Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Doris Hofer, ‘İçindeki Sen’ kitabını Sözcü’ye anlattı
Doris Hofer, ‘İçindeki Sen’ kitabını Sözcü’ye anlattı
Doris Hofer, Libros logosuyla çıkan ikinci kitabı İçindeki Sen’de kendi hikayesini anlatarak kadınlara daha mutlu bir hayat için tavsiyeler veriyor; ‘bu kitap eminim her kadına iyi gelecek’ diyor. Yazarla kadınlara adadığı yeni kitabını konuştuk.
Özkan SAÇKAN
Kültür Sanat 2 Nisan 2019 - 13:12

Fotoğraflar: Eren BOZBULUT

Türkiye'de kadınların yaşadığı başlıca zorluklar neler sizce?

Ben 19 yaşındayken evden ayrıldım. Üniversite için başka şehre taşındım. Okullar kapalıyken para kazanmaya giderdim ki masraflarımı çıkarayım. Garsonluk yaptım, satışta da çalıştım. Türkiye'de de genç kızlar başka şehirlere okumaya gidiyor ve çalışıyor elbette ama yurt dışındaki yaşıtlarına göre sayıları çok daha az. Genelde evlenene kadar ailenin yanında kalması tercih ediliyor. Annesi devamlı alışveriş yapıyor, yemek pişiriyor, çamaşırlarını yıkıyor ve ütülüyor. Böyle rahat ortamda büyüyen gençler, kız veya erkek fark etmez, okul veya ofislerinde işlerini pek sahiplenmiyor.
Bir reklam ajansında çalıştığım zaman CV'lere bakıyordum ve görüşmeler yapıyordum. 100 tane CV'den ancak 10 tanesi doğru düzgün yazılmış ve hakikaten iyi referanslara sahipti. O 10 kişiden 5 tanesi görüşmeye hiç gelmezdi ve gelenlerden belki 2 tanesini beğenirdim. Gençler işten hemen sıkılıyor, bırakıyor. Çünkü ailesi ile yaşadığından ev kirası, yemek parası hiç bir şey ödemiyor ki. Aile ne kadar faydalı, güven veren, güzel bir ortam olsa da 20 yaşından sonra bence genç bir insan kendi ayakları üzerine durmaya çalışmalı. Özellikle kadın kariyer yapmalı ki çocuklarını tek başında da büyütebilmeli. Çünkü bu hayatta hiçbir şeyin garantisi yok.

Yani soruya dönersek… Bana göre Türkiye'de aileler pek de ‘Hadi kızım git, hayatını kur ve başarılı ol' demiyor. Keşke deseler… Çünkü böylece kadınların özgüveni artar ve belki de hayatta bambaşka kararlar alırlar.

‘Bu kitabı, içinde bulundukları durumdan nasıl çıkacaklarını bilemeyen, onlara her şeyin iyi olacağını söyleyecek bir kız kardeşe ihtiyaç duyan tüm kadınlar için yazdım' demişsiniz İçindeki Sen için. Psikolojik ve fiziksel bir yaşam rehberinden mi söz ediyorsunuz?

Evet, bu kitapta kendi hikayemi anlatarak tavsiyeler veriyorum; hem psikolojik hem fiziksel, zaten ikisi birbirine çok bağlı. Hayatımda birçok şeyi çok doğru yaptım. İsviçre'de tanınan bir gazeteciydim. İşimin yanında okula gidip halkla ilişkilerden mezun olunca çok güzel para kazanmaya başladım. Buraya gelince büyük bir yanlış yaptım çünkü özgürlüğümü tamamen feda ettim. O zaman Türkçeyi konuşamadığım için eski eşime ofisinde destek olmaya karar vermiştim ve onun event şirketinde kurumsal işlere el attım. Belki de Türkiye'de kariyer yapmadığım için kendimle ve hayatla daha fazla ilgilendim. Bence iyi bir anne oldum ve çocuklarım benden ne kadar öğrendiyse ben de onlardan öğrendim.

Bu yaşadıklarımdan yola çıkarak İçindeki Sen'i yazdım. Kitapta başımda geçen komik durumları ve hikayeleri anımsayarak kilo takıntısını anlatıyorum. Okurla beraber diyetlere son veriyoruz. Enerjinin önündeki engelleri kaldırıyoruz; mesela sözcüklerin gücünden faydalanmayı veya doğru hedef belirlemeyi öğreniyoruz. Evi, gardırobu, buzdolabı ve arkadaşlarımızı bile düzenleyip ayırıyoruz. Vejetaryen besleniyoruz, yoga yapıyoruz, masaj teknikleri öğreniyoruz. Yani kendimize iyilik yapmayı öğreniyoruz, kendimize zaman ayırmayı öğreniyoruz ve vücudumuzu en iyi arkadaşımız yapıyoruz. Bu kitapla içten iyileşiyoruz ve daha az mükemmel ama daha çok mutlu olmaya karar veriyoruz.

Başarısızlıkların arkasında insanın kendine güveni mi eksik her zaman?

Bu günlerde insan başarıyı hep parayla ölçüyor. Böyle bakarsanız ben çok başarısız bir kadınım. Çünkü yeni kurduğum işimi hiçbir zaman para için yapmadım. Bir vizyonum vardı; her insan harekete geçsin ve o diyetleri bıraksın istedim. Ve bunun için bir hayli yatırım da yaptım. Bana her gün kaç kadın ‘Seninle sporu sevdim, zayıfladım, artık fit oldum ve tüm hastalıklardan kurtuldum' diye yazıyor. Bu beni çok motive ediyor ve bence başarılı yapıyor. Çünkü ben insanlara faydalı olmak için çalışıyorum.

