Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Haftanın Kitapları
Haftanın Kitapları
Özkan Saçkan'ın kaleminden Haftanın Kitapları...
Özkan SAÇKAN
Kültür Sanat 30 Haziran 2019 - 08:51

Sistematik bir sentez

Jürgen Habermas'tan İletişimsel Eylem Kuramı. “Çağdaş toplumsal kurama yapılmış en büyük katkılardan biri. 20. yüzyıl felsefesi ile toplum bilimlerinin ana görüşlerini ikna edici biçimde eleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Habermas'ı otuz yıl boyunca meşgul eden birçok konuya yönelik sistematik bir sentez de sunuyor.” – Times Literary Supplement. “Nietzsche, Kant'ı, çılgınca felsefi ağlar ören bir örümceğe benzetirdi. Habermas'ta da benzer örümceksi eğilimler var. O da toplumsal, ahlaki, hukuki ve siyasal kuramları kucaklayan ağlar örüyor.” – The Guardian (Alfa Yayıncılık)

Bu kez işi çok zor

Dav Pilkey'den Köpek Adam Tasmasından Kurtuluyor. Karanlık ve umutsuz zamanlarda, yeni yeni tuhaf kötüler çıktığında, bir tek Köpek Adam günü kurtarabilir! Kötülerin amansız düşmanı, iyilerin vazgeçilmez kahramanı yepyeni maceralarıyla aramızda. Fakat Köpek Adam'ın işi bu kez işi zor görünüyor: Sinsi Petey'nin akla zarar icatlarını ve süper zeki Fırıldak'ın korkunç planlarını alt etmeyi başarabilecek mi? (Altın Kitaplar)


Amerika'yı tanımak

Lütfi Kaleli'den Amerika Türkiye. “Müttefikimiz” Amerika ile ilişkilerimiz yıllardır dış ve iç politikamızı etkilemekte ve sürekli tartışma konusu olmaktadır. Siyasilerimiz arasında “Küçük Amerika” olmakla övünenler de çıkmıştır. İnsan dostunu da düşmanını da iyi tanımalıdır. İşte bu yüzdendir ki Amerika'yı daha yakından tanıma gerektiğine inanmaktayız. Suriye, Afrin Harekâtı, seçimler, yolsuzluklar, rüşvet ve hukuksuzluklarla dolu; baş döndürücü bir hızla geçen yıllarda yaşamaktayız. Tarihe kendimce bir dipnot düşmek istedim ve bu kitabı kaleme aldım. – Lütfi Kaleli. (Asya Şafak)


Hayalini kurduğu özgürlük

Edward St. Aubyn'den Patrick Melrose 5-En Sonunda. Aile yakınları, akrabalar ve düşmanlar annesini son yolculuğuna uğurlamak için toplandığında, Patrick Melrose ebeveynsiz bir yaşamın hep hayalini kurduğu özgürlüğü getirip getirmeyeceğini düşünmektedir. Ancak defin töreninin ardından aile fertlerinin son bir kez bir araya geldiği, sosyal açıdan hassasiyetler ve korkularla dolu buluşmada, birbirini izleyen sessizlik ve gürültülerin arasında, Patrick en sonunda yeni bir akıntının, yeni bir tür selamet ihtimalinin varlığını hissetmeye başlar. (Can Yayınları)


Bir kadının gözünden

Bayraktar Ör'den Sonrasız. Yazar kitabında, insanlığa yaşattıklarını bir kadının gözünden anlatırken günümüz insanının modern dertlerine çarenin doğunun kadim kitaplarında olacağını fısıldıyor. “Her şey maşuktur, âşık bir perdedir” diyen bir roman bu… (Çınar Yayınları)

Aşk üzerine güzelleme

Üstün Dökmen'den Ay Kapanı. Ağaç candır, hayvanlar ve insanlar ise canlı. Can gidince canlılar da gider. “Ağaçların kökleri farklı da olsa yaprakları rüzgârda aynı yöne sallanır.” Bu roman, şiddet mağduru kadınlar ve Kaz Dağları üzerine bir ağıttır. Bir de aşk üzerine bir güzelleme var içinde. (Doğan Kitap)


