Yunanistan Salah transferini de kıskandı
Türkiye'yi adım adım takip eden Yunan basını bu kez Mısırlı yıldız Muhammed Salah transferini mercek altına aldı. Trabzonspor'a transfer olan Salah'ın üzerinden iki ülke arasındaki ilişkilere vurgu yapıldı.
Yunanistan’da Türkiye ile Mısır arasında son dönemde hız kazanan diplomatik yakınlaşma yakından takip edilirken, Yunan basını bu kez futbol üzerinden çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.
Ülkenin önde gelen yayın organlarından Kathimerini gazetesi, dünyaca ünlü Mısırlı yıldız Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a transferini yalnızca sportif bir hamle olarak değil, Türkiye’nin Mısır kamuoyundaki etkisini artırabilecek önemli bir “yumuşak güç” adımı şeklinde yorumladı.
Gazete, Mısır’da büyük bir popülerliğe sahip olan Salah’ın Türkiye’de forma giymesinin iki ülke halkları arasındaki ilgiyi artırabileceğini ve Ankara’nın Kahire üzerindeki toplumsal görünürlüğünü güçlendirebileceğini dile getirdi.
Kathimerini’de yer alan detaylı analizde, öncesinde Yunanistan'da Salah’ın Trabzonspor’a transferinin sıradan bir futbol anlaşmasının ötesinde sonuçlar doğurabileceği öne sürüldü. Mısırlı yıldızın ülkesinde bir “ulusal sembol” olarak görülmesine özellikle dikkat çekilen haberde, Mısırlı futbolcunun Türkiye’deki varlığının stratejik kazanımlar sağlayabileceği kaydedildi.
TÜRK DİZİLERİN ETKİSİNE BİLE DEĞİNDİLER
Yunan basını; Salah’ın Türkiye’de forma giymesiyle birlikte milyonlarca Mısırlı futbolseverin Türk ligine olan ilgisinin artabileceğini, Türkiye’ye yönelik turizm hareketliliğinin güçlenebileceğini, Türk şehirleri ile kültürünün Mısır kamuoyunda çok daha fazla görünür hale gelebileceğini belirtti.
Ayrıca Türk dizilerinin bölgedeki etkisine de değinilen analizde, futbolun da devreye girmesiyle Salah’ın Türkiye ile Mısır halkları arasında güçlü bir “duygusal köprü” oluşturabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Mısırlı yıldızın Türkiye macerasının Ankara açısından büyük bir fırsata dönüştüğünü savunan gazete, Atina yönetiminin Türkiye ile Mısır arasında her geçen gün gelişen bu yakınlaşmayı hem siyasi hem de toplumsal boyutlarıyla endişeyle ve yakından izlediğini vurguladı.