Bu bir babayla tanışma, dedeyle vedalaşma hikâyesi

Anıl Basılı ile Doğan ve Egmont Yayıncılık’tan çıkan yeni kitabı Zürafa Sözü hakkında konuştuk…

Bu bir babayla tanışma, dedeyle vedalaşma hikâyesi

Çocuk edebiyatının en sevilen kalemlerinden birisiniz, öncelikle çocuklar için kitap yazmak sizin için ne ifade ediyor?

Kendimi tanımlarken, bana çok uygun olduğunu düşündüğüm bir cümleden yararlanıyorum: “Büyüdüm ve yarım kaldı çocukluk.” Tıpkı diğer güzellikler gibi çocukluk da insanın karşısına bir kere çıkan ve sonuna kadar yaşanması gereken anlar bütünü. Hayata sıfır noktasından bakan çocuklardan uzaklaştıkça devreye kabullenilmiş problemler, yaşı geçmiş hayaller, adım atma cesaretini gösteremeyen bireyler giriyor. Oysa burada, Çocuk edebiyatında zamanın, atmosferin ve karakterin sarılacağı türlü konular var. Hayallerinin peşine takılmaktan vazgeçmeyecek çocuklara ve hayallerinin üstünü örtmüş yetişkinlere yayılsın istiyorum cümlelerim. Kitapların ulaştığı herkes edebiyatın bir parçası. Henüz tanışmadığım okurların kitaplığında kitaplarımdan birinin bulunması tarif edilemez bir mutluluk. Belki bir cümlene katılmıyor, eleştiriyorlar. Belki de hayatlarında önemli bir cümle oluyorsunuz farkında olmadan.

HAYATTA BAŞARISIZLIKLAR DA VAR

Zürafa Sözü nesiller arası sıcacık bir hikaye. Farklı jenerasyondan karakterleri bir araya getirirken sizin için ön plana çıkan şeyler nelerdi?

Umudun kalp hizasını asla terk etmediği… Bir dedeyle torunun birbirine duyduğu güvenden yola çıkan Zürafa Sözü, hayatın merkezi haline getirdiğimiz başarı problemini de sorgulayan, “Bu hayatta başarısızlık da var,” hatırlatması yapan anlarla dolu. Toprak başarısız olduğunu hissettiğinde kalkıp yürümeye devam ediyor. Hayat başarısızlıkların üstünü örtmek için fazla büyük bir fanus.
Bu bir babayla tanışma, belki dedeyle de vedalaşma hikayesi. Siz nasıl tarif edersiniz Zürafa Sözü'nü?
Tam olarak böyle. Zürafa Sözü, babamla tanışma, dedemle de vedalaşma hikayem. Çocukluğunda baba desteğini hissetmemiş her çocuktan biraz, dedesiyle sokaklarda koşturan çocukların gülümsemesinden kocaman izler taşıyor. Bu izler haliyle hayatın her anına yayılıyor.

NE KADAR ESKİSİYSE O KADAR YENİ

“Birbirine zürafa sözü verenler asla ayrılmazlar” diyorsunuz. Bu söz kitaba dair çok şey ifade ediyor aslında. Zürafa sözü nedir tam olarak?

Zürafa Sözü dedeyle torununun birbirine verdiği bir söz, özel bir selamlama şekli aslında. Anıları birbirine bağlayan, gündoğumu ve batımında ortaya çıkan, gökyüzünde salınan hatırlamalar bütünü. Ne kadar eskiyse, bir o kadar yeni. Eski evden, yeni eve uzanan ve albümlerde gizli notlarla hatırlanan kalpten bir söz. Hepimizin hayata dair verdiği bir söz belki de.

Çok üretken bir yazar olduğunuzu da göz önüne alarak soruyorum, sizin okumayı en sevdiğiniz yazarlar kimler?

Son yıllarda yetişkin tarafını daha az takip ettiğimi söyleyebilirim. Çocuk ve gençlik kitaplarını, günceli yakından takip ediyorum. Çocuk edebiyatında Roald Dahl, Carlo Collodi, Benji Davies, Quentin Blake, Peter H. Reynolds, Susanna Tamaro, David Walliams, Ömer Açık, Can Göknil, Behiç Ak, Tülin Kozikoğlu okumaktan keyif aldığım yazarlardan. Yetişkin kitaplarında ise Barış Bıçakçı, Kemal Sayar, Elena Ferrante, Charles Dickens ve Italo Calvino kitaplarını seviyorum.