Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Dizilerde ‘Kadın gibi’ aşağılaması!
Dizilerde ‘Kadın gibi’ aşağılaması!
TÜSİAD'ın hayata geçirdiği 'Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği' projesi kapsamında hazırlanan 'Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması'na göre, dizilerde erkek egemen evrenler kurgulanıyor, kadın karakterler fiziki özellikleriyle ön plana çıkarılıyor ve kalıplara sıkıştırılıyor, 'kadın gibi' olmak tabiri de kadınlar için aşağılama ifadesi olarak kullanılıyor.
Kültür Sanat 5 Mart 2018 - 16:44

TÜSİAD’ın hayata geçirdiği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu’nun çalışmaları kapsamında; toplumu etkileme gücü yüksek olan televizyon dizilerinde kadının toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun konumlanmasını desteklemek amacıyla, ‘Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ projesini hayata geçiriyor. Koç Holding ana sponsorluğunda, on dört şirketin desteği ile gerçekleştirilen proje, bugün düzenlenen tanıtım toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ve TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Oya Ünlü Kızıl’ın açılış konuşmaları ile başlayan toplantıda, proje kapsamında yürütülen ‘Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması’ sonuçları ve televizyon sektörü paydaşlarının katılımı ile gerçekleştirilen çalıştayda belirlenen ‘İlkeler’ aktarıldı.

tusiad
Toplantıda, ‘Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması’nın yazarları Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç Dr. İrem İnceoğlu ve Yard. Doç. Elif Akçalı, araştırma sonuçlarından çarpıcı bulguları katılımcılarla paylaştı. Araştırmanın bulgularına göre,

-12 dizi toplamında kadın-erkek ana ve yan karakterlerin sayısal olarak dengeli bir dağılımı var.
-Ancak dizi hikayeleri kadın ve erkek odaklı olarak ayrışıyor. En çok izlenen 12 dizinin 7’si erkek odaklı kurgulanmış ve erkek egemen evrenler kurmuş. Erkeklik hikâyelerinde savaş, çatışma ve şiddet ön planda. Erkek odaklı dizilerde toplam görünürlüğün üçte ikisi erkek karakterlere ait.
-Kadın karakterler kalıplara sıkışıyor. Genç kadın karakter sayısı genç erkek karakter sayısının 2,5 katı. Erkek karakterler, daha geniş bir yaş aralığında rol alıyor.
-Cazibesi olan kadın, genç /yetişkin ve zayıf olarak tarif edilirken, orta yaş üzeri kadınlar şişman ve dul stereotipinde gösteriliyor.
-Kadınlar fiziksel özellikleriyle ön planda. Fiziksel özelliğe dair yapılan yorumların dörtte üçü kadınlara yöneltiliyor. Bu yorumların yüzde 70’i kadınların «zayıf, güzel, bakımlı» olmalarıyla ilgili olumlu yorumlar içeriyor ve böylece fiziksel kalıpları güçlendiriyor.
– Erkeklerin aksine, bütün kadın karakterlerin medeni durumu biliniyor. Dul ve boşanmış kadın karakterler, aynı medeni durumdaki erkek karakterlerden beş kat fazla.

KADINLAR ÇEKİNGEN, ERKEKLER AGRESİF

– ‘Kadın gibi’ olmak kadınlar için bile yüzde 62 oranında aşağılama ifadesi olarak kullanılıyor.
– Hayalperest özelliğe sahip karakterlerin yüzde 77’si, uysal ve çekingen karakterlerin yüzde 64’ü kadın; kaba olma özelliğine sahip karakterlerin yüzde 69’u, agresif karakterlerin yüzde 62’si erkek. Kadınlık ve erkeklikle özdeşleşmiş birtakım sıfatlar dizi karakterleri üzerinden yeniden üretiliyor.
– Ağlama/hüzün içeren sahnelerin yüzde 73 gibi bir çoğunlukla kadınlar için, şiddet ve tehdit içeren sahnelerin yüzde 79’u erkekler için yazılmış.

ERKEKLER BABALIK ROLÜNDE GÖRÜNMÜYOR

– Erkekler, babalık rolünde görünmüyor. Kadınlar ve erkekler birbirine yakın oranlarda ebeveyn kimliğine sahip rollerde, ancak ebeveyn olma sorumluluğunun üstlenildiği sahnelerin yüzde 79’u kadınlarda, yüzde 21’i ise erkeklerde.
– Kadınların iş hayatında görünürlüğü sınırlı. Kadın karakterler yüzde 80 oranında iş dışı mekanlarda bulunuyor. Her 3 kadından biri ev kadını rolünde. Ev işi içerikli sahnelerin yüzde 92’si kadın karakterlerde, iş içerikli söz ve eylemlerin yüzde 82’si erkek karakterlerde.
– Kadınlar ve erkekler için yazılmış rollerin sayısal dağılımı toplamda dengeli ancak diziler bazında bakıldığında erkeklerin ve kadınların dünyaları ayrıştırılmış ve roller de buna göre dağılmış durumda.
– Hem kadın, hem de erkekler stereotip karakter özelliklere ve eylemlere sahip.
– Dizilerde toplumsal cinsiyet kalıp yargılarını yeniden üreten bir temsiliyet var. Fakat sektör paydaşlarının desteğiyle dönüşüm mümkün…