Güvenli bir hayat

Banu Savu'dan Güvenli Hayat 5. Serinin beşinci kitabında, kulüp üyelerinden İpek, tedbirli ve güvenli bir hayat yaşamak için gereken doğru davranışların neler olduğunu ve çizdikleri bir kahramanla bu davranışları tüm okula nasıl yaydıklarını anlatıyor. (Doğan ve Egmont Yayıncılık)


Meşhur eserler

Uğur Batı- Gülşah Elikbank'tan Devrim Erbil ile Seyrü Sefer. On dokuz yazar, resmin şairi Devrim Erbil'in tablolarının karşısında durdu. Durmadan üreten ve yaşayan bir efsaneye dönüşen sanatçının meşhur eserlerini kaleme aldılar. Şiirlerle, öykülerle, denemelerle, duyguların sadece uyandırıldığını değil, özgün bir desen sayesinde baştan yaratılabildiğini gösterdiler. Kimi bir hikâyede yüzmeye başladı, kiminin hikâyesinin yolu geometrik bir kaostan geçti. Devrim Erbil'in sanatına, edebiyat dünyasından imzalar eklendi ve türler arası bu kolektif eser ortaya çıktı. (Destek Yayınları)


Belki de her şey bir rüya

Abdullah Ataşçı'dan Dağda Duman Yeri Yok. Kitap, her şeyi bir trene sığdırıyor; vagonlardan hüzünler, ayrılıklar ve hayat dökümleri rüzgâra karışıp yazarın hayalle gerçek arasında kurguladığı yok yerlere savruluyor. Nereye gittiğinin bir önemi yok, ne trenin ne de trendekilerin; belki de her şey bir rüya, kim bilir! Romandaki tüm karakterler bir uykunun dehlizinde ve ölenin yaşayandan farkı yok; mezarlıklardan çıkarak mahallede dolaşan ruhlar, geçmişle bugünü eşitliyorlar. (Everest Yayınları)


Felsefi bir metin

Mizhael Marder'den Toz. Kitabı okuduktan sonra, içinde bulunduğunuz ve adım attığınız her yere farklı bir gözle bakacaksınız. “Toz, mücevher niteliğinde bir felsefi metin.” -Felsefe Profesörü. “Bu kitap kelimenin tam anlamıyla yüzeysel, ama insanların tüm yapıp ettiklerinin olmazsa olmaz bir parçası olan, kendimiz de toza dönüşene dek bize oldum olası eşlik eden bir şeyin sorgu sual edilmeyen derinliklerine dalıyor.” –Felsefe Profesörü. (İthaki Yayınları)


Unutulmaz bir yolculuk

Haldun Hürel’le Eski İstanbul’a Yolculuk. Gelmiş geçmiş en büyük iki imparatorluğa başkentlik yapmış kadim şehir İstanbul'un kıymetini çok iyi bilen ve onun zengin tarihinin her dönemini âdeta ruhunda hissederek araştıran yazar, bu kitabında bizleri eski İstanbul'a doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. İstanbul'un şimdiki halini görenler eskisini de görmeye hazır mı? (Kapı Yayınları)


Seçilmiş şiirler

Metin Aybek'ten Çırpınıp Ölsem Sevdalarda. Bir şeyi seçmenin birçok bakış açısı vardır; bu çoklu bakış açısının paydasını, birbirine yedirerek oluşturduğunuzda, seçkinin de niteliği yükselir. Kendi şiirlerimden bir seçki yapmayı düşündüğümde, kuşku yaşamadım değil. Ancak şiirlerimin ruh hali bana ait olduğundan, buradan yüzümün akıyla çıkacağımı düşündüm. Ayrıca benim bakış açımla okurun bakış açısı birbirini tartabilecekti. Bu seçtiğim şiirler, kendimi şiir dünyasına anlatmak işlevini de görecek aynı zamanda. Seçilmiş şiirler, yaşamın daha öne çıkan yanları olmasın. Bir an böyle düşündüm. – Metin Aybek. (Kora Yayın)


