Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
“Gel-geç piyasa şarkıcıları çok fazla”
“Gel-geç piyasa şarkıcıları çok fazla”
Sanat hayatında 45 yılı geride bırakan başarılı sanatçı, “Müzik yapmak, şarkı söylemek kolay iş değil. Aperatif şarkılarla hafızalarda yer tutmaları oldukça zor” dedi.
Kültür Sanat 18 Mart 2019 - 12:04

Hakan Cerrahoğlu

Yüksek enerjisiyle, kıyafetleriyle, danslarıyla-vamp karakteriyle belki de sevginin en etkin özelliği, aşkın kendisinde bir ritm. Şarkılarındaki asi sözleriyle de, özgürlüğün öncülerinden. Hem maskülen hem feminen. Güzelliği ile de bambaşka biri O, bir sanat insanı. Kim mi? Gayet tabi ki; Seyyal Taner.

Öncelikle bize çocukluk yıllarınızdan ve okul hayatınızdan bahseder misiniz?
Mutlu ve eğlenceli bir okul hayatım oldu. Tertemiz arkadaşlıklarla neşeli çocukluk yıllarımızdı. Lider ruhlu bir çocuktum, paylaşımcıydım. Başarılı bir öğrenci olduğumu söyleyebilirim.

Seyyal Taner kendini bize nasıl tanımlar?
Özgürlüğe son derece düşkün. Dostluklara önem veren, vefalı, hayat dolu.

Müziğe nasıl başladınız?
Müziğe ilk olarak İspanya'da Los Bravos grubunda solist olarak başladım. İspanya'ya gittiğim zaman öğrenciydim. Ancak ülkesine bağlı biri olarak yurda döndüm. Burada güzel işler çıkardığımı düşünüyorum. En yeni arkadaşım, dostum 20 yıllıktır benim. Müzik benim sevdam.

Siz, değerli müzisyenlerle bir arada oldunuz. Garo Mafyan, Fahir Atakoğlu, İskender Paydaş, Kerem Görsev gibi. Candan Erçetin, Hakan Peker, Mazhar Alanson, Sertab Erener, İzel, Özlem Tekin gibi günümüzün şarkıcıları bir zamanlar sizin vokalistlerinizdi. Siz müzik dünyasında belki bu popçuların çıkış tüneli oldunuz. Vefa duygusu adına neler anlatırsınız?
Saydığınız isimler, hepsi benim dostlarım ve çok sevdiğim vefalı meslektaşlarım. Gayet tabi ki, onların bana katkıları olduğu gibi, benim de arkadaşlarıma katkılarım olmuştur. Onlarla çalışmak çok keyifli ve çok güzeldi. Bir çoğu ile hâlâ fırsat buldukça sohbet ederiz.


Günümüzde kendisini pazarlayan piyasa şarkıcıları için neler söyleyeceksiniz?
Müzik yapmak, şarkı söylemek kolay iş değil. Günümüzde ne yazık ki gel-geç piyasa şarkıcıları oldukça fazla. Aperatif şarkılarla hafızalarda yer tutmaları oldukça zor. Bir Cem Karaca, Barış Manço, Erkin Koray, Fatih Erkoç, Can Atilla, Ajda Pekkan gibi gerçek sanatçılar kolay yetişmiyor. Yerlerinin dolması müzik kültürü ve bilgi birikimi gerektiriyor.

Birçok şarkınızın bestecisi olan Olcayto Ahmet Tuğsuz'u bize nasıl anlatırsınız?
Ahmet'i mi? (Gülüyor) O benim canım arkadaşım, zor zamanlarda bile en iyi dostum. Ailemden birisi. Dürüst, heyecanlı ve yaşam dolu. Benim hayat ışığım.

Siz “Alladı Pulladı” albümünüzle o yıllar ortalığı kasıp kavurdunuz. Albümdeki şarkılar dillerden düşmedi. Bu albüm nasıl oluştu? Rahmetli Ferdi Özbeğen'in bu albüme katkısı da vardı. Bu albümün oluşumunu bize anlatır mısınız?
Rahmetli Ferdi Özbeğen çok sevdiğim bir dostumdu, çok farklı bir müzisyendi, sanatçıydı. Onu her zaman sevgiyle anıyorum. Ferdi'nin müzik bilgisi müthişti. Ancak “Alladı Pulladı” parçası Eda ve Metin Özülkü'nündür.

