BİZİ TAKİP EDİN

© 2016 - Tüm hakları Estetik Yayıncılık A.Ş.’ye aittir.

Genel 10:24 19 Mayıs 2015

Prof. Dr. Erhan Erkut: Demokrasi anlayışı değişmeli!

Milletvekili adaylarının eğitim ve meslek analizini değerlendiren Prof. Dr. Erhan Erkut, mecliste her şeyden önce demokrasi anlayışının değişmesi gerektiğine dikkat çekti.

 

meclis-dayak

Sözcü Analitik Operasyonlar ve Stratejik Planlama Müdürü Reha Başoğul, parti adaylarının öğrenim durumlarını ve mesleki profillerini analiz etti.

Türkiye’de ilk kez raporlanan seçim analizinde sozcu.com.tr, 7 Haziran’daki milletvekili genel seçimine katılacak ve Türkiye’yi yönetmeye talip siyasi parti ve adayların öğrenim / meslek / sektör profili analizine yer verdi.

ADAYLARIN SADECE YÜZDE 47’Sİ ÜNİVERSİTE MEZUNU!

Araştırmaya göre; Türkiye’yi yönetmeye talip adayların sadece %47′si üniversite mezunu. 9861 aday içerisinden 2 tanesinin öğrenim durumu YSK listesinde gözükmezken, kalan adayların %47′si Yüksek öğretim, %37′si Orta Öğretim, %16′sı ise ilkokul mezunu.

YSK’NİN BU BİLGİLERE YER VERMEMESİ EN BÜYÜK ENGEL!

Komünist Parti’nin 550 milletvekili adayının kadın olarak belirlemesi adayların cinsiyet ve bunun dışında yaş bilgisinin de olması gerektiğini düşünsek de YSK’nın açıkladığı kesin aday listesinde, seçmen açısından önemli olmasına rağmen bu bilgilere yer verilmemesi YSK’nin eksikliğinden kaynaklanıyor ki 2015 yılı itibariyle kabul edilemez bir durum.

Bunun dışında Türkiye’yi yönetmeye adayların yüksek lisans, doktora gibi farklılıkların da aday listesine yansımaması yine seçmen tercihleri açısından büyük bir eksiklik ve karar verilmesini zorlaştıran nitelik ve nicelik ayrımını yapmamıza engel bir başka bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

SÖZCÜ ANALİZİNİ PROF. DR. ERHAN ERKUT YORUMLADI!

MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erhan Erkut, sozcu.com.tr’ye özel 2015 seçim analizini yorumladı.

secim_analizi-1

Erkut, analizle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

erhan-erkutEĞİTİM DÜZEYLERİ VE MESLEKLERİ ETKİLİ OLAMIYOR !

Ciddi ve etraflı bir araştırma yapmış olduğu için Sözcü’yü kutlarım. Önümüzdeki dört yıl içinde bizleri temsil edecek olan milletvekillerinin eğitim düzeyleri ve meslekleri, kamuoyunu yakından ilgilendirmelidir; fakat vekillerin eğitim ve mesleklerinin meclis performanslarını etkilemesini beklemediğimi belirtmeliyim; çünkü vekillerin mecliste birer birey olarak tavır alabildiklerini, görüş belirtip oy kullanabildiklerini düşünmüyorum.

Maalesef son dönemde gözlemlediğim kadarıyla muhalefet milletvekillerinin etki kapasiteleri son derece kısıtlı.

İktidar milletvekilleri ise yukarıdan gelen direktifler doğrultusunda hareket ediyorlar. Dolayısıyla, ülkemizde demokrasi anlayışı değişmediği sürece milletvekillerinin eğitim düzeyleri ve meslekleri pek de önemli değil.

Bu genel kaygıyı belirttikten sonra çalışmanın bana düşündürdüklerini özetlemek isterim:

EN İYİLERİN MEZUNLARI POLİTİKAYI TERCİH ETMİYOR!

İlk sınıflandırma eğitim seviyesi sınıflandırması. Araştırmaya göre adayların yarısına yakını üniversite; üçte birinden biraz fazlası ortaöğretim mezunu. En çok üniversite mezunu aday AKP’de görülüyor; MHP ile CHP adaylarının da büyük çoğunluğu (beşte dördü) üniversite mezunu. Fakat kanımca bu istatistikler pek anlamlı değil; çünkü ülkemizdeki üniversite eğitimi genelde bireylerin kritik düşünme, grup çalışması, hitabet, araştırma, problem çözme ve karar verme yetkinliklerini geliştirmiyor. Ne yazık ki dünya standartlarında eğitim veren çok az üniversitemiz var ve bu üniversitelerin mezunları genellikle politikayı tercih etmiyorlar. Dolayısıyla ülkemizdeki ortalama üniversite mezununun milletvekili olmak için üniversite mezunu olmayanlardan daha yetkin olduğunu iddia edemem.

HUKUKÇULAR MECLİSTE YÜKSEK ORANDA YER ALMAMALI!

İkinci sınıflandırma ise mesleki. Bu sınıflandırma kanımca kısmen sorunlu, çünkü en büyük kategori “serbest” ve bunun ne anlama geldiği açık değil. Çok farklı mesleklerde kendi işini yapanlar (örneğin avukat, danışman, komisyoncu, atölye sahibi, fabrikatör) kendilerini bu kategoriye dahil etmiş olabilirler. Bu kaygıyı not ettikten sonra serbest meslek kategorisinde 2,000’in üzerinde aday olmasını yüksek bulduğumu belirtmek isterim.