Oldukça kararlılar

Edward Carey'den Longdra 3.Kitap. Çöpkent'in yakılmasıyla oradan ayrılan Iremonger'lar Londra'da! Kendilerine yeni bir ev bulmak istiyorlar ve bu konuda oldukça kararlılar, çok da sinirli! Onlarla birlikte gelen Hurdalık Humması sokaklarda kol gezerken hastalanan insanlar hızla nesnelere dönüşüyor! Giderek kaosa sürüklenen ve karanlığa gömülen Londra, her şeye rağmen önemli bir güne hazırlanıyor. İşte Iremonger'ların büyük planı da aynı gün gerçekleşecek ve başarılı olurlarsa, daha doğrusu Clod başarılı olursa intikamlarını alıp sonunda kendilerine bir yuva bulacaklar. (Kırmızı Kedi Yayınları)


Zengin olmak istedim

Virginia Vallejo'dan Aşkım Pablo Nefretim Escobar. “Sadece zengin olmak istedim; Kolombiya'daki herhangi bir zenginden daha zengin olmak. Bunun için ne gerekiyorsa yapmaya, hayatın bana sunduğu tüm kaynakları bu yolda kullanmaya hazırdım. Kendi kendime, otuz yaşıma vardığımda bir milyon dolarım yoksa intihar edeceğime dair söz verdim.” – Pablo Escobar – (Mona Kitap)

Yazarın son yapıtı

Sabahattin Ali'den Sırça Köşk-Hikayeler Masallar. Yazarın “masal” olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor. Diğer öyküleri ise 1930’ların Türkiye’sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor. Sırça Köşk’ü 1947’de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz. (Remzi Kitabevi)

Dersler almalıyız

John Keegan'dan Savaş Sanatı Tarihi. Eğer savaşları sonlandırmak istiyorsak, Doğu toplumları ile “ilkel” toplumların diplomasi, uzlaşma ve savaşı ritüelleştirerek kısıtlama eğilimlerinden bir takım dersler almalıyız. Bu başarılırsa belki savaş da tıpkı bugün insanlık müzesinin vitrinlerinde ibretle sergilenen insan kurban etme, bebek öldürme, kölelik ve düello gibi eski “çözümlerin” yanına yerleştirilebilir. “Savaşa dair şimdiye dek kaleme alınmış belki de en çarpıcı inceleme.” – The New York Times BookReview (Say Yayınları


Kedi sadece bekledi

Mustafa Orakçı'dan Dağa Tırmanan Kedi. Annesini, babasını, kısacası hiç kimseyi hatırlamayan kedi, sorularının cevabını bulmak istiyordu. İçinden bir his, tüm sorularının cevabının dağın zirvesinde olduğunu söylüyordu. Burayı terk edemezdi ya da dağa tek başına tırmanamazdı. Kedi sadece bekledi… Günler, haftalarca, aylarca bekledi. Onu dağa çıkarak kişiyi bekledi. Bir gün, günlerce, haftalarca, aylarca beklediği kişi geldi. (Timaş Çocuk)


Soluk soluğa bırakan roman

Forrest Gander'den İz. Şair/yazar bu çağdaş romanını yine şiirsel bir dille ele almış. Yer yer akışı yavaşlatma pahasına çektiği çok ayrıntılı ve capcanlı fotoğraflarla okurunun duyularını zorlayarak açıyor. Beklenmedik anda tempo kazanarak okurunu peşinden koşturan, soluk soluğa bırakan romanıyla Gander, bir dil sihirbazı olarak çıktığı yolda usta bir kurgucuya dönüşüyor. (Yapı Kredi Yayınları)

