteia" unvanı ile Doğu’nun kadim "Sipas" efsanesi birleşerek bugün bildiğimiz Sivas ismini ortaya çıkardı.