Emekli kategorisindeki aday sayısını (1,000’in üzerinde) da yüksek buluyorum; çünkü kanımca milletvekilliği bir emeklilik projesi olmamalı.

Toplam hukukçu aday oranı %5 gibi görünse de, en çok oy alması beklenen iki partideki hukukçu aday oranının %19 olduğuna dikkat çekmek isterim. Tabiatı gereği toplumda değişime en çok direnmesi ve çıpa veya fren vazifesi görmesi gereken alanın yasamada değişimi yöneten bir kurumda yüksek bir oranda temsil edilmesini doğru bulmuyorum.

İŞÇİLER BU MECLİSTE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE TEMSİL EDİLMEYECEK!

Öte yandan Şubat 2015 TÜİK İşgücü İstatistiklerine göre çalışanların %68’i işçi iken, adayların sadece %9’unun işçi olmasını çok az buldum. Daha çok kaygılandırıcı nokta, bu adayların büyük bir kısımının küçük sol partilerden olması ve 3 büyük partideki işçi adayı sayılarının çok küçük olması (AKP’den sadece 1, MHP’den sadece 5, CHP’den ise sadece 7 işçi aday var). Toplam sendikacı aday sayısı ise sadece 11. Sonuçlar ne olursa olsun işçilerin mecliste güçlü bir şekilde temsil edilmeyeceğini tahmin etmek zor değil.

EN ÖNEMLİ SORUN EĞİTİM AMA EĞİTİMCİ ADAY ORANI YÜZDE 5!

Bunun yanında ülkenin en önemli sorununun eğitim olduğuna inanan birisi olarak, %5 olan toplam eğitimci aday oranı ile kamunun en çok kaynak ayırdığı alanlardan birisi olan sağlıktaki aday oranının %4 olması bana düşük geldi. Aday sayısını az bulduğum diğer bir alan ise siyaset: sadece 22 aday (spor ile aynı).

PARTİLER MÜHENDİS VE YÖNETİCİLERE DAHA ÇOK YER VERMELİ!

Deneyimli yönetici ve mühendislerin milletvekilliği görevini iyi yapabileceklerini düşünen birisi olarak, bu iki alanda bir anomaliye dikkat çekmek isterim. Mühendis aday oranı sadece %4, yönetici aday oranı ise sadece %3 olmakla birlikte, en çok oy alması beklenen iki partideki mühendis aday oranı %12 ve yönetici aday oranı %8.

Anlaşılan bu iki parti yönetici ve mühendislerden mecliste yararlanmanın doğru olabileceğini düşünmüş.

KADINLAR MECLİSTE DE HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL !

Bu çalışmada yer verilmeyen; fakat kanımca çok önemli olan iki noktaya daha değinmek isterim. Nüfusumuzun yarısı kadın olmakla birlikte maalesef şu anki meclisimizdeki kadın oranı çok düşük: %14.4 oranı ile dünyada 101., Avrupa’da ise sondan ikinci geliyoruz.

GENÇ MECLİSE İHTİYACIMIZ VAR!

Öte yandan nüfusumuzun yarısı 31 yasından genç olmakla birlikte maalesef şu anki meclisimizin yaş ortalaması 51. Yaşlı erkeklerin çoğunlukta olduğu bir meclisin toplumumuzu hakkıyla temsil etmediğini düşünüyorum ve bir sonraki meclisin de bu yönden şimdiki meclise benzeyeceğini tahmin ediyorum.

PROF. DR. ERHAN ERKUT KİMDİR?

Lisans derecesini 1980 yılında, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Endüstri Mühendisliği Bölümünden; doktorasını 1986 yılında, Florida Üniversitesi’nden aldı. 1985-2005 yılları arasında Alberta Üniversitesi’nde ders verdi. Cenevre, Ohio State, NIDA (Bangkok), Boğaziçi ve Sabancı Üniversitelerinde konuk öğretim üyeliği yaptı. “INFORMS Teaching of Management Science Practice Award” ile “3M Teaching Fellowship” başta olmak üzere dokuz eğitim ödülünü ve Canadian Operational Research Society tarafından verilmiş beş başarı ödülünü almaya hak kazandı.

Kanada Doğal Bilimler ve Mühendislik Araştırma Birliği tarafından yürütülen bölgesel haberleşme ağı tasarımı projesi dahil, 11 dış kaynaklı projede liderlik görevinde bulunan Prof. Dr. Erkut, Alberta Üniversitesi’nde Centre for Excellence in Operations adlı uygulamalı araştırma merkezini kurdu. 50’den fazla uluslararası hakemli dergi makalesi bulunan Prof. Erkut, 2005 – 2007 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanlığı, 2008-2013 yılları arasında ise Özyeğin Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü görevlerinde bulundu. 2013 yılında Özyeğin Üniversitesi Rektörlük görevinden istifa eden Prof. Dr. Erhan Erkut, 2014-2015 yılında MEF Üniversitesi Rektör Yardımcılığına atanan Erkut halen görevine devam ediyor.

Son Dakika Haberleri