Yaşanan aşklar

Pierre Loti'nin İzlanda Balıkçısı. 1880'lerin Bretagne bölgesinde, Paimpol isimli balıkçı kasabasının genç erkekleri her bahar büyük törenlerle İzlanda Denizine uğurlanıyor. Deniz âşığı bir subay olan yazar denizin, gidenlerin ve kalanların hayatları üzerindeki etkisini, onun egemenliğinde yaşanan aşkları, özlemleri, çaresiz bekleyişi şiir gibi bir dille, ruhumuza işleyen bir berraklıkla anlatıyor. (Alfa Yayıncılık)


Günümüze has sahipsizlik

Mevsim Yenice'den Bilinmeyen Sular. Bu öyküler hayata açılma endişesi içinde dolananları, kendi içindeki tutsaklığı sorgulayanları, günümüze has sahipsizlik, korunaksızlık duygusuyla yüzleşmeye çalışanları, düğüm olan ilişkileri, geçmişe takılıp sadece seyirci olarak yaşamayı seçenleri anlatıyor. Hem de dupduru bir dil, yeri geldiğinde hayli nüktedan bir anlatım, alabildiğine samimi bir yaklaşımla. (Can Yayınları)


Tekila Leyla

Elif Şafak'tan On Dakika Otuz Sekiz Saniye. Adı Leyla'ydı. İstanbul'un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. (Doğan Kitap)


Bireylerin davranışı

Banu Savu'dan Ülkemizde Hayat 6. Serinin altıncı kitabında, kulüp üyelerinden Umut, bir ülkeye ait bireylerin doğru davranışlarının neler olduğunu ve ülkemizi tanımanın önemini hazırladıkları sunum eşliğinde anlatıyor. (Doğan ve Egmont Yayıncılık)


Uzay şirketleri

Tim Fernholz'dan Roket Milyarderleri. Yazar, başarılı haberciliğiyle, bizlere karmaşa içindeki bir endüstriyi biyografik detaylarla aktarıyor. NASA, iddialı uzay programını muhafaza etmeye çalışıyor; Boeing ve Lockheed Martin gibi geleneksel uzay şirketleri, yeni rakiplere uyum sağlamak için mücadele veriyor; lobiciler devlet borçlarıyla cebelleşiyor ve kanun koyucular bu yeni uzay yarışının küresel anlaşmazlığa dönüşmesini engellemeye çalışıyor. (Destek Yayınları)


Nefis bir deneme-anlatı

Orçun Türkay'dan Zidane’in Melankolisi. Futbol meraklısı Toussaint, tüm dünyanın gerilim filmi izler gibi izlediği o meşhur anda, Berlin Olimpiyat Stadı'nda, tribünde otururken, bir anlığına Zidane'ın zihnine giriyor ve Zizou'yu bu olağanüstü sona hazırlayan sürecin izini sürüyor. Hemen ardından gelen futbol ise yazarın, futbolun bayağı, kaba saba ve bozulabilir içeriğini mevsimlere, melankoliye, zamana ve çocukluğa bağlı değişmez bir biçime dönüştürmeyi amaçladığı nefis bir deneme-anlatı. (Everest Yayınları)


Kozasından kurtulan adam

Halil Tekeş'ten Kozadaki Uğultu. Kitap annesinden sürekli şiddet gören, sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen, cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen, komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın, Kalender'in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü. (İthaki Yayınları)


Hem radikal, hem güzel

Rachel Cusk'tan Övgü. “Cusk hem radikal hem de güzel olabilen bir şeye ulaşmış… Nefes kesici bir başarı.” – The New Yorker. “Çerçeve, Geçiş ve Övgü, 21. yüzyıl İngiliz edebiyatında bir dönüm noktası; bir sanatçının kendi yolunu çizme yönündeki sarsılmaz çabalarının vardığı zirve.” – The Guardian. “Cusk'ın, okumaktan çok düşünmeye yakın bir tecrübe sunan üçlemesi yaşamaya devam edecek gibi görünüyor.” – The Times Literary Supplement. (Yapı Kredi Yayınları)

Son güncelleme: 09:04 - 30.06.2019