Yol inşaatı sırasında küpün içine gizlenmiş hazine bulundu

Bir inşaat kazısında bulunan küpten çıkan 600 yıllık servet bilim dünyasını sarstı. 2 bin 600 adet gümüş sikkenin sahibinin tek bir tanesini bile almaya geri dönemediği anlaşıldı. Moskova'da bulunan dev hazinenin arkasındaki gizemli hikaye gündeme bomba gibi düştü.

Arkeologlar, yüzyıllardır yer altında el değmeden bekleyen gizemli bir serveti gün yüzüne çıkardı. Moskova'da Kolomna'nın tarihi merkezindeki bir inşaat alanında ön kazılar sırasında bulunan zarif bir seramik küpün içinden çıkanlar, sadece bilim dünyasında değil, tarih meraklıları arasında da büyük heyecan yarattı. Tam 2 bin 600’den fazla gümüş sikkenin bir arada bulunduğu devasa hazine, 600 yıldır çözülemeyen karanlık bir sırrı da beraberinde getirdi.

ÇUKURDA BULUNAN KÜPÜN İÇİNDEN HAZİNE ÇIKTI

Tarihi yerleşim alanındaki sığ bir çukurda bulunan seramik küpün içindeki gümüş "denga"ların, dönemin şartlarında devasa bir alım gücüne sahip olduğu anlaşıldı. 15. yüzyılın ilk yarısında bu miktarda bir parayla bölgede iki büyük malikane ya da koca bir at sürüsü satın almak mümkündü. Bilim insanları bu devasa servetin; dönemin yüksek rütbeli bir bürokratına, saray görevlisine ya da zengin bir tüccara ait olduğunu değerlendiriyor. Ancak en büyük soru işareti paranın miktarında değil, sahibinin akıbetinde saklı.

SAHİBİ SERVETİNİ ALMAYA GERİ DÖNEMEDİ

Sikkelerin basım tarihlerini inceleyen uzmanlar, hazinenin toprağa gömüldüğü dönemi kesin olarak belirlemeyi başardı. Araştırmalara göre, paranın gömüldüğü yıllar tam da bölgeyi kasıp kavuran yıkıcı salgın hastalık dönemine denk geliyor. Temel hipotez; servetini korumak için toprağa gömen zengin sahibinin, paraları tekrar çıkarmaya fırsat bulamadan salgında hayatını kaybettiği yönünde.

DAHA ÖNCE HİÇ GÖRÜLMEYEN "KUŞ SİKKELERİ"

Keşfi müze koleksiyonlarından ayıran en kritik detay ise sikkelerin orijinalliği oldu. Küpün içinden, üzerinde uçan kuş figürleri bulunan ve daha önce hiçbir nümizmatik kayıtta yer almayan 350’den fazla yeni sikke türü çıktı.

Yüzyıllar boyunca hiç dağılmadan günümüze ulaşan bu eşsiz koleksiyon, restorasyon ve detaylı inceleme çalışmalarının ardından çıkarıldığı bölgenin müzesinde sergilenmek üzere koruma altına alındı