Sözcü Plus Giriş

DJ Funky C: ‘DJ’lik havalı bir meslek ama kalite kesinlikle düştü’

Türkiye'de 'DJ' denilince akla ilk gelen isimlerden birisi de Cem Nadiran... Nam-ı diğer DJ Funky 'C'... Usta isim, ABD'de yaşadığı dönemde İtalyan müzisyen Mario Ballestra’dan özel müzik dersi aldı, 9 yıl akordeon eşliğinde klasik müzik eğitimini tamamladı. Bundan 25 yıl önce özel bir radyonun düzenlediği yarışmada DJ şampiyonu oldu ve bambaşka bir serüvene girişti. 3 yıl üst üste DMV Dünya DJ Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil etti. Ünlü DJ, mesleğinin zor ve havalı olduğunu belirterek, son dönemlerde kalitenin düştüğüne dem vuruyor.

Sercan MERİÇ
Güncellenme: 16:01, 17/08/2018
DJ Funky C: ‘DJ’lik havalı bir meslek ama kalite kesinlikle düştü’

DJ Funky ‘C’ hikayesi nasıl başladı?
Babam müzikle çok ilgili olduğu için evimizde müzik her daim hakimdi ve çocuk yaşlarımdan hayatımın merkezindeydi… Babamın bu ilgisi sizin de bildiğiniz gibi hayatıma ve beraberinde kariyerime oldukça etkili bir şekilde yansıdı. Çocukluğumdan yetişkinliğime, her daim elimin altında bir elektronik cihaz ya da bir müzik enstrümanı oldu. Müzik sektörüne profesyonel anlamda girişim ise Power FM'in 1993’te düzenlediği yarışmayla oldu.

DJ Funky ‘C’nin açılımı nedir?
1982 senesinde, grafiti yaparken aklıma gelen ve bu şekilde bulduğum bir isim… Sprey boya ile bir duvara grafiti yaparken, altına kendi adınızı ve soyadınızı yazmazsınız; herkesin bir müstear ismi vardır. O dönemde dünya çapında patlayan Hip-Hop kültürü oldukça popülerdi. Ben de hip-hop kültürüyle grafitiler yapıyordum. Funk müzik türünü çok sevdiğimden ve ritimleri bana çok hitap ettiğinden, adımın baş harfi olan C ile Funk müziği birleştirdim. Ortaya çıkan Funky C kulağıma çok hoş geldi; ses tınısı ve kafiyesi de vardı.

‘DJ’LİK KOLAY DEĞİL’

Türkiye’de DJ'lik çok popüler. Genç müzisyenler de DJ’liğe oldukça hevesli. Türkiye'nin köklü DJ'lerinden birisi olarak bu konudaki görüşleriniz nedir?
Dünya müzik piyasasına ve müzik listelerine baktığınız zaman zaten sorunun cevabı ortada. Her ülkenin ilk 10’unda mutlaka bir DJ var. Cep telefonunuzdan müzik çalınabilir bir hale gelindi. Hem çok güzel, hem de biraz korkutucu. Kalite kesinlikle düştü. Ses kötü bir hale geldi. Hep sıkıştırılmış mp3 dinlemek kulaklarımıza bile zarar verebiliyor. Birçok genç için çok çekici bir meslek. Çok havalı. Ancak o kadar da kolay değil. Heves edip sonradan pes eden birçok kişi tanıyorum. Ve dediğiniz gibi çok DJ var. Yani başarılı olmak için mutlaka prodüksiyon yapıyor olmanız gerek…

dj-funky-c2
Dünyaca ünlü çok fazla isimle performans sergilediniz. En unutamadığınız performanslar hangileri?
Müzik yarattığımız, müzikal anlamda oldukça iyi anlaşabildiğimiz Azerbaycan asıllı Alihan Samedov benim için unutulmazdı… Kendisi birçok enstrümanı tam bir virtüöz edasıyla çalabilen müthiş bir müzisyen; aynı zamanda da çok başarılı bir besteci… Benim için özel anılara sahip isimlerden bir diğeri de, ne yazık ki geçtiğimiz bir sene oldukça erken bir zamanda kaybettiğimiz AVİCİİ…

