Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Buket Uzuner’in ‘Ayın En Çıplak Günü’ kitabına sansür uygulanmasına tepki
Buket Uzuner’in ‘Ayın En Çıplak Günü’ kitabına sansür uygulanmasına tepki
Türkiye Yayıncılar Birliği, PEN Yazarlar Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası, Buket Uzuner’in ilk baskısı 34 yıl önce yapılan ve bugüne dek 19 baskı yapan “Ayın En Çıplak Günü” adlı kitabının “muzır neşriyat” kararıyla sansürlenmesine tepki gösterdi.
Kültür Sanat 25 Mart 2020 - 12:35

Yazar Buket Uzuner'in 34 yıl önce ilk baskısını okurlarla buluşturduğu “Ayın En Çıplak Günü” adlı öykü kitabına Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından sansür gelmesine tepki yağıyor.

Türkiye Yayıncılar Birliği, PEN Yazarlar Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası da kitaba yönelik getirilen sansüre ortak bir açıklama ile tepki gösterdi. O açıklamada özetle şu söylendi:

‘AÇIK BİR HAK İHLALİDİR’

“Yetişkinler için yazılan ve küçüklere yönelik olmayan, bugüne kadar birçok baskı yapmış sanatsal ve edebi eserin müstehcenlik iddiası ile soruşturma konusu olmasının ve muzır neşriyat kabul edilmesinin kabulü mümkün değildir.


Türk Ceza Kanunu'nda edebi, sanatsal ve bilimsel eserler hakkında müstehcenlik hükümlerinin uygulanamayacağı açık bir şekilde belirtilmesine rağmen edebi, sanatsal bir eserin muzır neşriyat kabul edilmesi ve hakkında soruşturma başlatılması açık bir hak ihlalidir.

İdari birimler ve yargı birimleri, demokratik bir toplum için büyük önem taşıyan ifade, bilim, sanat ve yayımlama özgürlüklerine müdahalelerde bulunmama yükümlülüklerini unutmamalıdır.

‘KABULÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR’

Anayasal bir hakkı kısıtlayıp engelleyen bir kararın bakanlık tarafından atanmış beş birim amiri tarafından verilebilmesi ifade, bilim ve sanat ile açıklama ve yayımlama özgürlüklerinin ihlal edilmesidir. Demokratik toplum ilkesinin esas alındığı bir sistemde bunun kabulü mümkün değildir.

Yetkilileri acilen, Türkiye'de ifade ve yayınlama özgürlüğünü engelleyen ve tarafı bulunduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırı düşen ahlakçı ve yasakçı zihniyetle alınan ‘muzır neşriyat’ kararlarını önleyecek somut adımlar atmaya çağırıyoruz.”