Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kutlanıyor… ‘Tiyatro, yetiş imdadıma!’
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kutlanıyor… ‘Tiyatro, yetiş imdadıma!’
Bugün 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü... Bugün dünyanın çeşitli sahnelerinde bir heyecan, bir bayram havası var. Türkiye'de ise konu, oyunların bizatihi kendisi değil, sansür... 
Kültür Sanat 27 Mart 2018 - 11:04

İnsan güler, üzülür, hüzünlenir, eğlenir, acır, şefkat duyar, yok sayar, kıskanır, sinirlenir, öfkelenir, savaşır, barışır, arar, aramaktan yorulmaz, keşfetmek ister, keşfeder…
Keşfin önceli meraktır. Merak, insanın, insan olma serüveninin de temelindedir.
O serüvenin en önemli duraklarından birisi de tiyatro sahneleridir.
Tanıdık, tanımadık ne kadar duygu varsa başka bir forma bürünür sahnede.
Bize, izleyicilerin zihnine, kalbine doğru ilerler.
Yeni ufuklar açar tiyatro. İnsanlığın en halis özelliklerini yansıtır.
Kaçmaya çalıştığımız, görmezden geldiğimiz, kabullenemediğimiz şeyler de vardır o özellikler arasında.
Öyle ki, Karl Marx’ın Romalı ünlü ozan Terentius’tan alıntılandığı o ünlü vecizi getirir akla: “Ben bir insanım, ve insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir.”
İnsanın özgürlük arayışını, kendi sınırlarını genişletmesini, ufkunu keşfetmesini istemeyenlerin her dönem ilk saldırdıkları sanat dalından birisi de tiyatrodur.
Oyunlar ‘zararlı’dır baskıcı iktidarlara göre, oyuncular da ‘hastalık bulaştırıcı’…
O hastalık boyunduruk altına alınmaya direnmektir, özgürlük arayışıdır.
Ama hiçbir zaman engellenememiştir sahnenin büyüsü.
Son safhada hatırda kalanlar sansürcüler değil, sahnedekilerdir…

SESİN YANKILANMASINI SAĞLAYANLAR

Türkiye’de tiyatro bugün özgürlük mücadelesinin en önemli sahnelerinden birisi. Ödenekli tiyatroların işlevsizleştiği, içinin boşaltıldığı bir tiyatro dünyası var Türkiye’de. Özel tiyatrolarda, binbir güçlükle sanatını icra etmeye çalışıyor tiyatrocular. Tiyatronun sesinin kısılmaması için elini taşın altına koyuyorlar. Çoğu zaman, gittikleri illerde izleyicileriyle buluşmaları engelleniyor. Yasaklanıyorlar. Ancak, boyun eğmiyorlar. İşte, o sesin yankılanmasını sağlayanlar, Ariane Mnouchkine’in 2005 Dünya Tiyatro Günü’nde kaleme aldığı bildiriyi Gazete Müstehak için okudular.

İŞTE, O VİDEO…

 

Tiyatro, yetiş imdadıma!
Uyuyorum. Uyandır beni
Karanlıkta kayboldum, yol göster bana ya da bir ışık yak
Tembelim, utandır beni
Yorgunum, kaldır beni
İlgisizim, vur bana
Aldırış etmiyorum, yok et bu halimi
Korkuyorum, cesaret ver bana
Cahilim, öğret bana
Canavarım, insancıllaştır beni
Yüksekten atıyorum, gülmekten öldür beni
Edepsizim, alaşağı et beni
Kafasızım, değiştir beni
Yaramazım, cezalandır beni
Baskın ve zalimim, savaş benimle
Ukalayım, alay et benimle
Avamım, eğit beni
Suskunum, çöz beni
Artık hayal kurmuyorum, bir korkak ya da budala gibi davran bana
Unuttum, bana hafıza yükle
Kendimi yaşlı ve tükenmiş hissediyorum,
Çocukluğu coştur benim için
Ağırım,
Müzik ver bana
Üzgünüm,
Mutluluk getir bana
Sağırım, fırtınada
Acılara çığlık attır
Kışkırtıldım,
Bilgeliği göster bana
Zayıfım,
Dostluğun ışığını yak
Körüm, bütün
Işıkları bir araya topla
Çirkinliğin boyunduruğu altındayım, galebe
Güzelliğin girmesini sağla
Nefretle kuşatıldım,
Sevginin tüm gücünü ver bana.

Çeviri: Çiğdem Esmer

Tiyatrocular da sosyal medya hesaplarından bugünü kutluyorlar…
firat-tanis
gencoerkal
handedogandemir
levent-uzumcu

tansutasanlar
irfan-degirmenci
nilgun-belgun
volkan-yosunlu
reha-ozcan
sevnincerbulak
mert-firat
akasya
sarpapakkaya

Son güncelleme: 11:10 - 27.03.2018