Yeni müzik keşfi için günde en az 300 şarkı dinliyormuşsunuz. Yeni müzik keşiflerinizde nelerden ilham alıyorsunuz?
Artık baya bir alıştım herhalde ki sistemimi çok hızlandırdım. Başını ve ortasını 3-4 saniye dinlediğim anda hit mi git mi direk karar verebiliyorum. Çok hızlı bir ayıklama sonrası detay başlar. Çaldığım şarkıların her birinin trafiği benim için önemli… Motive eden şey ise kimse çalmadan bir şarkıyı bulmuş olmak. Ve bulduğum o şarkının alıp başını gitmesi.

BİRÇOK DJ’DEN FARKLI BİR STİLİM VAR

2018 yazının eğlence anlayışında gözünüze çarpan yenilikler neler?
Son dönemde canlı müzik konsepti oldukça popüler bir hale geldi. Türk dinleyici genel olarak Türkçe parçalar dinlemek istiyor. Canlı performanlara gidip eller havaya bir modda eğlenmeyi tercih ediyorlar. Ben ise her performansımda keşfettiğim yeni parçaları sunup yeni bir şeyler denemeye çalışsam da insanlardaki o ezber durumunu değiştiremiyorum.

25 yıldır radyoda program yapıyorsunuz. DJ'likten radyoya geçiş nasıl oldu?
1993 senesinde Power FM'in DJ yarışmasında Türkiye Şampiyonu olduktan sonra Power FM reddedemeyeceğim bir teklif yaptı ve benim yayına çıkmamı istedi. Kendime ait olan programım “DJ Funky C Club Check”, Power FM tarihinin en uzun soluklu programı olarak tarihe geçmiştir. Müzik dünyasını işim gereği çok yakından takip ediyorum ve trendleri biliyorum. Benim başarımın asıl kaynağı budur. Birçok DJ'den farklı bir tekniğim ve çalma stilim var. Mikrofon kullanabilen nadir DJ'lerden olduğumu da belirtmek isterim. Bunların hepsi bir araya geldiğinde işte benim kariyerim ortaya çıkıyor.

dj-funky-c4
YURTDIŞINDAKİ FESTİVALLER DAHA PROFESYONEL

Bu yıl Newcastle Müzik Festivali, BST London Hyde Park Müzik Festivali, Berlin Lollapalooza ve Tomorrowland gibi birçok festivale katıldınız. Türkiye'deki festivallerle karşılaştırınca gözlemlediğiniz bu yurt dışı festivallerindeki eğlence anlayışı için neler söylersiniz?
Yurtdışındaki festivallerde katılımcıların birbirine olan saygısı ve anlayışı çok dikkat çekiyor. Herkes çok rahat. Bu tür festivallerde biz Türkler maalesef bu saygı ve anlayışı yaşayamıyoruz. Yurtdışındaki etkinlikler operasyon açısından da çok profesyonel organize ediliyor.

DJ olmak isteyenlere tavsiyeleriniz neler?
Çok müzik dinlemeli, farklı tarzlara açık olmalı ve her şeyden önemlisi müzik bilgisine sahip olmalılar. Ne kadar isim bilirler, ne kadar ses tanırlar, ne kadar müzik tarihi bilirlerse kendilerini geliştirmeleri ve başarıyı yakalamaları o kadar avantaj sağlar. Arşiv yapmak işte budur… Ne çalmak istediğini bilmek ve her tarz müziği tanımak… Bilgili olmaktan zarar gelmez her zaman faydası olur. İlk arşiv kağıt kalem ile yapılır. Not düşülür. Ekipman da yok ise Metronom alınabilir. Radyoda, TV'de dinledikleri şarkıların tempolarını çıkararak yarın öbür gün mix yaparken bu arşivden yararlanabilirler.

Yayınlanma Tarihi:14:09,