Yunan basını: Türkiye Ege Denizi'ni ikiye bölmeye hazırlanıyor

Türkiye, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin kararlılığını çevresel koruma adımlarıyla pekiştiriyor. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda, Kuzey Ege ile Fethiye-Kaş açıkları "Deniz Milli Parkı" olarak ilan edildi. Ankara'nın stratejik sınır hatlarını kapsayan bu kritik kararı, Yunanistan basınında geniş yankı uyandırdı.

Resmi Gazete kararıyla koruma altına alınan alanlar, iki hayati koridoru içine alıyor:

Yunan basınının önde gelen yayın organlarından To Vima, bu adımın Yunanistan’ın Güney Ege’de ilan etmeyi planladığı deniz parkları ve Deniz Mekansal Planlaması hamlelerine doğrudan bir diplomatik yanıt olduğunu aktardı. Ankara; çevre odaklı bu statüyü, adaların 6 deniz milini aşan alanlarda egemenlik hakkının bulunmadığı ve kıta sahanlığının iki ülkenin ana karaları temel alınarak çizilmesi gerektiği teziyle birleştiriyor.

1973’ten Günümüze Uzanan İki Hassas Bölge

Atina tarafı, Türkiye’nin ilan ettiği bu iki koruma sahasına özel bir stratejik ağırlık veriyor:

Atina’dan Uluslararası Hukuk İtirazı ve Kritik Zamanlama

Atina yönetimi, Türkiye’nin ilan ettiği hatların kendi kıta sahanlığı ve uluslararası sularla kesiştiğini savunarak karara tepki gösterdi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, uluslararası deniz hukukuna göre hiçbir ülkenin kendi ulusal yetki sınırları dışındaki açık deniz alanlarında tek taraflı koruma sahası oluşturamayacağını ve bu kararın hukuki bir geçerliliği bulunmadığını öne sürdü.

Özellikle kıyılarımıza 1,5 kilometre mesafede bulunan Meis ile Rodos arasındaki geniş alanın kapsama alınması Atina’da tartışma yarattı. Yunan kaynaklar, bu büyüklükteki bir alanda çevresel denetimin pratik olarak zorluğuna değinirken; Türk tarafı, Yunanistan’ın Kinaros ve Levitha adaları çevresinde yaratmak istediği fiili durumlara ve "gri bölgeler" kurgusuna taviz verilmeyeceğini vurguluyor.

Deniz parklarının 15 Ağustos’un hemen ardından ilan edilmesi de dikkat çekici bir detay olarak öne çıkıyor. Kararın, Fransız Meridiem şirketinin Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısı projesine katılması ve Atina’nın Mavi Vatan konseptine karşı hazırladığı yasa tasarısı sürecine denk geldiği kaydediliyor. Sonbaharda yayımlanması beklenen yeni NAVTEX ilanları ve kablo döşeme faaliyetleriyle birlikte bölgedeki diplomasi trafiğinin daha da hareketlenmesi bekleniyor.