Zamana meydan okuyan filmler

Pera Film’in sonbaharda düzenleyeceği “Şimdi Uzaklardasın” programı sinemanın özgür cesur ve zamana direnen ruhunun izini sürecek.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları (Pera Film), yeni sezonu sinema tarihinin zamana meydan okuyan kült klasiklerinden oluşan “Şimdi Uzaklardasın” programıyla açıyor… Farklı dönemlere ve türlere yayılan program, yıllar önce çekilmiş olmalarına rağmen karakterleri, diyalogları, müzikleri ve sinema diline getirdikleri yeniliklerle güncelliğini koruyan filmleri yeniden beyazperdede izleme olanağı sağlıyor.

Quentin Tarantino’dan David Lynch’e, Coen Kardeşler’den Brian De Palma’ya sinemanın usta yönetmenlerinin imzasını taşıyan 7 filmlik seçkiden oluşan program, 9 Eylül- 11 Ekim arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek.

Seçkide; geçmişe duyulan özlemden yola çıkılarak bir döneme damga vuran özgür, cesur ve ezber bozan sinema ruhunu yeniden canlandıracak.

Sinemanın kurallarını değiştiren yapımlar

Programın öne çıkan filmlerinden biri Quentin Tarantino’nun modern sinemanın anlatı kalıplarını sarsan filmi Ucuz Roman… Film, Los Angeles’ın yeraltı dünyasında yolları kesişen karakterlerin öykülerini kronolojik olmayan bir kurguyla buluşturuyor.

Popüler kültür göndermeleri, keskin diyalogları ve müzikleriyle 1990’lar bağımsız sinemasını küresel bir fenomene dönüştüren film, Altın Palmiye ve En İyi Orijinal Senaryo Oscar’ının da sahibi. Bir diğer çarpıcı yapım, Coen Kardeşler’in “Büyük Lebowski” filmi… Film, tek isteği bowling oynamak ve kirletilen halısının karşılığını almak olan “The Dude”un kendisini karmaşık bir fidye vakasının ortasında bulmasını konu alıyor. Absürt mizahı, dillere pelesenk olan replikleri ve Jeff Bridges’ın kültleşen performansıyla film, yıllar içinde geniş bir hayran kitlesine ulaştı.

Gençlik, aidiyet ve özgürlük

John Hughes’un gençlik sinemasının simgeleşmiş yapımlarından “Kahvaltı Kulübü” ceza aldıkları için bir cumartesi gününü okul kütüphanesinde geçirmek zorunda kalan beş liseli genci bir araya getiriyor. Birbirlerini toplumun üzerlerine yapıştırdığı etiketler üzerinden değerlendiren gençler, gün ilerledikçe aile baskılarını, korkularını ve ergenlik sancılarını paylaşarak yakınlaşıyor. Richard Linklater’ın kendi gençlik anılarından beslenen “Genç ve Heyecanlı” 1976 yılının Teksas’ında lisenin son gününü yaşayan bir grup gencin tek bir gün ve geceye yayılan serüvenine odaklanırken, yetişkinliğe geçişin belirsizliğini ve gençliğin özgürlük hissini yakalıyor. Hal Ashby’nin “Harold ve Maude” filmi ise ölüm takıntılı 20 yaşındaki Harold ile hayatı neşe ve sınırsız bir özgürlükle kucaklayan 79 yaşındaki Maude’un sıradışı karşılaşmasını anlatıyor. Gösterime girdiği dönemde yeterince anlaşılmayan, ancak zamanla kültleşen film; absürt mizahının ardında yaşama tutunmayı, kabukları kırmayı ve anı yaşamayı ele alıyor.