Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Damat Koğuşu, Harlem Film Festivali’nde
Damat Koğuşu, Harlem Film Festivali’nde
Yönetmenliğini İlker Savaşkurt’un yaptığı 'Damat Koğuşu' Harlem Film Festivali'ne katılmak için ABD'de! Hapishanede geçen film, yurtiçi ve yurtdışında övgü almayı sürdürüyor.
Kültür Sanat 30 Nisan 2017 - 13:25

İlker Savaşkurt'un uzun metrajlı ilk filmi ‘Damat Koğuşu' uluslararası festivallerde yoğun ilgi görüyor. 21. Sofya Film Festivali'nden ‘Genç Jüri Ödülü’nü kazanan film, 36. İstanbul Film Festivali'nde ‘Yeni Türk Sineması’ kategorisinde de ‘Seyfi Teoman En İyi İlk Film’ ödülü için yarışmış ve beğeni toplamıştı. Paris Bağımsız Filmler Festivali'nde sinemaseverlerle buluşan Damat Koğuşu’nun şimdiki adresi ABD oldu. Harlem Film Festivali için ABD’de olan Savaşkurt, festivalin Damat Koğuşu'nun Kuzey Amerika prömiyeri olacağını, festivale davet edilmelerinin kendileri için çok değerli olduğunu söyledi. ABD’den dönünce Eskişehir Film Festivali'ne katılacaklarını anlatan Savaşkurt, Haziran ayında Helsinki, Temmuz ayında da Bulgaristan'da festivallere katılacaklarını belirtti.
damat-kogusu-afisACIMASIZ BİR HAPİSHANE HAYATI

Genç yönetmenin ilk filmi olan eser, izleyice bir hapishane ortamında değişen dengeleri, adalet sistemini, çelişkilerle dolu bir süreci yansıtıyor. Yapımcılığını Abbas Nokhasteh'in yaptığı ve senaryosunu Mehmet Kala'nın yazdığı Damat Koğuşu'nda Musa Can Pekcan, Diyar Karadaş, Barış Atay, Caner Erdem, İbrahim Aköz, Feyzan Soykan, Halit Karaata, Kirkor Dinçkayıkçı ve Turgay Atalay'ın yanı sıra Münibe Millet gibi isimler rol alıyor.

‘YILMAZ GÜNEY’DEN ÇOK ETKİLENDİM’

Yılmaz Güney’den çok etkilendiğini ifade eden genç yönetmen, “Önce Yılmaz Güney için bir şey yapmak istedim. Sürgün Türküleri Yılmaz Güney projesi ortaya çıktı. Bu dönemden önce 2009-2010 gibi bana bir hikaye anlatılmıştı Damat Koğuşları ile ilgili. O dönem bu hikayeyi olgun bulmadık ama kafamın bir köşesinde Damat Koğuşu konsepti kaldı hep. Sürgün Türküler bitince yine hapishane ile ilgili olduğu için devam niteliğinde Damat Koğuşu'nu çekmeye karar verdik” dedi.

ilkersavaskurt‘ORMAN KANUNUNU ANLATTIK’

Sofya Film Festivali'nde filmle ilgili ‘yeni bir Midnight Express gibi’ övgüsünü aldıklarını anlatan Savaşkurt, şöyle dedi: “Bugün yüzlerce ülke sinemasında hapishane filmleri çekiliyor. Her birinde tecavüz, kanunsuzluk konuları işleniyor. En önemli filmlerden biri olan ‘Esaretin Bedeli’ mesela. Orada da kanunsuzluklar var, keza Yeşil Yol da öyle. Burada amaç bir ülkeyi ya da bir kurumu kötülemek değil. Durumu anlatmak. Bizde de hiçbir ülkede benzeri olmayan Damat Koğuşu denen bir olgu var. Gidin hapishaneler böyle. Onu anlatmaya çalışıyoruz. Kimseyi kötü gösterme gibi bir niyetimiz yok. Damat Koğuşu'nda tecavüz suçu, sebepleri ve ataerkil toplumun kadınlara yönelimi, adaletin varlığı, insanların linç eğilimi, kanunsuzluk ve kanunsuzluğun yarattığı orman kanunu var. Biz seyirciyi oraya götürüyoruz.”