Ben kariyerime 40'lı yaşlarımda sıfırdan başladım ve başarısız bir evlilikten çıktıktan sonra çok güzel yeni bir ilişki kurdum ve bugün kesinlikle ‘İyi ki…' diyorum. Her başarısızlık iyi bir ders ve yeni bir başlangıç fırsatı olabilir. Yeter ki onu iyi değerlendirelim.

Mutlu olmak için algımızı ve düşüncelerimizi nasıl değiştirmek gerekiyor?

Hep olumlu düşünmeliyiz ve her durumda pozitif bir şey aramalıyız. Hiç unutmam; bir gece bir rüya gördüm. Bir sebepten saçım gitmiş, kel kalmışım. Önce biraz üzülmüşüm. Sonra ‘Uzayıncaya kadar peruk takarım, hem de havalı olurum çünkü saçım hep yapılı gözükecek' düşüncesiyle uyandım. Gözlerimi açınca çok rahattım, kabul etmiş ve bir avantaj bile bulmuştum.

Bazen insan gerçekten inanılmaz kötü olabilir; kadın, çocuk ve hayvan döven var, dolandıran var, hiç bir şeyden utanmayanlar var. Bunlarla karşı karşıya gelince iyi düşünmek zor gelebilir ama ben şuna inanıyorum: Kalbin iyiyse, iyi kalpli insan seni bulur. Kötü kalpli insanlar içten zaten mutlu olamaz. Kerem beni 39 yaşındayken buldu ve tam benim hayal ettiğim erkek. Çocukluğumdan beri hep mavi gözlü kahverengi saçlı, uzun boylu, sporcu, eğlenceli, çocukları seven bir erkeği hayal etmiştim. Kerem ondan ötesi ve birbirimizi çok mutlu ediyoruz. Zaten aşk bu olmalı değil mi? Eşin çocuğun kahkahalar atarsa ve mutluysa biz de çok mutlu oluruz. Çocuklar çocuk olduğu için bencildir ve hep daha fazlasını ister, daha çok oynamak ister, yatağına gitmemek için daha fazla diretir. Bu normal ve o yüzden çocuklarımıza limitler koymalıyız. Ama bir eş bencil olmamalı, o da bizim mutluluğumuzu istemeli. Kerem'le bunu çok etkili şeklinde hissediyorum ve bu beni çok mutlu ediyor ve o yüzden de hiç kavga etmiyoruz. Üzüldüğü zaman çok kötü oluyorum, içim parçalıyor ve o da aynısını benim için hissediyor. Elinden gelen her şeyi yapar. Geçen gün kahvaltı hazırlıyordum ve 5 şeyi aynı anda yapmaya çalıştığımda kahve makinenin sürahisini kırdım. Moralim çok bozuldu çünkü sabah kahve içmeyi çok seviyorum. Kerem hemen internetten aynı modeli buldu ve sipariş etti ve o sabah da kahve içeyim diye dışardan kahve almak istedi.

Mutlu insan kendine değer veriyor. Başka insanlar da size değer veriyorsa ve siz onun farkındaysanız gerçekten çok şanslı ve mutlu bir insansınız.

İçindeki Sen, kadınlara adanmış bir kitap. Okunduktan sonra kadınların hayatında nasıl bir etki bırakacağını düşünüyorsunuz?

Daha önce kişisel gelişim seminerlerine gidenlere belki birkaç egzersiz veya konu tanıdık gelebilir. Ben bu tip eğitimlere hiç katılmadım; tüm konuları yaşayarak öğrendim, kendim araştırdım ve onları bu kitap için bilimsel bilgilerle birleştirdim. Vücut dili mesela hep ilgimi çeken bir konuydu. European Journal of Social Psychology adlı dergide yayımlanan, John Wiley&Sons tarafından yapılan çalışma duruş biçiminin, kişinin kendisine verdiği değeri nasıl etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Deneklerin yarısından dimdik oturmaları (kendinden emin duruş), diğer yarısından da omuzlar düşük, öne eğik oturmaları istenmiş (kararsız duruş) ve ardından kendilerindeki iyi ve kötü özellikleri düşünmeleri söylenmiş. Ve tahmin edildiği üzere, dik oturanlar kambur oturanlara göre çok daha pozitif görüşler ileri sürmüşler. Akıldan geçen düşüncelerin niceliği ya da niteliği dışarıdan etkilenmezken, duruş biçimi kişinin kendine biçtiği özgüvenin göstergesi oluyor. Yani duygularımız duruş biçimimizi etkilerken, duruş biçimimizin de duygularımızı etkilediğini görüyoruz. Bu nedenle İçindeki Sen kitabımda vücut dili konusunda özel bir bölüm yazdım.

Bir takipçim, kitabımın bir ansiklopedi olduğunu söyledi. Bence de biraz öyle oldu çünkü kitap pozitif enerji konusunda çok fazla bilgi içeriyor. Bu kitap eminim her kadına iyi gelecek. Ben bu kitapla iyileştim. Bazı günlerde yine zorluk hissediyorsam kendi kitabımı okuyup ilham alıyorum. Kendi kendime ‘Çok haklısın' diyorum ve yeniden hayata olumlu bakmaya devam ediyorum.

Son güncelleme: 14:39 - 02.04.2019