Müziksiz bir hayat, sizin için bir hata. Son albümünüz “Etnik Rock”ı hayata nasıl geçirdiniz?
Müzik sektörünün kabuslu günlerinde çok, çok çalışmayla.

Sizin dillerden düşmeyen “Şiirimin Dili”, “Naciye”, “Son Verdim Kalbimin İşine” adlı parçanız uzun bir süre Top10'dan düşmedi. Yine bu tür hit şarkılarınızla ilgili yeni bir çalışmanız var mı? Eski parçalarınızdan derlenen şarkılarınızla cover yapmayı düşünüyor musunuz?
Gayet tabii düşünüyorum. Bahsettiğiniz şarkılar zamana damgasını vuran şarkılarımdı. Bu şarkılarla beraber dans şovlarım ise; alışılagelmiş bir şey değildi. Yeni projelerle bu şarkıların cover’larını yapmak gayet güzel olur. Projeler bitmez.

Mazhar Alanson'un yıllar önce size olan aşkı “Endless Love” niteliğindeydi. “Ele Güne Karşı” parçası sizin için yapılmış olduğu söylenir? Bu konu ile ilgili neler söyleyeceksiniz?
Mazhar bunu daha iyi cevaplar… Onun adına ben bir şey diyemem.

Siz birçok dizide ve filmde rol aldınız. Oyunculuk merakı ne zaman ve nasıl başladı?
O zaman sinema dünyası bir arayış içerisindeydi. Ben müzisyen, yorumcu ve dansçı olarak kendimi ispatlamıştım. Ülkenin ilk ve tek rock sanatçısıydım. Bu başarılarım sinemada da dikkat çekti.

Siz aklına koyduğunu yapan biri olarak, hayat şansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Akılcı hareketlerimin yanında şansım yanımda oldu hep. Mantıklı şekilde yaşam tarzımı korumaya çalıştım. Hep doğru çizgilerin üzerinden gittim, şansım da beni hep takip etti.

Hayatınızda pişmanlıklarınız oldu mu?
Hayatımda hiçbir zaman pişmanlıklar olmadı. Hep tecrübelerim oldu.

Biraz da aşktan söz etsek. Bize aşkı nasıl anlatırsınız?
Aşık olmak her şeye iyi gelen bir zenginliktir. Doğru insanlar arasında yaşanan sevgi ve saygı yüklü bir aşk, büyük bir şans. Aşk için sevgi ve sevda dolu kalple anılmak çok güzel bir şey

“TARKAN BENiM ERKEK VERSiYONUM”

Müzik dünyasında beğendiğiniz sanatçılar kimlerdir? Ve favori şarkılarınız hangileridir?
Çok zor bir soru müzik dünyası dediğinizde çok geniş bir alanı kapsıyor. Ancak söylemek gerekirse eğer; Hadise'nin sahne performansını beğeniyorum. Benim erkek versiyonum ise Tarkan'dır. Ülkemizde gerçek solist anlamında Tarkan'ı tek olarak söylemek lazım. Yani Tarkan ve diğerleri. Tarkan'ın tüm şarkılarını beğeniyorum, müthiş bir ses, hepsini mükemmel yorumluyor. Ayrıca Mariah Carey'den My All, Raul Melo'dan Moonlight Kiss, eskilerden de bir tane söylemek gerekirse aklıma gelen Corazon Espinado-Santana.

Yılların yıpratamadığı bir sanatçı olarak güzelliğinizin ve daima genç kalmanızın sırrını bize verebilir misiniz?
Hayattan zevk almayı bilmek, yaşamı sevmek, çok çalışmak, daima genç kalmanızı, öyle düşünüp öyle davranmanıza yol açıyor. Aşk ve mutlu olmak da büyük bir etken tabii.