Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
2 bin 200 yıllık tarih gün yüzüne çıkacak
2 bin 200 yıllık tarih gün yüzüne çıkacak
Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Turunç Mahallesi'nde bulunan 2 bin 200 yıllık Amos Antik Kenti'nin yeniden gün yüzüne çıkarılması için çalışmalara hız verildi.
Mustafa SARIİPEK
Kültür Sanat 14 Ekim 2020 - 13:51

Helenistik dönemden kalma Amos Antik Kenti’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izniyle, 2019’un Ekim ayından bu yana Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin akademisyenleri tarafından yürütülen yüzey çalışmaları hakkında basın mensupları yerinde bilgilendirildi.

AMOS’UN HARİTASI ÇIKARILDI

Araştırma ekibinin başındaki isim Arkeoloji Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer, “Geçen bir yıllık süreç içerisinde, antik kentin merkezi ve civarında yüzey çalışması gerçekleştirdik. Amos’un 1/1000’lik haritasını çıkardık. Mimari kalıntıları haritaya işledik. Bu arada jeofizik çalışmalar da yaptık” ifadelerini kullandı.

Gürbüzer, 2010’da Mehmet Baysal’ın başkanlık dönemindeki  MTO liderliğinde hayata geçirilen çevre düzenlemesinin ardından, antik tiyatrosu dahil  Amos’un bazı kısımlarının insan eliyle tahrip edildiğini gözlemlediklerini söyledi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer (FOTO: SÖZCÜ)

KURTARMA KAZISI BU AY BAŞLAYACAK

Tahrip edilen yerlerin arasında kentin ziyaretçilerin girdiği bölümün yakınında bulunan antik mezar da  bulunduğunu kaydeden Gürbüzer, “2018 yılında  gerçekleştiğini tahmin ettiğimiz antik mezarda kurtarma kazısı başlatmak için bakanlığa başvurduk. İzin aşaması tamamlanmak üzere. Büyük bir aksilik olmazsa, bu ayın sonlarına doğru kazıya başlayacağız” dedi.

AMOS BAŞKENTMİŞ

Gürbüzer, Amos’un elde edilen bulgular ışığında, çok daha geniş alana yayıldığı ve geçmişte bölgenin başkenti olduğunu tahmin ettiklerini belirtti.

İngiliz filolog George Bean’in 1948’de Amos’ta, 1953’te ise İçmeler’de, M.Ö. 2. yüzyıla ait yazıtlar bulduğunu ve bunların kira sözleşmesi içerdiğini kaydeden Gürbüzer, şunları söyledi:

“George Bean’in 2 bin 200 yıl öncesine ait bulguları, Amos’un sınırlarının bilinenden çok daha geniş olduğunu işaret ediyor. İki ayrı bölgede rastlanan kira sözleşmeleri ise burada birden fazla yerleşim alanının ama bir merkezin bulunduğunu gösteriyor. Barındırdığı, tiyatrosu, mezarlığı ve tapınağından anlaşılıyor ki bu merkez Amos. Yani Amos, belki de bir federasyonun siyasi, kültürel ve ekonomik merkezi bir nevi başkenti konumundaymış.. Yüzey araştırmalarımız sırasında kentin daha büyük olduğunu sandığımız sınırlarını da keşfetmek için de uğraş vereceğiz.”

(FOTO: SÖZCÜ)

AMOS: ANA TANRIÇA TAPINAĞI

Rodos Birliği’nin önemli kentlerinden Amos, Helen dilinde “Ana Tanrıça Tapınağı” anlamına geliyor. Tepe üzerinde kurulan kentin etrafı 1,8 metre kalınlığında ve 3,5 metre yüksekliğinde kulelerle desteklenmiş surlarla çevrilmiş. Helenistik devirden Doğu Roma dönemine kadar sürekli yerleşim olan kentin ayakta kalan en önemli yapısı tiyatrosu. Amos, çevresindeki koyları görebilen hakim bir noktada kurulmuş. Güneşin doğuşu ve batışını görebilme imkanı sunan antik kentte, teraslar da yer alıyor.

Son güncelleme: 14:35 - 14.10.2020