Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Evgeny Grinko: Türkiye, İran ve Rusya’nın ortak noktası çay
Evgeny Grinko: Türkiye, İran ve Rusya’nın ortak noktası çay
Ünlü Rus müzisyen Evgeny Grinko, 16 Ağustos'ta Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde dinleyiciler ile buluşacak. Evgeny Grinko, Türk dinleyiciler için uzak bir isim değil. Türkiye'de binlerce dinleyicisi var. Konser öncesinde sozcu.com.tr'ye açıklamalarda bulunan Grinko, heyecanla konseri beklediğini belirterek, "Müzik bestelediğimde ya da yazdığımda kötü şeylerin olmadığı kendi dünyamı yaratıyorum. Yetişkin hayatında olan kötü şeylere yer vermiyorum" diyor.
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 11 Ağustos 2019 - 07:00

Türkiye’de sizi çok seviyorlar. Daha önce ülkemize kaç kere gelmiştiniz?
Emin değilim. Belki beşten fazla.

Burada neden popüler olduğunuzu nasıl bir sebeple açıklarsınız?
Evet, Türkiye’de oldukça popülerim. Aslında bunun neden olduğuna dair bir fikrim yok. İlk kez Türkiye’ye geldiğimde gördüğüm ilgiden şaşırmıştım, benim için de bir sürpriz olmuştu. Sanırım bunu tek bir şekilde açıklayabilirim, o da Türk halkı ile yaptığım müziğin kesişmesidir.

Bir Rus sanatçı olarak başka nerelerde popülersiniz?
İran’da popüler olduğumu söyleyebilirim. İran’da son olarak iki konser verdik. İki konsere de olan katılım beklediğimizin üzerindeydi.

Türkiye, İran, Rusya arasındaki kültür, sanat ve müzik arasındaki ilişkiyi nasıl görüyorsunuz?
Bu noktada çay önemli (Gülüyor). Üç ülke için de çay çok önemli. Pek çok Rus gibi ben de çay içmeyi severim. Çay bu üç ülke için de bir sosyal etkileşim aracı. Ayrıca Türk tatlılarını da çok severim. Tabii ki, müzik çok önemli bir şey. Bence halk müziğinin etkisi bu üç ülkede de oldukça fazla. Özellikle, Türk halk müziğinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.


‘YAPTIĞIM MÜZİĞİN DUYGUSAL BİR YÖNÜ VAR’

İcra ettiğiniz müziği nasıl tarif edersiniz?
Ben bir klasik müzik sanatçısıyım. Klasik müzik ile insanlara daha kolay ulaşılabileceğini düşünüyorum. Yaptığım müziğin çok duygusal bir yanı da olduğunu da düşünüyorum.

Hikayeyi başa saralım istiyorum… Müziğe başlama hikayenizi öğrenebilir miyiz?
Ben her zaman müziği seven birisiydim. 16 yaşındayken halk müziğinden çok etkilendim. Gitar çalmak için inanılmaz bir isteğim vardı. Ardından piyano çalmayı öğrendim.

Klasik Rus müziğinde Çaykovski, Şostokoviç, Rahmaninov, Stravinsky gibi çok büyük isimler… Siz bu ekoller arasında kendinizi nerede görüyorsunuz?
Klasik müzik yapıyorum çünkü güçlü kuralları ve ekolleri var. Bu kurallara dahil olmak bizim için çok önemli. Klasik müzikte romantik veya minimalist müzik yaparsın. Klasik müzisyenler veya besteciler, klasik müzik türünün basit olduğunu söylüyor ama Rus klasik müziği hakkında çok şey biliyoruz. Ben Stravinsky’yi çok severim.

YouTube'da çok popüler videoların var. Türkler de senin çok romantik olduğunu söylüyor. Romantik misiniz gerçekten?
Evet ben bir romantiğim. Bu yorumları gördüğüme de gerçekten çok sevindim.

Türkiye’de Mabel Matiz ile çalıştınız ve Vals şarkısını kaydettiniz. Türkiye'de yaşayan farklı sanatçılarla başka projeler için çalışmayı düşünüyor musunuz?
Bu konuda talepler oldu ancak çalışmalar gerçekleştirilemedi. Gelecekte böyle bir çalışma düşünebilirim.


‘KONSERİ HEYECANLA BEKLİYORUM’

Müziğinizi dinleyen insanlar müziğinizde huzur bulduğunu söylüyor. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ben de aynı şeyi düşünüyorum. Müzik bestelediğimde ya da yazdığımda kötü şeylerin olmadığı kendi dünyamı yaratıyorum. Yetişkin hayatında olan kötü şeylere yer vermiyorum. Geçen senelerde ormanda yaşadım. Az sayıda insanın yaşadığı küçük bir kasabada.

16 Ağustos’taki Harbiye Açıkhava Sahnesi’ndeki konserinizde dinleyicileri neler bekliyor?
Çok büyük heyecanla bu konseri bekliyorum. Daha önce Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde yer almamıştım. Şimdiden ben de dinleyiciler gibi heyecanlıyım. Dinleyicilerle konserde buluşmaktan dolayı çok mutlu olacağım.

Son güncelleme: 17:12 - 10.08.2019