Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Atatürk bizi bizden daha iyi tanıyordu
Atatürk bizi bizden daha iyi tanıyordu
Sadece müziğini dinlemekten değil, sohbet etmekten de inanılmaz zevk aldığım bir isim Kıraç. Daha doğrusu, Ali Tufan Kıraç... Beş çocuklu bir öğretmen ailesinin oğlunun Kahramanmaraş’ta başlayan hikayesi bugün İstanbul’da sürüyor. O da tıpkı çoğumuz gibi içinde büyüdüğü ‘masumiyet çağı’nı özlüyor.
Özlem GÜRSES
Kültür Sanat 21 Ocak 2018 - 03:58

– Ana akım medyada çok yer almasan da çok çalışıyorsun… 
Doğru. Artık kendi mecralarım da varım. Sosyal medya için çeşitli videolar, çocuklar için şarkılar ve marşlar yapıyorum. Konserlerim devam ediyor. Klip ve single çalışmalarımı sosyal medya üzerinden yürütmeye karar verdim. Orada bir uyumlanma süreci yaşıyorum. Bu yıl o mecrada haftada iki kez paylaşım yapacağım.

– Nasıl bir evde büyüdün?

Ben öğretmen çocuğuyum. Babam öğretmen, annem ev kadını ve beş çocukları var. 10 yaşına kadar harika bir çocukluk yaşadım. Maraş'ta çıkmaz bir sokak, neneler, dedeler, onlarca çocuk, hep beraber oynuyoruz. Sürenke diye bir oyun vardı Anadolu'da; yassı taşları üst üste dizersin. İnanılmaz bir oyundu ve şimdi aklıma geldi…

– Kızlı erkekli tabii bütün bu oyunlar?

Ne demek kızlı erkekli? Elbette ki öyle! Herkes insan ve tüm çocuklar hepimizin çocuğu. Öyleydi o zamanlar. Zengin fakir yoktu; hatta zenginlik ayıp sayılırdı…

– Müzikle de orada mı tanıştın?

Ben ilk gitarı kaledeki balolarda gördüm. Uzun saçlı abiler gitar çalıyordu baloda. Şu an şarkı söylerken, konserde bir türkü söylerken yine o anlara gidiyorum.

img_5344

Parayla güven sağlayamazsınız

– Görüşün de belli, tavrın da… Peki bu duruşun sana mesleki anlamda para kaybetiriyor mu?

Sonuçta ben Müslüman, milliyetçi, sosyalist bir adamım! Konser, CD satışı alanında kaybettiriyor belki ama beni seven insanlar çok ve bu beni çok mutlu ediyor. Ne para, ne pul… Ne önemi var? Kazanıyoruz Allah'a şükür. 10 yetiyorsa niye 20 için kendimden vazgeçeyim? İnsanlar bu kadar parayı, gücü, kendilerini güvende hissetmek için istiyorlar. Ama söylüyorum, parayla güven sağlayamazsınız. Size o güveni Yunus Emre, Hallacı Mansur verebilir. Hayatı anlarsanız ona göre yaşarsınız. İşte güven de tam orada.

444-spl1452230_031

Tüm dünyaya umut oldu…

– Özlüyor musun çocukluk yıllarını?

Çok farklı yıllardı. Bu ülke Cumhuriyet'le birlikte inanılmaz bir yurt sevgisi kazandı. Bizim çocukluğumuz o terbiyenin devamıydı. O beğenilmeyen 1930'lu yıllarda vatanı için insanların bir çalışma şevki vardı. Türkiye'nin tam da o duyguya sahip olması gerek şimdi…

– Koskoca bir yurdun inşası dönemi söz konusu o yıllarda…

Devletin bir kuruşu bile heba edilemez; o kadar kutsal bir şeydir yurt inşaası. Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri böyle atıldı. Atatürk bizi bizden daha iyi tanıyordu ve bize müthiş bir miras bıraktı. O miras geri gelecek.

– Son yıllarda bunu daha mı iyi anladık?

Yaşadığımız tüm sıkıntılar herkes “Atatürk!” diyerek ağlayana kadar devam edecek. Atatürk nedir biliyor musun? Gandi diyor ki, “Atatürk ortaya çıkana kadar Tanrı'nın İngiliz olduğunu düşünüyordum.” Atatürk gelene kadar Batı'yla ilgili bir ön kabul vardı “Bunları yenemezsin” diye… Atatürk bunu değiştiren ilk adam, tüm dünyaya bir umut oldu.