Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
En büyük gururum babaanneme benzetilmek
En büyük gururum babaanneme benzetilmek
Haydarabat Nizamı Mükerrem Bereket Jah ve güzelliği dillere destan merhum Manolya Onur’un kızı Prenses Nilüfer Elif Jah, annesinin aramızdan ayrılışından sonra ilk defa SÖZCÜ Cumartesi ekine konuştu. Mütevazı Prenses, ailesinin tarihi, annesinin aramızdan ayrılış nedeni, yaşam tarzı gibi detayları Çırağan Sarayı'nda yaptığımız söyleşide samimiyetle bizimle paylaştı.
Ebru ERBERDİ
Kültür Sanat 2 Haziran 2018 - 03:56
Fotoğraflar: Murat KIVRAK

Fotoğraflar: Murat KIVRAK

– Sevgili Nilüfer, baban Haydarabad Nizami Bereket Jah'i biliyoruz. Ama köklerin sadece Hindistan değil, Osmanlı'da da epeyce derinlere gidiyor. Bize ailenden bahseder misin?

Büyük dedem, babaannemin babası son halife Abdülmecid Efendi. Hilafet kaldırıldıktan sonra, 1924 senesinde sürgün edilene kadar büyük dedem ve ailesi Dolmabahçe Sarayı’nda yaşamış. Büyük dedem Abdülmecid Efendi sanatçı ruhlu biriymiş.

– Peki ya babaanneniz?

Kızı, yani babaannem Dürrüşehvar Sultan, ailesi ile birlikte 1924 senesinde Fransa'nın Nice kentine sürgün edildikten sonra büyük dedem Haydarabat Nizamı Osman Ali Han'ın büyük oğlu Azam Jah ile evleniyor. Osman Ali Han, o dönemde aileye sahip çıkan tek Müslüman lider ve dünyanın en zengin adamlarından biri. Babaannem gelin geldiği Haydarabat'ta en sevilen hanedan mensuplarından biri oluyor. Yardımseverliği ve kadınlara verdiği önem orada hâlâ konuşuluyor. Çok kısa zamanda lisanlarını öğrenmesi de büyük sempati kazandırıyor. Hayatta en gururlandığım şey, babaannem Dürrüşehvar Sultan'a benzetilmek. Sadece karakter olarak değil, fotoğraflarda bile babaanneme ne kadar benzediğimi görüyorum.

Hikayeleri çok komik

– Annen ve baban nasıl tanışmışlar?

Aslında çok komik bir hikayeleri var. Babam Türkiye'ye geldiğinde onu gezdirecek olan ortak arkadaşları o gün acil bir işi çıktığı için annemin de İngilizce bilmesinden dolayı “Arkadaşım Mükerrem Bey'i Yıldız Parkı’nda bir çay içmeye götürür müsün” diyor. Annem de arkadaşını kırmamak için kabul ediyor. Birlikte Yıldız Parkı'nda çay içmeye gidiyorlar. Çaylarını içerken babam birden Dolmabahçe Sarayı’na dönüp, Manolya Hanım bakın burası benim annemin evi diyor. Annem de babamın şaka yaptığını düşünerek tebessüm ediyor. Annemin güzelliğinden çok etkilenen babam daha ilk gördüğü gün içine doğmuş gibi biz sizinle evleneceğiz diyor. Annemle babamın hikayesi işte böyle başlıyor.

2q5a4737

ÇİFTLİK HAYATINI HEP ÇOK SEVDİK

– Tesadüf, kader, aşk… Hepsi bir arada. Fazla göz önünde olmayı sevmediğin için seninle alakalı pek bir şey bilinmiyor. Biraz da kendinden bahsetsene bize…

Avusturalya'nın Perth kentinde dünyaya geldim. Babamın o dönem orada çok büyük bir çiftliği vardı. Hem Haydarabat hem de Perth'de yaşadık o dönem. Babam da ben de Haydarabat'ta saraylarda yaşasak da çiftlik hayatını hep çok sevdik. Öğrenimime ilk İstanbul'da sonra da Fransa ve İsviçre'de devam ettim. İşletme mezunuyum. Fotoğrafçılık ve spor hayatımın vazgeçilmezleri… Tıpkı babam ve annem gibi at binmeyi çok seviyorum. Kariyer planımda fotoğrafçılık var ve uzun zamandır eğitim alıyorum. En büyük hayalim Türkiye ve Hindistan başta olmak üzere kimsesiz çocuklar yararına sergiler düzenlemek…

2q5a4711

– Bir dönem annenle birlikte Tayland'da yaşıyordunuz değil mi?

