Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Pınar Sabancı’dan beslenme psikolojisi üzerine notlar
Pınar Sabancı’dan beslenme psikolojisi üzerine notlar
Pınar Sabancı, karantina günlerinde stresin ve can sıkıntısının yeme dürtüsünü tetiklediğini belirterek, "Psikolojimiz, yeme düzenimizi büyük oranda şekillendirir" dedi.
Ünal DEMİRKAYA
Exclusive 4 Mayıs 2020 - 12:01

Pınar Sabancı, Instagram hesabında beslenme psikolojisi üzerine bir yazı kaleme aldı.

Psikolojimizin yeme içme alışkanlıklarımızı belirlediğini vurgulayan Sabancı’nın yazdığı bilgilendirici not şöyleydi:

“Eliniz hep buzdolabına gidiyorsa bunun nedeni fizyolojik değil, duygusal açlıktır. Bu gibi durumlarda stres, can sıkıntısı, endişe, yeme dürtünüzü tetikler. Sürekli atıştırmanın sizi anlık olarak rahatlattığını düşünseniz de, uzun vadede bu sizi daha da mutsuz edecektir. Birçok çalışma yüksek şekerli, bol abur cubur içeren beslenme tarzı ile beyin fonksiyonları, hatta depresyon gibi duygudurum bozukluklarının semptomlarının artması arasında yüksek bağlantı göstermektedir.

KONSANTRASYON ÖNEMLİ

British Journal of Psychiatry'de yayınlanan bir çalışmada, bu kişilerde depresyon riskinin sağlıklı beslenen kişilere göre % 58 arttığı gösterildi. Bu demek değil ki canımız çikolata, poğaça çekiyorsa asla yemeyeceğiz. Beslenmemizden neyi çıkartacağımızdan çok, neyi ekleyeceğimize konsantre olmak, kalıcı alışkanlıklar yaratmanızda daha etkili olacaktır. Her öğüne çorba veya salatayla başlamak, tabağınıza mutlaka sebze yemeği eklemek gibi … Eğer bir paket cipsi açtıktan sonra bitene kadar duramıyorsanız, suç sizde değil. Bunu yapabilecek insan sayısı çok azdır. Bu sizin iradesizliğiniz değil, cipsin bağımlılık yaratan içeriğinden kaynaklıdır.

‘PSİKOLOJİMİZ YEME DÜZENİMİZİ ŞEKİLLENDİRİR’

Yemek sadece fizyolojik bir ihtiyaç değildir. Aynı zamanda zevk almak ve sosyalleşmek için yaptığımız bir aktivitedir. Psikolojimiz, yeme düzenimizi büyük oranda şekillendirir. Kaygılı veya sinirli hissettiğimiz dönemlerde, kıtır kıtır şeyler yemeyi daha çok severiz mesela. Yemeğimizi farkındalıkla yediğimizde ise, daha az yesek bile daha tatmin hissederiz. Ya hep ya hiç mükemmelliyetçiliği de, psikolojimizi olumsuz etkileyerek, beraberinde yeme bozuklukları getirir.

DÜŞÜNCELER DEĞİŞMEDEN STİL DEĞİŞMEZ

Beslenme biliminin fizyolojik olduğu kadar psikolojik etkenleri de olduğundan sadece sağlık bazlı, esnemeyen katı kurallar, uzun vadede yarardan çok zarar getirir. Arada bir abur cubur yiyen, ama genel olarak sağlıklı beslenen bir kişi olabilirsiniz. Öğlen cips yiyince, battı balık yan gider demek yerine, akşam hafif bir sebze yemeği tercih edebilirsiniz. Unutmayın, yeme stiliniz hakkındaki yargılayıcı düşüncelerinizi değiştirmeden, yeme stilinizin kendisini değiştiremezsiniz.”