Sözcü Plus Giriş

Moğollar'ın “Anatolian Sun Part 1 & Part 2” albümü dünyaca ünlü Artone Studio'da, doğrudan plağa kayıt yöntemi ile kaydedildi. Herhangi bir düzenleme yapılmadan tek seferde ve tamamen canlı kaydedilen albüm, Gülbaba Records & Night Dreamer Records etiketiyle müzikseverlere ulaştı. Türk pop-rock müziğinin tüm dünyada gördüğü ilgi Moğollar'ın 44 yıl sonra yeniden Avrupa'da plak yayınlamasına vesile oldu. Grubun iki ayrı albüm halinde çıkan eserleri son dönemde rağbet gören plak formatında da yayanlandı. Hücum kayıt ile oluşturulan 16 eserin yer aldığı albüm Moğollar'ın konser performansına en yakın kayıt olma özelliğini de taşıyor. Birkaç kült şarkı dışında tüm eserleri yeniden ele alan grup, yeni şarkılar da çıkardı ortaya. Ve şimdiden hayranları tarafından büyük ilgi gördü. 52 yıldır üreten, hem yurtiçinde hem de yurtdışında milyonlarca müzikseveri hayran bırakmaya devam eden Moğollar'ın üyeleri yeni albümlerini SÖZCÜ HaftaSonu'na anlattı. İşte onların cümleleriyle ‘Anadolu Güneşi'nin hikayesi…

Moğollar’ın 52. yıl için çıkardıkları ‘Anadolu Güneşi’ albümünün kapağı böyle.

TANER ÖNGÜR

Güneş gibi hissedilir!

“İnternet sayesinde dünya birbirini daha iyi tanımaya başladı. Küreselleşme ekonomi anlamında düşünülmüştü ama kültürel etkileri de hızla ilerliyor. Dünya halkları birbirlerinin kültürlerine ilgi gösteriyor, çeşitlilikten zevk alıyor. Bu anlamda ülkemizdeki Anadolu pop-rock döneminin çok dikkat çektiğini görüyoruz. Bizim kuşak bu işe başlarken doğru bir teşhisten  yola çıkmıştı. O yıllarda Cem Karaca'nın söylediği gibi ayakları bu topraklara basan bir müzik. Motto; yerelden evrensele idi. Bugün bu teşhisin ne kadar doğru olduğunu anlıyoruz. Yeni albüm öncelikle yurtdışı dinleyicilere yönelik yapıldığı için, Anatolian Sun ismi uygun gördük. Anadolu kültürü binlerce yıldır, çok çeşitli halkların yarattığı bir kültür, biz bugün bunun farkında olsak da olmasak da bu gerçeği kimse değiştiremez. Bir gün bu topraklarda yaşayan insanlar, belli bir huzur sağlandığında, bu geçmişten süzülüp gelen kültürün bir güneş gibi ışıdığını hissedecekler.”

SERHAT ERSÖZ

Heyecan vericiydi

“Albümde grubun performansı doğrudan master plağa kaydedildi. Her yüzde 4 şarkı var ve biz o şarkıları tek seferde gerçek zamanlı çaldık. Çaldığımız oda yüksek tavanı ve geniş mimarisinin dışında bir kayıt stüdyosundan çok farklı değildi. Özel yapılmış tam analog lambalı bir mikser, hiç görmediğimiz eski cihazlar, plak basım cihazları ve sadece yazılım olarak görmüş olduğumuz kompresör ve limitörler… Daha önce kullandığım plug-in'lerin üç boyutlu gerçek hallerini görmek heyecan vericiydi. Dijital ve analog kaydın farkına dair hepimizin az çok bir fikri var ama bunu ilk aşamasında deneyimlemek çok enteresandı.”

EMRAH KARACA

İlginç bir deneyim

“Albüm öncelikle yurt dışında çıkacağı için şarkı seçimleri yaparken Moğollar'ı hiç bilmeyen birinin albümü baştan sona dinledikten sonra konuya hakim olmasını istedik. O yüzden grubun her döneminden eserler var albümde. Bir de kayıdın özelliği gereği canlı çalmaya uygun olan şarkılara yöneldik. Şarkı seçimlerinde Murat Ertel'in de kritik dokunuşları oldu. Mesela babamın şarkısını söylemek onun fikriydi. Ben başlarda biraz muhalefet ettim ancak şarkıyı birkaç kere prova ettikten sonra Murat'a hak verdim. Babamın zamanında annem için yazdığı şarkıyı seslendirmek benim için ilginç bir deneyimdi. Başarılı olduk.”

KEMAL KÜÇÜKBAKKAL

Gençlerin yolu açık

“Küçük bir kasabada yaşayan, büyük hayalleri olan, davul çalmaya hevesli bir gençtim. Serkan Fidan sayesinde 2011'de hayallere ilk adımımı attım, o gün bugündür birlikte dünyanın dört bir tarafında sayısız konser verdik, hiç unutamayacağım anılar biriktirdim. Ama birlikte hiç albüm kaydetmemiştik. İlk albüm kaydım böyle özel bir projeye denk geldi. Pandemi yayınlanmasını biraz geciktirdi. Albümü dinlemeye başlayınca 25 yıl önceye gittim. Küçük bir kasabada durmaksızın Moğollar dinleyerek hayaller kuran çocuk, Moğollar'ın en istisna albümünde çalıyorsa, büyük hayalleri olan tüm gençlerin yolu açık demektir.”

CAHİT BERKAY

Bir meydan okumaydı

“Moğollar grubu birlikte müzik yapmaktan keyif alan beş adamdan oluşmaktadır. O yüzden bizi Anadolu'nun bir kasaba barında 100 kişiye çalarken de Türkiye'nin en büyük açık hava festivallerinde 100 bin kişiye çalarken de görebilirsiniz. Aramızda özel bir uyum olduğunu düşünüyorum ve bu sebepten bu albüm teklifi geldiğinde tereddütsüz kabul ettik. Bu “direct-to – disk” dedikleri, doğrudan plağa kayıt teknolojisinin tevellüttü bizden de eski. Vakt-i zamanında çok hücum kayıt yaptık ama doğrudan plağa hiç kaydetmedik. Bir de kayıt hususunda teknolojiyi kullanmaya çok alıştık. O yüzden nereden baksanız bu albüm bir müzik grubu için büyük bir meydan okumaydı. Kayıt zamanı yaklaştıkça, ne yalan söyleyeyim, ben biraz strese girmeye başlamıştım. Ama ilk gün, ilk şarkıyı çaldıktan sonra o stres yerini arkadaşlarımla birlikte müzik yapmanın keyfine bıraktı. Öyle sanıyorum ki o keyfi dinleyenler de hissediyordur. Bizim için heyecan vericiydi.”