Tayland'da annemle birlikte uzun yıllar kışlarımızı geçirdik. Phuket annemle bizim en büyük keşfimiz… Orada sakin, salaş ve sağlıklı bir hayat var ve bu bizi hep çok mutlu etti ve ben de annemle yaşadıklarımızı her zaman orada yaşatmaya devam edeceğim.

Haydarabat bana farklı bir manevi güç veriyor

– Hindistan'a ne sıklıkla gidiyorsun? Sonuçta orası baba ocağın…

babaannemin-babasi-son-halife-abdulmecid-efendi

Senede en az iki defa gidiyorum Haydarabat'a. Orası bana farklı bir manevi güç veriyor ne de olsa ata, baba toprağı… Haydarabat'ta Türkiye ve Tayland'taki hayatımdan daha farklı olarak, prenses kimliğimle yaşıyorum. Protokollar, davetler, ziyaretlerle bir hayli yoğun programım oluyor. Gerek kılık kıyafet, gerekse tüm davranışlarım mercek altında… Bir keresinde otelde internete girmek için bussiness center'a gittim. Otelde olduğum için yırtık kot giydim. Ertesi sabah tüm manşetlerde yırtık kotlu prenses olarak yer aldım. Bu vesileyle de her daim dikkat etmem gerektiğini iyice anlamış oldum. Annemi kaybettikten sonra hiç gitmedim ama sanırım yakın zamanda gideceğim. İyiliksever annemi orada da yaşatmam gerektiğini düşünüyorum. Davalarım sonuçlandığında Türkiye'de ve Haydarabat'ta çocuklar için annemin ve babamın adını yaşatacak kalıcı eserler yaptırmak istiyorum.

– Biraz annenden bahsedelim mi Nilüfer?

Senin de bildiğin gibi annem ve ben ayrılmaz ikiliydik. Annem hayatımın idolü, benim için dünyanın en güzel ve en akıllı kadını… Vicdanına ve vatan sevgisine her daim hayranım. Bu benim için hayatımın en zor dönemi… Bu konuda ilk ve son defa konuşacağım. Bunu annem de böyle isterdi. Bu talihsiz olayın önüne geçemeyiz. Ölene kadar annemin izinden gidip, onu yaşatacağım…

Annemin aramızdan ayrılmasının nedeni akciğer embolisi

annem-babam

– Herkesin dilinde farklı senaryolar var. Senin ağzından gerçekleri duyabilir miyiz?

Annemin aramızdan ayrılmasının nedeni akciğer embolisi. Fakat işin bu noktaya gelmesinin asıl sebebi bana göre kısa bir süre önce geçirdiği estetik operasyondaki doktor ihmali. Ameliyat sonrası evde geçirdiği on sekiz gün boyunca doktorunun umarsızlığı bizi bugünlere getirdi. Annemi farklı bir hastanenin acil servisine kendi ellerimle ben götürdüm. Ve yoğun bakımdaki sekiz günlük süreçte tüm hastane personelden doktorlara herkes çok özveriliydi. Ama özellikle Prof. Dr. Simru Tuğrul'un bana manevi desteği ve samimiyeti doktorlara olan tüm inancımı tekrar geri getirdi. Annem yoğun bakımdayken yurtdışından ve tüm Türkiye'den arayan, soran, dualarını esirgemeyen herkese sonsuz teşekkür ediyorum.

Son güncelleme: 14:51 - 05.06.2018